Türkiye’nin tanınmış hukukçularından Avukat Hüseyin Özbek, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin (ADD) “Ayşe Uçar ile Sana Sözümüz Var” programına konuk oldu. ADD TV’de yayımlanan programda Özbek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş süreci, ulus-devlet ve üniter yapı, Sevr-Lozan karşılaştırması, yeni anayasa tartışmaları gibi başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.
Programda Ayşe Uçar’ın, yeni anayasa tartışmaları ve ulus-devletin önemi üzerine yönelttiği soruları yanıtlayan Özbek, 29 Ekim 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyetinin temel yapısının Türkiye’nin geleceği açısından korunması gerektiğini savundu.
Özbek, Cumhuriyetin kuruluş esaslarını “Türkiye’nin yaşaması için doğru yazılım” olarak nitelendirerek, Türk milletinin ve Türkçenin gelecekte de varlığını sürdürebilmesi için ulus-devlet ve üniter yapıdan vazgeçilmemesi gerektiğini şöyle anlattı: “Bu yazılım Türkiye’nin yaşaması için doğru yazılımdır. Türk milletinin 500 yıl sonra da var olması için, Türkçe’nin 500 yıl sonra da günlük konuşma dili, bilim dili, edebiyat dili olması için bu yazılımdan vazgeçilmemesi gerekir. Ulus devlet, üniter yapı, bağımsız devletin yazılımıdır. Bölücüler asıl bundan rahatsız olmaktadır.”
Kurtuluş Savaşı ve Sevr Antlaşması’na değinen Özbek, “O zaman biz Kurtuluş Savaşı’nı niye verdik? Sevr’i kabul etseydik bütün bunları yaşamamış olurduk” dedi. 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması'nın Türkiye açısından taşıdığı tarihsel anlama dikkat çeken Özbek, günümüzde Sevr’i olumlayan yaklaşımların bulunduğunu ileri sürdü.
Hüseyin Özbek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mimarisine yönelik itirazların temelinde ulus-devlet anlayışına karşı çıkış bulunduğunu ileri sürerek, bazı çevrelerin devleti etnik temelde yeniden yapılandırmak istediğini savundu. Bu yaklaşımın Türkiye Cumhuriyeti’ni parçalayacak bir öneri olduğunu öne süren Özbek, PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara da değindi. Özbek, “On binlerce insanın canına kıymış bir insanı bilge kişi ilan etmek akıl tutulmasıdır” ifadelerini kullandı.
TERÖR ÖRGÜTÜ PETROLÜN BEKÇİSİ
Hüseyin Özbek, her yıl 10 Ağustos’ta Diyarbakır’da ve Erbil’de, yani Barzani bölgesinde eş zamanlı olarak, eş güdümlü olarak, birbirine paralel olarak düzenlenen etkinlikleri anımsatarak, “Bunlar Sevr’i anma toplantısıdır” dedi. İmralı’daki hükümlünün devlete isyanı bırakmış, silahlı kalkışmayı bırakmış, barış, kardeşlik türküleri söylüyormuş gibi pazarlandığını ifade eden Özbek, şunları söyledi: “O zaman Sevr övgüleri niye yapıyorsun. Türkiye Cumhuriyeti’nin Musul’da önünü kesmek için İngiliz kışkırtmasıyla çıkarılan Şeyh Sait isyanının ele başı olan Şeyh Sait’in posterlerini Diyarbakır surlarına niçin asıyorsunuz. Siz samimi değilsiniz, ikiyüzlüsünüz. Emperyalizmin bölgesel aparatısınız. Emperyalizm sizi petrol kuyularının bekçisi, tetikçisi olarak görüyor. Bundan utanmak gerekir. Bu onurlu görev değildir.”
Hüseyin Özbek, konuşmasının bir bölümünde Kürdistan Teali Cemiyeti’ne ilişkin tarihsel değerlendirmelerde bulundu: “O dönemde İstanbul da bir dernek kuruldu. Kürdistan Teali Cemiyeti, Kürdistan Yükselme Cemiyeti. 13 Kasım 1918 de İngiliz ve Fransız donanması boğaza demirledi. İki hafta sonra da bu cemiyetin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığına verildi. Programını İngilizler yazdı. Gariban Kürtler yazmadı. İstanbul’da yalılarda yaşayan Kürt ağalar kurdu. Meclis’te bunlar adını değiştirse altından Kürdistan Teali Cemiyeti çıkar. Kanla, irfanla kurulan, yüz binlerce şehit verdiğimiz bu vatanı elimizle teslim edelim mi? Buyur kardeşim mi diyelim? Barış, kardeşlik olacakmış, sen onu külahıma anlat.”
SÖMÜRGE SOLCULARI EMEKTEN YANA DEĞİL
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Özbek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mimarisinin değiştirilmesini isteyen farklı siyasi ve ideolojik çevrelerin bulunduğunu savundu. Yeni anayasanın içeriğinin Türk Milletine yeterince anlatılmadığını belirten Özbek, şöyle konuştu: “Yeni anayasa Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş mimarisini değiştirmek istiyor, Türklerle kimin sorunu varsa, yani siyasal İslamcılar, etnik ayrımcılar, sömürge solcuları anayasayı değiştirmek istiyor. Sömürge solcusunda, ‘emekten yana olmayan, kapitalizme ve emperyalizme karşı olmayan, antiemperyalist mücadele etmeyen, Avrupa Birliği’nin fonladığı, Soros’un fonladığı, turuncu devrimleri öven ama gerçek devrimleri yadsıyan’ bir anlayış vardır. Bunlara 1920’lerde ‘mütareke aydını’ denirdi. Günümüzde ‘sömürge solcusu’ diyoruz. Hadise bu.”
Özbek, yeni anayasa tartışmalarının Türkiye’nin kuruluş esasları açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, “Yeni anayasa, Türk halkının sosyolojik saatini 500 yıl geri almaktır” dedi. Özbek ayrıca, Anayasa’nın ilk dört maddesi ve “Türk milleti” vurgusunun bazı çevreleri rahatsız ettiğini ileri sürerek, “Türk milletini yok etmek istiyorlar” ifadelerini kullandı.
Programda farklı soruları da yanıtlayan Özbek, tarikat ve cemaatlerin devlet tarafından denetlenmesi gerektiğini savundu. Kurtuluş Savaşı’nı “iyilerle kötülerin savaşı” olarak nitelendiren Özbek, Abdullah Öcalan’ın yakalanmasının ardından şehit ailelerinin avukatlığını üstlendiğini sözlerine ekledi. Program, Cumhuriyetin kuruluş süreci, Sevr ve Lozan, ulus-devlet, üniter yapı ve yeni anayasa tartışmalarının farklı yönlerle ele alınmasıyla sona erdi. (Hüdavendigâr Onur)
Next





