CHP’de Ecevit Keleş İl Başkanlığı görevinden istifa ederek Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığını açıkladı.Aslında bu kimse için sürpriz olmadı. Ecevit Keleş’in böyle bir karar alması zaten beklenen bir şeydi.Tabi Ecevit Keleş’in ardından bu d

CHP’de Ecevit Keleş İl Başkanlığı görevinden istifa ederek Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığını açıkladı.

Aslında bu kimse için sürpriz olmadı. Ecevit Keleş’in böyle bir karar alması zaten beklenen bir şeydi.

Tabi Ecevit Keleş’in ardından bu defa Raşit Dünya ismi de Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığı için geçmeye başladı.

Elbette bu CHP’nin kendi meselesi, Ecevit Keleş’i mi, yoksa Raşit Dünya’yı mı aday gösterirler onu bilemem.

Ancak kim olursa olsun, oldum olası “son dakikada” ortaya çıkıp bir yerlere aday olmaya kalkan isimleri bir türlü anlayamam…

Beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, Ecevit Keleş seçimle CHP İl Başkanlığı koltuğuna oturmuş bir isim.

Ecevit Keleş seçimle göreve geldiği ilk günden beri iyi kötü CHP Sakarya İl Teşkilatı adına koşuşturup duruyor.

Bugün gelinen noktada ise Ecevit Keleş bir karar verdi ve görevinden istifa edip Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday adayı oldu.

Böyle bir kararı vermekle aslında Ecevit Keleş bir risk aldı. Yarın işler beklediği gibi gitmezse Ecevit Keleş İl Başkanlığı gibi bir makamı bir daha zor görür…

Ancak ismi Büyükşehir Belediye Başkan aday adaylığı için geçen başka bir CHP’li Raşit Dünya için aynı şeyi söylemek mümkün değil.

Raşit Dünya’nın bu anlamda kaybedeceği çok da fazla bir şey yok. Aday gösterilmese de veya seçilemese de onun için fark eden bir şey olmayacak.

Raşit Dünya’nın bir sonraki seçime kadar yine CHP ile herhangi bir işi olmayacak ve bir sonraki seçime kadar kendi işine bakacak.

Ben şahsen tabanda partisiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan, ancak seçim zamanı ön plana çıkan isimlerin kendilerinden bu kadar emin olmalarını anlayamıyorum…

Öyle ya, sen bugüne kadar partinin nerede olduğunu bilme veya parti organlarının hiç birinde görev alma, seçim zamanı gelince birden partini hatırla.

Bu anlayış bana fazlasıyla tuhaf geliyor. Hatta bir adım daha ileri giderek böyle bir yaklaşımı samimi de bulmuyorum.

Her şeyden önce insanın gönül verdiği parti içinde tanınması, bilinmesi ve bunun için de bazı organlarda görev alması gerekir diye düşünüyorum…

Yanlış anlaşılmasın, Raşit Dünya’yı tanımam etmem. Dolayısıyla iyi veya kötü de diyemem. Öte yandan kendisini tanısam da aynı şey Ecevit Keleş için de geçerlidir.

Ben sadece partiyle yatıp kalkanla, uzaktan seyreden bir olmamalı diyorum. Ama maalesef CHP’de bu böyle oluyor.

Anlayacağınız CHP’de aday olmak için “ağzınızla kuş tutmak” yetmiyor. Aday olmak için öncelikle kimin ve neyin belirleyici olduğunu bilmeniz gerekiyor.

Bugüne kadarki bütün seçimlerde olduğu gibi bugün de, “CHP’de adayları Atatürk belirleyecek.” Bu tamamen gönlünüzden geçen “Atatürk” sevgisine bağlı…