Geçtiğimiz hafta Sakarya son 27 yılın en yoğun yağmurunu aldı. Bu durum birçok ilçede mahallelerin sular altında kalmasına yol açtı. Doğal afetlerin önüne tamamen geçilemese de riskler en aza indirgenebilir...

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, sel ve taşkınları önlemek amacıyla çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Yusuf Alemdar bu çalışmaları bizzat yerinde inceledi...

Sakarya Havzası Taşkın Yönetim Planı, Devlet Su İşleri'nin (DSİ) çalışmaları, yerel belediyeler ve SASKİ uygulamaları ile iklim değişikliğine uyum planlarına dayanıyor. Ova alüvyon zeminli, düz ve Sakarya Nehri ile yan derelerin etkisinde olduğu için taşkın riski yüksek...

Ayrıca iklim değişikliği ve kentleşme bu riski artıran faktörler arasında. Şehrin kuruluş yeri başlı başına bir sorun...

İsimden de anlaşılacağı gibi, Adapazarı geçmişte düz bir ova üzerine kurulmuş ve bazı kısımları su altında kalmış bir yerleşim yeriydi. Üstelik, 1954 yılında Adapazarı ilçesi İzmit'ten ayrılarak Sakarya ili haline getirildi ve merkez yine Adapazarı olarak belirlendi...

Geçmişte aşırı yağışlar ilçenin su altında kalmasına neden olurdu. Yaklaşık 20 yıl önce SASKİ tarafından şehrin bazı bölgelerine su drenaj kanalları yapıldı ki bu kanallar önemli ölçüde fayda sağladı. Son yağışlarda da bu su drenaj kanalları etkili oldu. Gelecekte su baskınlarından korunmak için bir an önce gerçekleştirilmesi gereken çalışmalar şunlardır...

1-Sakarya Nehri ve yan kollarında (Mudurnu, Yağcılar, Karaçay, Kallen vb.) yatak düzenlemesi, genişletme, sedde yükseltme/onarma ve kıyı tahkimatı yapılmalı. DSİ mevcut seddelerin yeterliliğini değerlendirerek yeni taşkın kontrol yapıları planlıyor; Karasu, Söğütlü, Ferizli, Geyve gibi bölgelerde tahkimat çalışmaları yapılıyor...

2-Taşkın tehlike/risk haritalarına göre imar planlarının revize edilmesi gerekiyor. Dere yatakları ve taşkın ovalarında yapılaşma yasaklanmalı, mevcut riskli yapılar (bungalov, konut vb.) kaldırılmalı veya taşınmalıdır. Kapatılmış dere yatakları tekrar açılmalı ve ekolojik koridorlara dönüştürülmeli...

3-Kısa vadede dere yataklarının temizlenmesi, tıkanan menfezlerin açılması, riskli noktalarda geçici set/kum torbası yerleştirilmesi ve erken uyarı/tahliye sistemleri kurulmalıdır. Bu görevleri DSİ, SASKİ, belediyeler ve AFAD üstlenmelidir...

Orta vadede sedde iyileştirmeleri, menfez/köprü revizyonları ve drenaj altyapısının geliştirilmesi gerekiyor. Risk haritaları güncellenmeli; bu çalışmaları DSİ ve Büyükşehir Belediyesi yürütmelidir...

Uzun vadede ise yukarı havzada erozyon kontrolü, imar planı revizyonu, yeşil altyapı geliştirme, iklim uyum sistemleri oluşturma ve baraj/gölet entegrasyonu üzerinde çalışılmalıdır.

Bu çalışmalardan sorumlu kurumlar SYGM, DSİ, yerel yönetimler ve OGM'dir...

Sağlıcakla kalın…