Sakarya'nın Kocaali ilçesinde yer alan ve İstanbul'un su ihtiyacını 2071 yılına kadar karşılamayı hedefleyen Melen Barajı projesi, ilk kez 2012 yılında ihaleye çıkarılmış ve 2014 yılında temeli atılmış olmasına rağmen hâlâ tartışmaların odağında yer alıyor. Projenin tamamlanması için belirlenen yaklaşık 15 milyar TL’lik bütçe, Limak İnşaat’a tahsis edildi. Bu kapsamda, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile şirket arasında 22 Haziran Pazartesi günü bir sözleşme imzalandığı duyuruldu. Öte yandan, ihalenin Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesine uygun olarak davet usulüyle gerçekleştirilmesi, dikkat çeken bir başka nokta oldu. Limak dahil olmak üzere toplam beş firma bu şekilde ihaleye davet edildi...

14 yıl sonra yeniden gündeme gelen Melen Barajı projesi, planlandığı hedeflere ulaşamamasıyla eleştirilerin odağında bulunuyor. Projenin ilk safhasında, dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu barajın 7 Aralık 2016 tarihinde ve saat 14.59’da tamamlanacağını duyurmuştu. Ancak ilk açıklanan plana rağmen proje hâlâ inşaat aşamasında...

Melen Barajı’nda yaşanan problemler ve proje sürecindeki gelişmeler üç ana başlıkta incelenebilir...

1.Mühendislik ve İnşaat Problemleri...

Başlangıçta "kil çekirdekli kaya dolgu" olarak tasarlanan baraj gövdesi, daha hızlı ve ekonomik bir alternatif olduğu belirtilen "silindirle sıkıştırılmış beton (SSB)" yöntemiyle inşa edildi. Ancak bu değişikliğin olumsuz sonuçları ortaya çıktı. SSB yönteminin sıcaklık değişimlerine duyarlılığı nedeniyle barajda derin ve tehlikeli çatlaklar oluştu. Bu durum, ciddi güvenlik sorunlarına yol açtığından inşaat sürecinin durmasına neden oldu...

2. İhale ve Maliyet Artışları...

İlk ihaleden bu yana geçen 14 yıllık süreçte enflasyonun yükselmesi ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, projenin toplam maliyetini önemli ölçüde artırdı. Yeniden yapılan sözleşmeyle belirlenen 15 milyar TL tutar, ülke ekonomisi için ağır bir yük teşkil ediyor. Ayrıca, ihalenin yalnızca sınırlı sayıda firmaya davet usulüyle yapılması, hem şeffaflık hem de rekabet eksikliği açısından eleştiriliyor ve kamuoyunda hâlâ tartışma yaratmaya devam ediyor...

3. Vaatler ve Gerçekler...

2016 yılında tamamlanması vaat edilen barajın hâlâ bitirilememiş olması, kamu projelerinde verilen siyasi sözlerin sahadaki gerçeklerle çoğu zaman örtüşmediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Projenin bu kadar uzun süre aksaması, Türkiye’deki su ve enerji projelerindeki planlama eksikliklerini ve yapısal sorunları da açık bir şekilde ortaya koyuyor...

Sonuç olarak...

Melen Barajı projesi, mühendislikte doğru kararların ne denli kritik olduğunu ve gecikmiş projelerin maliyetlerinin nasıl hızla katlanabildiğini net bir şekilde gösteriyor. Mevcut şartlar altında projenin tamamlanması umut ediliyor; ancak geçmişten kaynaklanan yapısal sorunlara kalıcı çözümler getirilip getirilmeyeceği belirsizliğini koruyor. Melen Barajı’nın geleceği, yalnızca İstanbul’un su ihtiyacını karşılamak için değil, aynı zamanda büyük ölçekli kamu projelerinin yönetiminde şeffaflık ve etkinlik açısından da önemli dersler sunuyor...

Sağlıcakla kalın...