SAÜ Tıp Fakültesi Dekanlığına Prof. Dr. Ramazan Akdemir atandığından beri araştırma görevlisi, doçentlik ve profesörlük unvanını hali hazırda hak edenlerin önüne bazı engeller çıkarttığı iddia edilmektedir…Bu iddiayı ortaya atanların; “maç başladıktan son

SAÜ Tıp Fakültesi Dekanlığına Prof. Dr. Ramazan Akdemir atandığından beri araştırma görevlisi, doçentlik ve profesörlük unvanını hali hazırda hak edenlerin önüne bazı engeller çıkarttığı iddia edilmektedir…

Bu iddiayı ortaya atanların; “maç başladıktan sonra kural değişmemesi gerektiğini fakat mevcut dekanın kendisine biat etmeyeceğini düşündüğü ve yukarıda saydığım akademik kariyerleri hak edenlerin hak ettikleri unvanları almamaları için işi yokuşa sürdüğünü” söylemektedirler…

Son zamanlarda branşında kaliteli olan bazı hekim hocaların başka Tıp Fakültelerine gitmeye hazırlandıklarını ve bazılarının da bugün yarın fakülteden tamamen ayrılacakları konuşulmaktadır…

İddia edilen meselenin özüne inildiğinde, Tıp Fakültesinde yaşanan kariyer karmaşasının cemaatler savaşına dönüşmesine ramak kala, problemin çözülmesi yerine dekanın bizzat konuyu daha da çıkmaza sürdüğü dillendirilmektedir…

Tıp Fakültesinin bu şehre kurulması adına göbek çatlatanların bu tür olayları duyduklarında üzüldüklerini ve bu konunun mutlaka aşılması gerektiğini;

Başta ilin Valisi olmak üzere, Büyükşehir Belediye Başkanı, iktidarın milletvekilleri ve en önemlisi SAÜ rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas’ın mevzuya el atmasını beklemektedirler…

Eğer bu sürtüşme iddia edildiği gibi devam ederse, yakında kariyerli hocalarını kaybetme ihtimali olan Tıp Fakültesine kariyer sahibi hekim hocaların gelmesinin çok zor olduğu gerçeğinden kaçınılamaz…

Adamın dini inancı, siyasi görüşü ve cemaat sempatizanlığı ne olursa olsun…

Eğer işini layıkıyla yapıyorsa…

Ve konumunda çok iyi ve uzmansa mutlaka bu bilim adamları elde tutulmalıdır…

Anlaşılan o ki…

Daha önceki dönemlerde Tıp Fakültesine gelen kimi hocalardan hoşnut olmayanlar her şeyi göze almış durumda…

Bir Sakaryalı olarak bizim sadece Tıp Fakültesi tabelasına ihtiyacımız yok…

Sakarya’nın ve Sakaryalının Tıp Fakültesi tabelasının içini dolduracak akademik kariyeri olan hekimlere ihtiyacımız vardır…

Bu gün elindeki malzemeyi heba edenler, o malzemenin yerine yenisini bulamazsa bunun hesabını veremez…

Hele ki bu çekişme camialarla ilgiliyse…

Buradan sesleniyorum…

Ateş çıkmayan yerden duman tütmez…

Dün dünde kaldı…

Önemli olan yarınlardır…

Tabirimi mazur görün…

Herkes savaş baltasını toprağa gömsün…

Özellikle Tıp alanında çalışmalarını olumlu bulduğum SAÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas’ın Tıp Fakültesinde bu tür tevatürlerin gerçekliğini objektif olarak araştırmasını ve böyle bir sorunun var olduğunu tespit ettiği anda da konuya neşter vurmasını umuyor ve bekliyorum…

Zira bu akademik kariyer kavgası kişilere zarar vermenin ötesinde, en çok kuruma zarar verir ve Sakaryalı hastalar bilimsel uzmanı bulunmayan (akademik kariyerli öğretim ve pratik hekimleri) bölümler için İzmit ve İstanbul’daki Tıp Fakültelerine eskisinden çok daha fazla gitmeye devam eder…

Konuyu gündeme taşımamın gayesi: Sakarya adına üzüm yemek, bağcıyı dövmek değildir…

Sağlıcakla kalın…