CHP’nin 38. kurultayı iki yıl önce gerçekleşti diye hatırlıyorum. Bu kurultayda, Kemal Kılıçdaroğlu yine genel başkanlığa aday olmuştu, karşısında ise Parti’nin grup başkanvekili Özgür Özel rakip olarak sahneye çıktı. Ayrıca kurultayın divan başkanlığını İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu üstlendi...
Kongre başlamadan önce divan başkanı İmamoğlu’nun, oy pusulalarında herhangi bir çizik veya yazı bulunması durumunda o oyların geçersiz sayılacağı yönünde bir karar aldığı söylendi. Ancak oylama yapıldıktan sonra, söz konusu çizikli oy pusulalarının yalnızca Kılıçdaroğlu’na verilen oylar arasında bulunduğu iddiası ortaya atıldı. Bu oylar geçersiz sayılırken Özgür Özel'e ait oy pusulalarının hiçbirinde benzeri bir durumla karşılaşılmadığı öne sürüldü...
Şimdi "mutlak butlan" meselesine gelelim. Kongrenin iptalini talep eden kişi de CHP'liydi, bu süreçte rüşvet verildiğini açıklayan ve hatta itiraf eden de yine bir CHP mensubuydu. Ancak suçu her zaman başkasına atma eğilimi sergilendiği görülüyor. Öncelikle parti içindeki birlik sağlanmalı, çünkü zor durumda birbirini suçlamak ve satmakla bir yere varılamaz...
Sonuç olarak mahkeme, 38. kurultayı "mutlak butlan" olarak nitelendirip iptal kararı aldı ve eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığı görevi için dönüşünün önünü açtı. Böylelikle Özgür Özel’in başkanlık statüsü sona erdi...
Akabinde Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlık görevine gelmesiyle tartışmalı bir süreç başladı. İki makam aracı meselesi gündeme geldi; Kılıçdaroğlu, bu araçların CHP’nin kendi bütçesinden değil, bazı belediye kasalarından ya da rüşvet paralarıyla alındığını öne sürdü. Bunun üzerine araçlar “haram parayla alınmıştır” yazısıyla satışa çıkarıldı...
Sosyal medyada bu haber yayıldıktan sonra işler karıştı. CHP Sakarya İl Başkanı Curoğlu bu karara itiraz ederek araçlardan birinin Kılıçdaroğlu döneminde alındığını söyledi. Ayrıca başka bir CHP’li, ikinci aracın CHP Genel Merkezi tarafından satın alındığını gösteren dekontları paylaştı.
Buradan Kemal Kılıçdaroğlu’na soruyorum: Haram parayla alındığını iddia ettiğiniz bu araçlarla ilgili belgeleri kamuoyuyla neden paylaşmıyorsunuz?
Eğer bu iddialarınızın gerçekliğini ortaya koyamazsanız, insanlar sizi yalancılıkla suçlayabilir ve gerçekleri manipüle ettiğiniz düşünülerek tabanınızın güvenini kaybedebilirsiniz...
Unutulmamalı ki algı yaratmak bir yere kadar etkili olabilir, ama topluma ve parti tabanınıza gerçek veriler sunmanız uzun vadede daha sağlam sonuçlar doğurur. Toplum şeffaflığa ihtiyaç duyuyor; güven inşa etmek için algılarla değil net detaylarla hareket edilmesi şart...
Sağlıcakla kalın...
Next