AK Parti'nin kuruluşundan bu yana politikalarını gerek bireysel görüşlerimle gerekse yazılarımda destekleyen bir vatandaşım. Ancak son dönemde parti yönetiminin karşılaştığı zorluklar, özellikle farklı alanlarda belirgin bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Bir iktidarın başarısı, yaşanan sorunlara çözüm bulma ve uygulama yetkinliğiyle ölçülürken, AK Parti’nin son uygulamalarında ciddi eksikliklerin dikkat çektiğini üzülerek görüyorum...
Artan enflasyon oranları—ki sokaktaki vatandaşın bile doğru bulmadığı TÜİK verileri dikkate alındığında—Türk Lirası’nın değer kaybı, yüksek faiz-enflasyon kısır döngüsü ve belirsiz ekonomi politikaları, ülkenin ekonomik istikrarını ciddi şekilde zedeledi. Tasarruf oranlarında yaşanan düşüş, cari açık problemini daha da büyütürken, bu durum orta sınıfın erimesiyle birlikte toplumsal yoksulluğun derinleşmesine ve geleceğe olan güvenin sarsılmasına yol açtı...
Toplumun önemli bir diğer gündem maddesi olan sokak hayvanları konusu ise uzun bir süre "şefkat" temasıyla geçiştirildi. Ancak bu meseleye bilimsel bir yaklaşımla eğilinmediği gibi, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve kamu vicdanı da göz ardı edildi. Çözüm odaklı bir yaklaşım yerine kutuplaştırıcı politikaların izlendiği görüldü ve bu durum hem sorunu çözmekte başarısız oldu hem de meseleyi daha karmaşık bir hale getirdi...
Eğitim alanında müfredat değişiklikleri, atanamayan öğretmenlerin yaşadığı sorunlar ve kültürel üretimdeki genel vasatlık; gençlerin düşünsel altyapısını zayıflattı. Türkiye'nin bilgi toplumu hedefinden uzaklaşarak yalnızca sınav odaklı bir yapıya sıkışması ve kültür politikalarının ideolojik kalıplarla şekillendirilmesi ise çeşitliliği ve yeniliği engelleyerek entelektüel zenginleşmenin önünde büyük bir set oluşturdu...
Üniversite eğitiminin kontrolsüz bir şekilde yaygınlaştırılması, yeterli istihdam politikalarıyla desteklenemediğinden, ciddi bir insan kaynağı israfını beraberinde getirdi. Genç mezunlar arasındaki işsizlik, giderek artan umutsuzluk ve ilgisizliği tetikliyor. Bu durumun sosyal ve ekonomik sonuçları düşünüldüğünde, önümüzdeki yıllarda "kayıp bir kuşak" gerçeğiyle yüzleşme riski oldukça yüksek...
Muhafazakâr tabandan gelen eleştirilerin sıklıkla "dış güçler" veya "muhalif ajandası" iddialarıyla geçiştirilmesi de dikkate değer başka bir mesele. Bir iktidarın en fazla kendi tabanından gelen eleştirileri ciddiye alması gerekirken, bu şikâyetlerin görmezden gelinmesi yönetime olan güveni zedeliyor ve partiye zarar veriyor. Eleştiriye kapalı, iç muhasebe yapmaktan uzak bir yönetim anlayışı ne yazık ki partiyi toplumdan izole hale getiriyor...
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilleriyle istişare edilmeden doğrudan grup başkanvekilleri tarafından hazırlanan yasa teklifleri de demokrasinin işleyişi açısından önemli bir sorun teşkil ediyor. Milletvekillerinin seçildikleri bölgelerde etkin şekilde çalışma yapamamalarına neden olan bu yapı, halk ile temsilcileri arasındaki bağı zayıflatıyor...
Devlet yönetiminde liyakat ilkesinden uzaklaşılması ise başka önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Ehliyetsiz kişilerin kritik görevlere atanması, kamu mekanizmasının verimliliğini düşürmekle kalmıyor; aynı zamanda dürüst ve yetenekli bireyleri sistemin dışına iterek uzun vadede kurumsal yapılarda derin bir erozyon yaratıyor...
Emeklilerin, asgari ücretlilerin her geçen gün alım gücü düşmektedir. Bakın bahsettiğim maaşlı vatandaş kesimi sesini çıkartmıyor ama burnundan soluyor...
Boşanma, çocuk velayeti, nafaka, anne baba çocuk ilişkisi ve pozitif ayrımcılık ile ilgili yasanın bazı dezavantajlar...
Büyükşehir belediyelerinde mahalle olan or-köylerin istenilen düzeyde hizmet alamaması ve bu köylerde yaşayanların yeniden or-köylere dönmelerinin belediyelerin insafına bırakılmaması...
Tüm bu sorunlara karşın, elbette AK Parti’nin geçmişte belirli alanlardaki başarılarını yok saymak haksızlık olur. Ancak eleştiriler dile getirilirken amaç kötü niyet gütmek değil; aksine ülke için duyulan sorumluluktan kaynaklanmaktadır.
Yine de genel tabloya baktığımızda, ne yazık ki iktidarın "eser siyaseti" söylemine rağmen yönetim kalitesinde belirgin bir düşüşle karşı karşıya olduğumuz gerçeği yadsınamaz...
Sağlıcakla kalın...
Next