Hoca Ahmed Yesevi Vakfı’nın 15 günde bir geleneksel olarak düzenlediği sabah kahvaltılı toplantıları devam ediyor. Vakfın Küçük Ayasofya Camisi’nin yanındaki Hüseyin Ağa Medresesi’nde düzenlenen bu haftaki toplantının konuğu Prof. Dr. Ömer Kul oldu. Kul, “Kuşak Yol Projesi Kıskacında Türk Dünyası ve Türkiye” başlıklı konuşmasında, Çin tarafından başlatılan ve Çin’in öncülüğünde yürütülen bir uluslararası proje hakkında bilgi verdi.
Konuşmasına “Ne ile karşı karşıya olduğumuzu anlatacağız. İçimiz biraz burkulabilir” sözleriyle başlayan Kul, Kuşak Yol Projesi’nin 2000’li yılların başından itibaren düşünülen bir proje olduğunu belirtti. Projenin geçtiği ülkelerde yoksulluğun arttığını ileri süren Kul, kredi borçlarını ödeyemeyen ülkelerin ekonomik ve stratejik varlıklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.

Ömer Kul, proje kapsamında alınan kredilerin geri ödenememesi sonucunda ülkelerin borç yükünün arttığını, bazı limanların, madenlerin ve stratejik noktaların borçlar karşılığında Çin’e devredildiğini söyledi. Çin’in, kredi verdiği ülkelerin borçlarını ödeyememesini beklediğini öne süren Kul, “Çünkü borca karşılık o ülkenin limanları ve stratejik noktaları üzerinde söz sahibi oluyor” dedi.
Çin’in ekonomik yapısını da eleştiren Kul, ülkenin görünürde sosyalist, uygulamada ise kapitalist ve baskıcı olduğunu savundu. Çin’in borcunun 60 trilyonu aştığını belirten Kul, bu ülkenin dünyanın en borçlu ülkesi olduğunu da söyledi.
Türk iş insanları Çin’e ne satabileceklerini araştırmalı
Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaret dengesizliğine dikkat çeken Kul, Türk iş dünyasının Çin’le ekonomik ilişkilerdeki yaklaşımını eleştirdi. Kul, “Türk iş insanları, Çin’e hangi ürünleri satabileceklerini araştırmak yerine Çin’den hangi ürünleri getirip satabileceklerine odaklanıyor” diye yakındı. (Hüdavendigâr Onur)

Next





