Bugün Mısır’da ve Suriye’de dünyanın gözü önünde “katliam” oluyor da kimsenin sesi çıkmıyor.Demokrat geçinen devletler ve tabi Birleşmiş Milletler kendi halkına “kimyasal silah” kullanan Suriye’ye müdahale etmekten bile imtina ediyor.Irak’a, “kimyasal sil
Bugün Mısır’da ve Suriye’de dünyanın gözü önünde “katliam” oluyor da kimsenin sesi çıkmıyor.
Demokrat geçinen devletler ve tabi Birleşmiş Milletler kendi halkına “kimyasal silah” kullanan Suriye’ye müdahale etmekten bile imtina ediyor.
Irak’a, “kimyasal silah var galiba?” şüphesiyle anında müdahale eden ABD, iş “kırmızıçizgileri” dünyanın gözüne soka, soka ihlal eden Suriye’ye gelince yan çiziyor…
Şöyle biran için düşünün. Mısır ve Suriye’deki “katliamları” yapanlar Sisi ve Esed olmasaydı acaba ortaya nasıl bir sonuç çıkardı?
Mısır’da Cumhurbaşkanı Mursi “Tahrir Meydanı’nda” toplanan halkın üzerine tıpkı Sisi gibi ateş açma emri verseydi.
Binlerce kişi çoluk çocuk katledilip hayatını kaybetseydi ve on binlerce insan yaralansaydı ne olurdu…?
Ya Suriye’ye ne demeli? Suriye’de ki “katliam” Esed tarafından değil de “Özgür Suriye Ordusu” yapılmış olsaydı bugün hala sessiz kalınır mıydı?
Hele hele “Özgür Suriye Ordusu’nun” yanlışlıkla “kimyasal silah” kullanıp bir anda binlerce kişi öldürmesi mümkün olur muydu?
Maazallah bu “kimyasal başlıklı füzelerin” üzerine bütün “Özgür Suriye Ordusu” mensuplarını “oturtur” müsait bir yere yollarlardı…
Ne Mısır için ne de Suriye için Birleşmiş Milletlerin kararları beklenmeden hemen “Haçlı Ordusu” harekete geçerdi.
Mısır’ı tarumar eder Başta Mursi ve bütün “İhvan üyeleri” kurulacak olan Engizisyon Mahkemesi’nde” sorgusuz sualsiz “savaş suçlusu” olarak yargılanırdı.
Mısır baştan aşağıya “İhvan’dan” temizlenir yönetim de geri kalan temizliği yapması için Sisi’ye bırakılırdı…
Suriye’de de durum Mısır’dan farklı olmazdı. Daha “Özgür Suriye Ordusu” Esed’i köşeye sıkıştırır sıkıştırmaz tepesine bomba yağardı.
Hele “kimyasal silah” bırakın kullanmayı teşebbüs etseler bütün “Özgür Suriye Ordusu” mensupları kendilerini “Hitler’den” kalma “gaz odalarında” bulurdu.
O “gaz odalarında” kullanmaya teşebbüs ettikleri “hardal gazı” ile bütün “Özgür Suriye Ordusu” mensupları “çırpına, çırpına” can verirdi…
Ondan sonra da başta Birleşmiş Milletler ve ABD ile Avrupa Birliği ülkeleri bunu “insanlık adına, demokrasi adına” yaptıklarını anlatırdı.
Tabi Müslümanların ne kadar “barbar” olduklarını ve “İslam” ile “terörizmi” bağdaştırmaya çalışıp dünyaya “islamofobi” yaymaya çalışırlardı.
Daha da kötüsü dünya Müslümanlarına bu dünyayı zindan eder yaşama haklarını bile ellerinden alırlardı. İnanın, bütün bunlar olurdu.
Ama bu “katliamları” yapan başta Sisi ve Esed birer “Tapınak Şövalyesi” ve “katledilenler de” maalesef “Müslüman” olunca kimsenin sesi çıkmıyor.
Çok değil, siz de yaşanan olaylar çerçevesinde “Mısır ve Suriye’de ya tersi olsaydı” diye iki dakika düşünün…
Next