Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından yapılan açıklamada,“New York’ta dokuma işçisi kadınların, eşitsizlik ve ayrımcılığa karşı sürdürdüğü mücadelenin dünyayı sarsmasıyla başlayan ve devamında 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından resmi olarak kabul edilen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 2024 yılında hala eşit haklar için mücadele ettiğimiz, her gün bağırmamıza rağmen sesimizi duyuramadığımız emek ve dayanışma günüdür.

Tarih boyunca kadınlar, haklarını ihlal eden düzenin değişmesi için mücadele etmiş ve bu mücadeleler sonucunda oluşan yasalar ve uluslararası sözleşmeler ile birçok kazanım elde etmişlerdir. Ancak günümüzde dünyanın farklı yerlerinde yaşanan savaşlar nedeniyle kadınlar en temel hak olan yaşam hakkı ve insanlık onurundan mahrum bırakılmaktadır. 2024 yılında, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Filistin, Doğu Türkistan ve Ukrayna’da yaşanan savaş ve insanlık suçlarıyla karşılıyoruz. Etnik ve dini saiklerle yapılan sistematik ihlaller, uluslararası hukuka göre soykırım ve insanlığa karşı suçlar kategorisinde olup bu durum her zaman olduğu gibi en çok kadınları ve çocukları mağdur etmektedir. Zulmü asla kabul etmemekle beraber, uluslararası mekanizmaları ve tüm devletleri evrensel barışa hizmet etmeye davet ediyoruz.

Ormanları korumak için harekete geçildi Ormanları korumak için harekete geçildi

Ülkemizde ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, giderek artan kadına yönelik şiddetin, kadın cinayetlerinin gölgesinde yaşanmaktadır. Türkiye’de 2023 yılı içerisinde 315 kadın cinayeti, 248 şüpheli kadın ölümü gerçekleşmiştir. Kadınların yaşam hakkına yönelik sistematik hale gelen bu şiddetin önlenmesi için toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik samimi politikaların oluşturulması, yasaların tavizsiz uygulanması, önleyici ve koruyucu tedbirlerin alınması gerekmektedir.
    
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Türk Medeni Kanunu ile tanınmış haklarımızdan ve kazanımlarımızdan hiçbir koşulda vazgeçmeyeceğimizi yineleyerek bu hususları tartışmaya açmanın kadın cinayetlerini artırmaktan başka bir sonuç yaratmayacağını belirtiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit ve özgür bireyleri olan kadınların haklarının ihlaline yol açacak her türlü yasal değişikliğin, uygulama ve anlayışın karşısında tüm kararlılığımızla mücadele edeceğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz” ifadelerine yer verdi.