Özellikle AK Parti’de aday adaylığı sürecinde ortaya çıkan isimler bugünlerde harıl, harıl çalışıyor.Bu çalışma haliyle birçok aday adayını da yorgun düşürüyor. Ancak zaman, zaman bir araya geldiğimiz aday adaylarının bundan bir şikâyeti yok.Ama “adaylık”
Özellikle AK Parti’de aday adaylığı sürecinde ortaya çıkan isimler bugünlerde harıl, harıl çalışıyor.
Bu çalışma haliyle birçok aday adayını da yorgun düşürüyor. Ancak zaman, zaman bir araya geldiğimiz aday adaylarının bundan bir şikâyeti yok.
Ama “adaylık” süresinin uzaması haliyle aday adaylarını strese sokuyor. Bu stres de geceleri rahat uyku uyutmuyor…
Hani derler ya hep “empati” yapın diye. Ben de aday adaylarını bu süreçte anlamak adına kendimi onların yerine koydum.
Neler hissettiklerini nasıl bir ruh halinde olduklarını anlamak adına kısa süreli de olsa bir “empati” yaptım.
Ne yalan söyleyeyim, daha kendimi falanca belediyeye başkan aday adayı ilan ettiğim andan itibaren sırtımdan “kaynar sular” döküldü…
Bir kere halen belediye başkanı koltuğunda oturan arkadaşları ile aynı partide hem siyaset yapıp hem de aday adayı olmak kolay değil.
Düşünün yıllarca mevcut belediye başkanı ile aynı partide yan yana, omuz omuza, birlikte olmuşsunuz.
Yeri gelmiş bir birinize destek olup sıkıntılara, problemlere birlikte göğüs gerip kader birliği yapmışsınız.
Sonra bir de bakmışsınız ki beraber çalıştığınız, destek olduğunuz ismin yerine günün birinde aday adayı olmuşsunuz…
Elbette siyasette duygusallığa yer yok. Ama insan, adı siyaset de olsa, yine de böyle bir durumda sıkıntıya düşer.
Pek dillendirilmese de beraber çalıştığı belediye başkanı tarafından aday adaylığı gönlü kırık olarak karşılanır.
Diğer yandan da kimse mevcut bir belediye başkanının keyfini bekleyip “aday” olmayacağını açıklamasını beklemez.
Zaten böyle bir şey de olmaz. Mevcut başkanlara kalsa hayatlarının sonuna kadar belediye başkanı olarak kalmak isterler.
Kimse de “artık ben çekileyim de yerime gençler veya başka arkadaşlar gelsin” diye bir düşünce içine girmez…
Tabi bir de işin sonrası var. Yani “aday” gösterilmeyip mevcut başkanla yola devam kararı çıkarsa işiniz daha da zor.
Her ne kadar görünüşte “bu bir hizmet yarışı” dense de her iki tarafın da gönlü kırık olacaktır. Bunun aksini söylemek mümkün değildir.
Anlayacağınız kendimi her iki tarafın da yerine koyup “empati” yapmaya kalkmak beni fazlasıyla bunalttı. O yüzden Allah hepsinin yardımcısı olsun.
Eminim konunun tarafları bugünlerde “uykusuz geceler” geçiriyordur. Zaman daraldıkça da “stres” hat safhaya çıkıp “vücut kimyası” bozuluyordur.
Kısa süreli bir “empati” sonucu gördüm ki, “aday adaylığı zor iş” ama yapacak bir şey yok. Sonuçta her zorluğun bir mükâfatı da mutlaka oluyor…
Next