Mehmed: Fetihler Sultanı dizisinin 66'ncı bölümünde yer alan bazı sahnelerle ilgili tartışma yargıya taşındı. Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Uygur Türkü Mahmut Yakup, daha önce TRT ve yapım ekibine gönderilen ihtarnamelerde talep edilen özür ve düzeltmenin yapılmadığını belirterek hukuki süreç başlattı. Yakup adına Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde, yapımcı Eyüp Gökhan Özekin ile senarist Ozan Bodur şüpheli olarak gösterildi. Dilekçede, başta TCK'nın 216'ncı maddesinde düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçu olmak üzere, TCK'nın 125'inci maddesi ve ilgili diğer hükümler kapsamında inceleme yapılması talep edildi.

TARTIŞMANIN ODAĞINDA YARKAND HANLIĞI SAHNESİ

Tartışma, dizinin 66'ncı bölümünde 1514 yılında kurulan Yarkand Hanlığı'ndan bir heyetin, 1451-1481 yılları arasında hüküm süren Fatih Sultan Mehmed'i ziyaret ettiği yönündeki anlatımla başladı. Sahnede heyetin sözcüsü olarak Ali Şir Nevai karakterinin kullanılması da eleştirildi. Bölümün 43-50'nci dakikaları arasında yer alan sahnelerde Çin hakkında kullanılan bazı ifadelerin de gerçeğe aykırı ve aşağılayıcı olduğu ileri sürüldü. Suç duyurusunda özellikle 'gavur Çin' ifadesine dikkat çekilirken, bu sözün sahnenin bütünüyle birlikte değerlendirilmesi istendi. Çin halkına yönelik ifadelerin din, ırk veya bölge farklılığı temelinde aşağılama niteliği taşıyıp taşımadığının soruşturulması talep edildi. Dilekçede ayrıca Çin'in 'erkekleri köleleştireceği, kadınları cariye yapacağı ve bölgede korku bulunduğu' yönündeki ifadelerin de incelenmesi istendi.

'TARİHSEL ANLATIM GERÇEĞE AYKIRI' İDDİASI

Başvuruda, dizideki tarihsel anlatımın da araştırılması talep edildi. Dilekçeye eklenen 9 Haziran 2026 tarihli uzman raporuna atıf yapılarak, Yarkand Hanlığı'nın Fatih Sultan Mehmed'in ölümünden sonra kurulduğu ve Ali Şir Nevai'nin dizide anlatıldığı şekilde bir elçilik görevinde bulunmasının kronolojik açıdan mümkün olmadığı ileri sürüldü. Savcılıktan, dizinin 66'ncı bölümünün tamamının yanı sıra ilgili sahnelerin görüntü ve ses kayıtları, senaryo ve varsa taslaklarının incelenmesi istendi. Ayrıca tarihsel bilgilerin hangi kaynaklara dayanılarak oluşturulduğunun ve gerçeğe aykırı olduğu ileri sürülen bilgilerin bilerek kullanılıp kullanılmadığının araştırılması talep edildi. Dilekçede, söz konusu anlatımın TCK'nın 217/A maddesinde düzenlenen 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçu yönünden değerlendirilmesi de istendi.

TRT'YE 1 MİLYON TL'LİK MANEVİ TAZMİNAT DAVASI

Savunma Sanayii 'bilişim personeli' alacak
Savunma Sanayii 'bilişim personeli' alacak
İçeriği Görüntüle

Yakup, ceza soruşturmasının yanı sıra TRT Genel Müdürlüğü'ne 1 milyon TL manevi tazminat talebiyle dava açtı. Dava dilekçesinde, daha önce TRT Genel Müdürlüğü, Miray Yapım, yapımcı Eyüp Gökhan Özekin ve senarist Ozan Bodur'a ihtarnameler gönderildiği belirtildi. İhtarnamelerde kamuoyuna yazılı özür sunulması, tarihî gerçeklerle bağdaşmadığı ileri sürülen sahnelerin düzeltilmesi veya yayından kaldırılması ve benzer içeriklerin tekrar kullanılmaması talep edildi. İhtarnamelerde verilen sürenin 13 Temmuz 2026'da dolmasına rağmen taleplerin karşılanmadığı ileri sürüldü. Bunun üzerine süreç yargıya taşındı.

'AMAÇ İKİ ÜLKE ARASINDA ÇATIŞMA YARATMAK DEĞİL'

Çin Vatandaş ve Çin Şirketleri Hukuki Hak ve Menfaatlerini Koruma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Zhao Yue de hukuki sürece ilişkin değerlendirmesinde, girişimlerin Türkiye veya Türk halkına karşı olmadığını söyledi. Yue, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin bir televizyon dizisindeki tartışmalı sahneler üzerinden değerlendirilemeyecek kadar köklü olduğunu belirterek, amaçlarının tarihî gerçeklerle bağdaşmadığı düşünülen ifadelerin hukuk çerçevesinde değerlendirilmesini sağlamak olduğunu ifade etti. Sanat ve ifade özgürlüğüne saygı duyduklarını ancak tarihî yapımlarda toplumsal sorumluluğun da gözetilmesi gerektiğini belirten Yue, milyonlarca kişiye ulaşan yapımlarda gerçek kişiler, devletler ve toplumlara ilişkin anlatımların tarihî kaynaklara uygun şekilde ele alınmasının önemine işaret etti. Böylece daha önce özür ve düzeltme talepleriyle başlayan tartışma, yapımcı ve senarist hakkındaki suç duyurusu ile TRT Genel Müdürlüğü'ne açılan 1 milyon TL'lik manevi tazminat davasıyla yargı sürecine taşınmış oldu.

Kaynak: RSS