Mısır’da “darbeyle” iş başına gelen “Sisi” yönetimi “firavunluğunu” yaptı ve sivil halkın üzerine ateş açtı.Açılan ateş sonrasında tam bir “katliam” yaşanırken ölü sayısının binleri aştığı yaralı sayısının ise on binleri bulduğu söyleniyor.Üstelik son “Fi

Mısır’da “darbeyle” iş başına gelen “Sisi” yönetimi “firavunluğunu” yaptı ve sivil halkın üzerine ateş açtı.

Açılan ateş sonrasında tam bir “katliam” yaşanırken ölü sayısının binleri aştığı yaralı sayısının ise on binleri bulduğu söyleniyor.

Üstelik son “Firavun” bütün bu “katliamı” dünyanın gözü önünde yapıyor. Sözde “insan hakları savunucuları da” bu “katliamı” öylece seyrediyor.

İşin tuhafı da Mısır’ın “Firavunları” çoluk çocuk demeden gerçekleştirdikleri “katliamı” marifet sayıp bir birlerini kutluyor…

İnsanın aklı almıyor. Bir ülke kendi insanına nasıl bu kadar “kin ve nefret” duyar? Çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç demeden üzerlerine kurşun yağdırır?

Tamam, “Sisi” bu dünyada “Firavunun” temsilcisi, ondan her şey beklenir. Ama attı mı “mangalda kül bırakmayan” büyük devletler nerede?

Nerede olacak, birisi “köpeğini” özel uçak tutup tatile gönderir, diğeri de “judo hocası” öldü diye “yas” tutar…

Yahu sizin gözünüzde Mısır’da ölen binlerce masum insanın bir “köpek” kadar değeri yok mu?

Bir “judo hocasının” Mısır’da “katledilen” binlerce çoluk çocuk, kadın erkek, yaşlı genç kadar değeri yok mu?

Bu nasıl bir dünyadır ki, “katledilen” ve dökülen kan “Müslüman’a” ait olunca dünyanın hiç sesi soluğu çıkmaz.

Nerde kaldı sizin “insan haklarına” saygınız? Hani n’oldu sizin atıp tuttuğunuz “evrensel” değerlerinize?

Anlaşılan sizin bu “evrensel” değerleriniz “köpeklerinize” bile işliyor da “Müslüman” inancına sahip insanlara geçerli olmuyor…

Maalesef bu anlayış dünyanın her yerinde böyle, “Müslüman’san” bu yaşamaya hakkın yok demek.

Kendi ülkende bile “ikinci sınıf” insan muamelesi görürüsün. Fırsatını buldular mı da “Firavun” kesilirler.

Ergenekon davasıyla bu zihniyetin de “Sisi’den” pek farkı olmadığını gördük. Daha evvelinde de yaşadıklarımız ortada.

Her “askeri darbe” sonrası insanlar acı çekti. Asılanlar, öldürülenler hatta ortadan kaybolanlar oldu.

İşin üzücü yanı bu “darbeciler” her defasında da yanında destekçi buldu. Tıpkı bugün Mısır’da olduğu gibi bizde de “darbeciler” alkışlandı…

Evet, bugün Mısır tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir “Firavun” ve O’nun başlattığı bir “katliam” var.

Allah Mısır’daki insanların yardımcısı olsun. Zira elimizden “zalimlere” lanet okuyup “mazlumlara” dua etmekten başka bir şey gelmiyor.

İnşallah “Firavun Sisi” Mısır’da döktüğü masum insanların “kan gölünde” boğulur ve sonu da atalarından beter olur…