AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’un bir toplantıda kendisi hakkında konuşan CHP İl Başkanı Ecevit Keleş’e cevap verdiğini görsel medyada okudum… Milletvekili Ali İhsan Yavuz, verdiği cevapta: “CHP İl Başkanı şahsıma dönük hakaretlerde bulunmu

AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’un bir toplantıda kendisi hakkında konuşan CHP İl Başkanı Ecevit Keleş’e cevap verdiğini görsel medyada okudum…

 

Milletvekili Ali İhsan Yavuz, verdiği cevapta: “CHP İl Başkanı şahsıma dönük hakaretlerde bulunmuş ve maalesef beni yalancılıkla suçlamıştır. Oysa ben, daha önceki oy trendimize ve sokağın nabzına bakmak suretiyle sadece bir tahminde bulundum ve önümüzdeki milletvekilliği seçiminde yüzde 70 oy hedefimizin olduğunu açıkladım. Sadece kanaatimi belirtip bir tahminde bulunmam karşısında bir siyasi partinin İl Başkanının asla olmaması gereken bir üslup içerisinde ve de alakasız bir tarzda, beni yalancılıkla suçlaması gerçekten üzüntü verici bir durumdur. Oysa siyasetçilerin herkesten daha çok üslubuna, tavır ve davranışlarına dikkat etmek gibi bir mecburiyetleri vardır” demiş…

CHP İl Başkanı Ecevit Keleş Ak Parti Milletvekili Ali İhsan Yavuz’u neye dayanarak yalancılıkla suçlamış onu anlamış değilim…

Çünkü vekil Ali İhsan Yavuz kamuoyu önünde bir söylemde bulunacaksa ve bir toplantıda konuşacaksa, bilgilerini mutlaka teyit ederek konuşur…

Birincisi, Ak Parti Milletvekili Ali İhsan Yavuz avukattır, milletin önünde yalan konuşmanın ne anlama geldiğini çok iyi bilir…

İkincisi inancı gereği yalana tevessül etmenin de ne denli günah olduğunu bilir…

Dolayısıyla Ali İhsan Yavuz’a böylesine ağır ithamda bulunan CHP il başkanı Ecevit Keleş’in (danışmanları ya da yanındakileri) yanıldığını veya yanıltıldığını düşünüyorum…

Bir de üslup meselesi var…

Siyaset yapanlar konuşmalarına dikkat etmelidirler…

Zira toplum (seçmen) kendilerini takip etmekte ve savundukları siyasi partinin destekçilerine de örnek olma konumundadırlar…

Öyleyse hangi siyasi parti olursa olsun, üsluplarını örnek alınacak şekilde sert etmelidirler…

Siyaset belden aşağı lafları kaldırmıyor…

Siyaset hamaset duygularıyla söylenen sözlerle yapılmaz…

Aklıselim siyaset her zaman iktidar yüzü görür…

Desteksiz ve temel dayanağı bulunmayan mesnetsiz siyasi seslereyse, kimse pirim vermiyor…

Siyaseti yapanlar çıtayı yükseltmeli…

Fikirlere karşı fikirlerle cevap verilmelidir…

Eğer sizin fikirlere karşı verecek bir düşünsel (fikri) cevabınız yoksa siyaset yaptığınız kurum milim ileri gidemez…

Sağlıcakla kalın…