Süt Konseyi’nin açıkladığı 7,50 liralık çiğ sütün litre fiyatına tepkiler devam ediyor. CHP’li Ömer Fethi Gürer konseyin çiğ sütün tavsiye fiyatını değiştirmemesinin hayvan varlığı açısından ciddi sorun yaratacağına işaret etti.

SORUNLAR GÖRÜLMELİ

Ulusal Süt Konseyi, çiğ süt tavsiye fiyatının 1 Ekim itibarıyla üreticinin eline litre başına net 7,50 lira geçecek şekilde belirlenmesine karar verdi. Yani çiğ fiyatında değişime gitmedi. Destekleme primi de artmadı, litre başına 20 kuruş olarak kaldı.  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyatlar ile ilgili tavsiye fiyatını değiştirmemesinin hayvan varlığı açısından ciddi sorun yaratacağına işaret etti. Gürer, Ulusal Süt Konseyi’nin Bakan Berat Albayrak döneminde, enflasyon artırıcı etkisi gerekçesiyle bir yıl boyunca çiğ süt fiyatını sabit tutmasının yarattığı sorunların görülmesi gerektiğini belirtti.

Kamu işçilerinin yemek ücretine zam! Kamu işçilerinin yemek ücretine zam!

ÜLKEMİZDE DARALACAKTIR

O süreç sonunda, fiyatlardaki önemli artışa rağmen çok sayıda ineğin kesime gönderilmesinden ders çıkarılmadığının görüldüğünü belirten Gürer, “Yem ürün dengesi sağlanmadıkça süt inekçiliği her geçen gün ülkemizde daralacaktır. Yem fiyatları sürekli artarken 1 Ekim 2022 tarihinden itibaren yüzde 3,6 yağ ve yüzde 3,2 protein içeriğine sahip çiğ süt destek primi hariç üreticinin eline net 7,50 TL geçecek şekilde belirlenmesinin tavsiye edilmesi, esasen hayvancılık yapana ‘sen bu işi bırak, yapma’ der gibi bir karardır. Mutlaka gözden geçirilmesi şarttır” ifadelerini kullandı.

BOŞALAN AHIRLAR

Çiğ süt fiyatının sabit tutulması karşın piyasada süt ve süt ürünü fiyatlarının katlanarak arttığına dikkat çeken Gürer, “Tavsiye kararı üreticiyi koruyan değil, üreticinin önünü kesen bir karara dönüşmüştür. Kırsalda, çok sayıda boşalan ahıra yenileri eklenecektir. Girdi maliyetleri düşürülmeden hayvancılığın sürdürülebilirliği giderek zorlaşmaktadır. Süt fiyatlarının düşük tutulması besiciye büyük bir darbe olmuştur. Sanayici kazancından taviz vermezken yem fiyatlarının yanında ahır giderleri de sürekli artmakta ve tüm fedakârlık hayvancılık yapandan beklenerek resmen ‘sen bu işi bırak’ denmektir. İktidarın bu süreçte hayvancılık yapanın yanında durmaması, sorunları artırıp ithalata dahi mecbur kalınacak sürecin kapısını aralayacaktır. Alınan kararlar sanayicinin lehine adımlar atmaktan besici ve üreticinin yanında durma yönünde değişim göstermelidir” dedi.