Gülmek için birebir bir yazı…Yeni Sakarya’dan Zeki Aydıntepe demiş ki:“Şeker Fabrikası’ndan kaynaklanan küspe kokusu ve buna bağlı hava kirliliği, fabrika civarındaki konutlarda yaşamı çekilmez hale getirdi. Olacak iş değil. Şeker Fabrikası’ndan eskiden

Gülmek için birebir bir yazı…

Yeni Sakarya’dan Zeki Aydıntepe demiş ki:

“Şeker Fabrikası’ndan kaynaklanan küspe kokusu ve buna bağlı hava kirliliği, fabrika civarındaki konutlarda yaşamı çekilmez hale getirdi. Olacak iş değil. Şeker Fabrikası’ndan eskiden böyle şikayetler olmazdı. Bu nasıl devlet anlayışı, nerede büyükşehir, nerede Adapazarı belediyesi, nerede çevre il müdürlüğü. Bu şehir sahipsiz diyenler haklı çıkacak gibi…”

Ee.. Bu yazıda gülünecek ne var, gazeteci ciddi bir sorunu dile getirmiş demeyin!

Çok şey var!..

***

Zeki Aydıntepe bu yazısıyla ağzını, burnunu dağıtmış, şaftı kaydırmış, ertesi günkü yazısında da yiğitliğe b.k sürdürmemek için okur mektuplarını köşesine geçirmiş:

Okurlar diyormuş ki:

Helal sana…

Sorumlu gazetecilik budur…

Senden başka bu gerçekleri yazacak yok mu?

Vay…Vay…Vay…

Essah mı?

 

***

Bu köşeyi okuyanlar, ilahi Özgür Arık, yine mi Zeki Aydıntepe’yi kafaya taktın diyebilir…

Okurlarım beni bağışlasınlar, ben kimseye kafayı takmam; ama, bu yazı insanda tansiyon yapar…

Şöyle:

Bir kere Aydıntepe doğruyu söylemiyor, Şeker Fabrikası her yıl üretim aşamasında bu kokuyu yayar, koku her gazetede haber olur, her köşe yazarı konuyu işler, ilgililer ilgilendikleri açıklamasını yaparlar ve konu kapanır gider…

Sorun, Şeker Fabrikası’nın yaydığı kötü koku değildir…

Sorun bu şehirde kokuşmuş yönetim modeli ile batağa saplanan gazetecilik anlayışındadır…

Nasıl?

***

Bir hatırlatma:

Adapazarı Şeker Fabrikası, düne kadar 65 bin pancar ekicisinin tapulu malıydı…

Fabrika ustalıklı bir projeyle pancar ekicisinin elinden çalındı, sermayeye şavullandı…

O dönem gidişatı görüp eleştirenlere yanıt, fabrika yönetimini elinde bulunduran Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi’nden (APEK) değil, Zeki Aydıntepe’den geliyordu…

Bir eleman edasıyla bağrını açıyor, bize köşesinden şarlıyordu…

Rahle-i tedrisimizden geçip bize teşekkür edeceğine, kızıyordu…

Peki, Sayın Aydıntepe şimdi niçin şaşırıyor?

Bu işin kına gecesi beş yıl önce yapıldı, sırasıyla nişan yüzükleri takıldı, nikah kıyıldı, sırada gerdek gecesi var…

Bunda şaşıracak ne var?

***

Biz yine de kendi eliyle ipe dolanan Zeki Aydıntepe’ye teşekkür ederek okurlarımıza seslenelim:

Sevgili okurlar…

Fabrika çevresinde oturan Şeker, Yazlık, Cumhuriyet, İstiklal ve Ozanlar Mahallesinin saygıdeğer sakinleri…

Fabrikanın yaydığı kokuyu engellemek için kokuşmuş düzenin sahiplerinden ve kokuşmuş basından medet umulmaz…

Dört ay sonra önünüze sandık geliyor, karne notu vereceksiniz…

Ya sınıfta bırakıp temiz bir Adapazarı’nın önünü açacaksınız ya da kokuyla yaşamaya devam edeceksiniz…

Gerçek budur…