Son günlerde sıkça telaffuz edilen “Beyaz Türkler” ifadesinin sözlük manasını mutlaka biliyorsunuzdur.Hani şu; “Metropollerde yaşayan, maddi ve siyasi güç gibi terimlerle ayrılan, mutlu azınlık, imtiyazlı gruptan” bahsediyorum.Bu kavramı biraz daha genişl
Son günlerde sıkça telaffuz edilen “Beyaz Türkler” ifadesinin sözlük manasını mutlaka biliyorsunuzdur.
Hani şu; “Metropollerde yaşayan, maddi ve siyasi güç gibi terimlerle ayrılan, mutlu azınlık, imtiyazlı gruptan” bahsediyorum.
Bu kavramı biraz daha genişletecek olursak “Beyaz Türkler” ifadesinin daha iyi anlaşılabileceği kanaatindeyim.
Genel kabul görmüş “Beyaz Türklerin” sözlük manası hemen, hemen her yerde şöyle tarif edilir;
“Şehirli zengin ailelerden gelen, Türkiye’nin iyi okullarında okumuş, yurt dışında eğitim almış, kendilerine göre Avrupa kültürü içinde yetişmiş;
Homojen bir çevre içinde büyüyen kendi toplumunun gerçeklerine uzak, insan güruhu” olarak bilinir.
Bunlar genelde ülkeden, yönetimden, halktan sürekli şikâyetçidir. Hep eleştirirler ama çarpık sistemden kendileri de nemalandığından değiştirmek için çaba harcamazlar.
Hatta değişim vadedenler ortaya çıkınca, düzenleri bozulacak diye keyifleri kaçar. Bu yüzden değişim isteyenleri sevmezler.
Özgürlükten anladıkları ise kendilerine göre yorumladıkları çarpık bir liberal ekonominin ötesine geçmez…
Şimdi “bize ne Beyaz Türklerden” dediğinizi duyar gibiyim. Doğru zaten Sakarya’da “Beyaz Türkler” olduğunu sanmıyorum.
Zira ben bugüne kadar Sakaryalı olup da, Türkiye’nin en iyi okullarında okumuş, yurt dışında eğitim alıp Avrupa kültürüyle yetişmiş birine çokça rastlamadım.
Elbette en iyi okullarda okuyup yurtdışında eğitim almış Sakaryalılar var. Ancak onların da “Beyaz Türklükle” işleri yok…
Ancak Sakarya’da dar bir çevre içinde büyüyen ve bu şehir insanının gerçeklerine uzak insanlar yok değil.
Bunlar tıpkı özenti duydukları “Beyaz Türkler” gibi sürekli olarak ülkeden, yönetimden, halktan şikâyetçidir.
Hep eleştirirler ama çarpık sistemden kendileri de nemalandığından değiştirmek için çaba harcamaz. Zaten en iyi yaptıkları işte eleştirmektir.
Üstelik bizim “Beyaz Türk” özentilerinin her hangi bir konuda fikri de düşüncesi de yoktur. Onlar kendilerini genelde “dedikodu” üretmeye programlamıştır…
Bu yüzden değişime ayak uyduramaz ve değişim isteyenleri de sevmezler. Düzenleri bozulacak diye ödleri kopar.
Özgürlükten anladıkları ise yetiştikleri kendi “dar çevrelerinde” gördüklerinin ötesine geçemez. Başkalarının yaşam biçimi onlara hep batar.
Dolayısıyla Sakarya’da ki bu anlayış, “Beyaz Türklerden” daha tehlikelidir. Zira “Beyaz Türkleri” tanıyor ve en azından niyetlerinin ne olduğunu biliyoruz.
Maalesef Sakarya’da ki bu insanlar durumdan vaziyet çıkardıklarından, ne duruşları ne de niyetleri belli değildir. İşte bu yüzden ben onlara “Gri Sakaryalılar” diyorum…
Next