DÖRDÜNCÜ ÜNİVERSİTESİNİ OKUDU
Eğitim hayatını sadece diploma almak için değil, bilgiyi içselleştirmek için sürdürdüğünü belirten Bingül'ün hayatındaki en büyük kırılma noktası ise zihinsel engelli oğlunun okulda yaşadığı bir olay oldu. Oğluna öğretmeni tarafından verilen bir ceza sonrasında özel eğitim sürecinin doğrudan içinde yer alması gerektiğine inanan Bingül, yeniden üniversite sınavlarına hazırlandı. SAÜ Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Öğretmenliği Bölümünü kazanan ve bu son üniversitesinden 4 yıl önce başarıyla mezun olan Bingül, bugün hem üniversitede dersler veriyor hem de engelli öğrencilerin yolunu aydınlatıyor.

OĞLUNA YEMEK CEZASI VERİLDİ
Mezun olduğu tüm bölümleri severek okuduğunu ve doğrudan eğitim sürecinin içinde olmak istediğini belirten İbrahim Bingül, "Sırf elimde kağıt parçası olsun diye değil, öğrenmek ve hayatımın içine katmak için okudum. Tarih bana geçmişten bugüne süreci yorumlamayı öğretti, sosyal hizmetler özel eğitimin farklı yönlerini görmemi sağladı. Uluslararası ilişkiler ise dünyaya farklı kültürler açısından bakabilmeme katkı sundu. Oğluma uygulanan bir yemek cezası sonrası artık sahaya inmem gerektiğini düşündüm. Sadece araştırmanın yetmediğini, doğrudan eğitim sürecinin içinde olmam gerektiğini fark ettim" dedi. Staj ve görev sürecinde unutamadığı anlar yaşadığını anlatan Bingül, "Üstümde öğretmen önlüğü, elimde baston vardı. Çocuklar diğer öğretmenlere 'Bu öğretmen sizden mi, bizden mi?' diye soruyordu. Daha sonra onlardan biri olan bir kişinin öğretmen olabileceğini benimsediler" diye konuştu.

AŞAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR ENGEL YOK
Sakarya Üniversitesi'nde görme engelli öğrencilerin ders materyallerine erişebilmesi için çalışmalar yaptıklarını dile getiren ve engelliliğin hayatın doğal bir parçası olduğunu ifade eden Bingül, "Bize gelen PDF dosyalarını ekran okuyucuların algılayabileceği hale getiriyoruz. Resim içerikli dosyaları optik karakter tanıma sistemiyle analiz edip yeniden düzenliyoruz. Böylece öğrencilerimiz bilgiye bağımsız şekilde ulaşabiliyor. Engelliliği hayatın olağan akışı içinde kabul etmek gerekiyor. Sarışınlık, esmerlik ne kadar doğal ise engellilik de o kadar doğal. İnsanlar bununla savaşmak yerine hayatlarını mevcut gerçeklik üzerine kurarlarsa daha başarılı olabilirler. Pes etmeyin. Çabalarsak aşamayacağımız hiçbir engel yok" şeklinde konuştu.
Next




