Gazeteciyi tehdit etmek maalesef ki yaygın bir alışkanlık haline gelmiş durumda...
Bir kişi hakkında haber yaparsınız, hoşuna gitmezse bir aracı göndererek haberi kaldırmanızı ister...
Bazı isimleri översiniz, bu defa da övdüğünüz kişiye rakip olan biri neden onu desteklediğinizi sorgular...
Seçim dönemlerindeyse bu durum daha da belirginleşir...
Adaylardan birini övüyorsunuz diyelim, hemen rakibinden telefon gelir: Neden beni yazmadınız?
Bu gibi tepkiler bu şehirde de, bu ülkede de gazeteci olmayı zorlaştırıyor...
Gazetecilik gerçekten meşakkatli bir meslek...
35 yıl boyunca zaman zaman bu işin içinde, zaman zamansa dışında bulundum...
Çok şey yaşadım, birçok zorlukla karşılaştım, pek çok tehdit aldım...
Buna rağmen yolumuzda yürümeye devam ediyorum…
Ama o tehditleri savuran kişiler?
Artık hiçbir yerde yoklar...
Denilir ki gazetecinin dostu olmaz, bu gerçekten doğru...
Önümüzde SESOB seçimleri var ve görüyoruz ki adaylardan bazılarının destekçileri arasında yer alan meslektaşlarımız var...
Ancak desteklenmeyen adayların, hem gazeteciler camiasının ve hem de kamuoyunun tasvip etmeyeceği ifadelerle meslektaşlarımıza saldırdığına tanık oluyoruz...
Düşünün, bir sivil toplum kuruluşunun (STK) başkanlığını 40 yıldır yapıyorsunuz ama hâlâ kabadayılık yapmaya çalışıyorsunuz...
O zaman insana sorarlar…
Girdiğiniz seçimlerde başarıyı tehditlerle mi elde ettiniz (?) diye…
STK başkanlığı yapan biri olgun ve nazik olmalı; küfretmez, tehdit etmez, kimseyi aşağılamaz ve hakaret etmez...
Peki ne yapar?
Projelerini anlatır, sorunlara çözüm önerileri sunar...
Gazeteci ise işini yapar; yazdıkları kimilerinin hoşuna gider, kimileri ise beğenmez...
Ama bu, tehdit ya da saldırı için bir gerekçe olamaz...
Sağlıcakla kalın…
Next