“FABRİKA BİLİNÇLİ ŞEKİLDE ZARARA SÜRÜKLENDİ”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı konuşmada Adapazarı Şeker Fabrikası’nın geçmişinden bugüne yaşanan süreci değerlendiren CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, fabrikanın üretim kapasitesinin bilinçli politikalarla düşürüldüğünü öne sürdü. Taşkent, fabrikanın 2005 yılında kısa adı APEK olan Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi tarafından satın alındığını hatırlatarak, o dönemde uygulanan pancar kotası politikalarının fabrikayı ekonomik darboğaza sürüklediğini söyledi. Şeker Kurulu tarafından getirilen kısıtlamaların fabrikanın üretim gücünü zayıflattığını ifade eden Taşkent, “Fabrika ağır borç yükü altına sokuldu, ardından Bank Asya’ya devredildi. Daha sonra Yıldız Holding’in satın alma süreciyle birlikte kotalar yeniden artırıldı” dedi.

“ÇİFTÇİ ÖNCEDEN NEDEN UYARILMADI?”

Konuşmasında fabrikanın mevcut kotasının Dişli ailesine ait Niğde’deki Bor Şeker Fabrikası’na devredildiğinin açıklandığını belirten Taşkent, bu durumun en büyük mağdurunun pancar üreticileri olduğunu söyledi. Çiftçilerle önceden sözleşmeler yapıldığını ve üretim planlamalarının tamamlandığını vurgulayan Taşkent, şu soruları gündeme taşıdı:, “Madem kota devredilecekti, neden çiftçiler önceden bilgilendirilmedi? Neden ürün değişikliği yapabilmeleri için fırsat verilmedi? Üreticinin ürününü kendi imkânlarıyla Bor’a göndermesi mümkün değil.” Nakliye maliyetlerinin üreticinin sırtına yüklenip yüklenmeyeceğinin de belirsiz olduğunu dile getiren Taşkent, yaklaşık 500 işçinin geleceğinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti.

Türkiye masaya kendi aklıyla oturur
Türkiye masaya kendi aklıyla oturur
İçeriği Görüntüle

BELEDİYE YÖNETİMİNE “RANT PLANI” ELEŞTİRİSİ

CHP’li Taşkent, konuşmasında Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin yaklaşımını da sert sözlerle eleştirdi. Fabrikanın bulunduğu alanın şehrin en değerli bölgelerinden biri olduğuna dikkat çeken Taşkent, bölgede yürütülen imar planlarının kamu yararından uzak olduğunu savundu. Çevrede üç kat imar izni bulunmasına rağmen fabrika arazisi için beş katlı yapılaşma planlandığını belirten Taşkent, satış gerçekleşmeden önce iki kez imar değişikliği yapılmasının soru işaretleri yarattığını söyledi. “Şehrin en kıymetli alanlarından biri için ayrıcalıklı plan hazırlanıyor. Daha satış tamamlanmadan yapılan imar değişikliklerinin amacı nedir?” diye soran Taşkent, sürecin şeffaf yürütülmediğini ileri sürdü.

“7 BİN KİŞİLİK YENİ YAPILAŞMA TRAFİĞİ KİLİTLER”

Fabrika arazisinde yaklaşık 7 bin kişinin yaşayacağı yeni bir yapılaşmanın planlandığını belirten Taşkent, bunun Adapazarı’nın mevcut trafik ve altyapı sorunlarını daha da büyüteceğini ifade etti. Bölge için “millet bahçesi” söylemlerinin gündeme getirildiğini de hatırlatan Taşkent, holdinge teklif edildiği iddia edilen yeni alanın neresi olduğunun açıklanması gerektiğini belirtti. Taşkent, “Kamusal fayda için değil, özel kazanç alanına dönüştürülmek istenen bu arazi kimin için hazırlanıyor? Bu ranttan kim faydalanacak?” ifadelerini kullandı.

“BU BİR İSTİSNA DEĞİL, SİSTEMATİK BİR MODEL”

Adapazarı Şeker Fabrikası örneğinin Türkiye’de üretim politikalarının geldiği noktayı açık biçimde gösterdiğini savunan Taşkent, yaşanan süreci şu sözlerle özetledi: “Önce üretimi düşür, değersizleştir, sonra el değiştir ve en sonunda araziyi imara aç. Bu bir istisna değil, bir modeldir.” Meselenin yalnızca bir fabrikanın kapanması olmadığını belirten Taşkent, Türkiye’nin üretimden koparılarak rant ekonomisine teslim edildiğini savundu. Konuşmasının sonunda TBMM’ye çağrıda bulunan CHP’li Ayça Taşkent, şeker fabrikalarının özelleştirme süreçleri, kota uygulamaları ve fabrika arazilerine yönelik imar planlarının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. Taşkent, “Bu süreçlerin kamu yararı açısından detaylı biçimde incelenmesi artık Meclis’in sorumluluğudur” diyerek kapsamlı araştırma talebinde bulundu.

Foto: CHP