Ergen terörü üzerine son iki gün içinde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okulları hedef alan saldırılar gerçekleştirildi. Bu trajik olaylarda ne yazık ki biri öğretmen sekizi öğrenci olmak üzere 9 kişi hayatını kaybederken, 36 öğrenci de yaralandı.
Sokaklarda yaşanan ergen çatışmalarında cinsiyet fark etmeksizin şiddet olgusu giderek ölümcül boyutlara ulaşıyor.
Ayrıca, ergen çeteleşmeleri de tehlikeli bir seviyeye varmış durumda. Şimdi ise bu tehdit okullara kadar taşınmış görünüyor...
Bazı gençler, dijital medya ve sosyal medya platformlarının etkisi altında kalarak adeta bir sosyal medya terörüne maruz kalıyor ve gerçek hayatta şiddet eğilimlerini hayata geçirebiliyorlar.
Bu durum ülkemiz için görece yeni bir olgu; ancak ABD başta olmak üzere Batı ülkelerinde de öğrencilerin kendi okullarında veya sınıflarında silahla saldırılar düzenlediği ve bunun ağır sonuçlara yol açtığı biliniyor...
Türkiye’de aile yapısında ve toplumun içselleştirmiş olduğu geleneklerde meydana gelen değişiklikler de bu sorunun derinleşmesine zemin hazırlamakta. Ailelerin çocuklara müdahale edebilme sınırları yasalar çerçevesinde oldukça daraltılmış durumda; örneğin ebeveynlerin çocuklarına fiziksel bir uyarıda bulunmasına kati şekilde yasak getirilmiş olması, otorite boşluğu yaratabiliyor.
Bunun yanı sıra okullarda disiplin sisteminin zayıf kalması, gençler arasında bu tür şiddet eğilimlerinin daha da yaygınlaşmasına neden oluyor...
Bu sorunun çözülmesi için acilen önlemler alınması gerekiyor. Eğer bu konu üzerinde gerekli adımlar atılmazsa, ergen terörünün daha da artması kaçınılmaz bir gerçek haline gelecektir.
Ayrıca, bu tür saldırılara karışan çocukların arka planları dikkatle araştırılmalı.
Çünkü onları yönlendiren bazı gizli mekanizmalar ya da kişiler olabilir ve bu odakların tespit edilip etkisiz hale getirilmesi büyük bir önem taşımaktadır...
Sağlıcakla kalın...
Next