KADINLAR HÂLÂ EŞİTSİZLİKLE KARŞI KARŞIYA
Taşkent, kadınların iş yaşamında erkeklerle aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret aldığını, güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edildiğini ve cam tavanlarla karşılaştığını söyledi. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının hâlâ düşük olduğunu ve kadın emeğinin çoğu zaman görünmez kılındığını ifade etti.
SOSYAL HAYATTA ENGELLER VE ŞİDDET
Milletvekili, kadınların yalnızca ekonomik alanda değil sosyal hayatta da ciddi engellerle karşılaştığını belirtti. Erken yaşta ve zorla evlilikler, eğitimden koparılan kız çocukları ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği gibi sorunlara dikkat çekti. Taşkent, kadına yönelik şiddetin Türkiye’de en ağır sorunlardan biri olduğunu vurguladı. “Kadınlar şiddete maruz kalıyor, tacize uğruyor, tehdit ediliyor ve her yıl yüzlercesi erkek şiddeti sonucu hayatını kaybediyor. Üstelik çoğu önlenebilir cinayetlerdir” dedi.
KADINLARIN TALEBİ AÇIK: EŞİTLİK VE GÜVENLİK
Taşkent, kadın cinayetlerinin münferit olmadığını, bunun politikaların eksikliğinin sonucu olduğunu belirtti. “Devletin görevi kadınların nasıl yaşayacağına karar vermek değil, kadınların güven içinde yaşayabileceği bir düzen kurmaktır” diyerek taleplerin açık olduğunu ifade etti: Eşitlik, özgürlük ve güvenli bir yaşam.
DEMOKRASİ KADINLARLA GÜÇLENİR
Taşkent, kadınların eşit temsil edildiği, emeğinin görünür olduğu ve şiddetin önlendiği bir Türkiye’nin mümkün olduğunu vurguladı. “Cumhuriyetin kurucu değerleri gösteriyor ki, kadınların toplumsal hayata eşit katılmadığı bir ülkede demokrasi tam anlamıyla kurulamaz. Bu nedenle kadınların mücadelesi, toplumun tamamının mücadelesidir” dedi. Milletvekili açıklamasını, “Güçlü demokrasi, kadınların eşit, özgür ve güvende olduğu bir ülkede mümkündür. 8 Mart’ta tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. Eşit ve özgür hayat mücadelesi mutlaka kazanacak!” sözleriyle tamamladı.
Next




