Daha önceki yıllarda da yazmıştım. Ama kimsenin de oralı olup ilgilendiğini bile sanmıyorum.Bugünün 21 Haziran olması sebebiyle konuyu bir kez daha köşeme alıp gündeme getirmeyi uygun gördüm.Pek sanmıyorum ama belki bu defa birileri, “bu adam ne diyor?” d

Daha önceki yıllarda da yazmıştım. Ama kimsenin de oralı olup ilgilendiğini bile sanmıyorum.

Bugünün 21 Haziran olması sebebiyle konuyu bir kez daha köşeme alıp gündeme getirmeyi uygun gördüm.

Pek sanmıyorum ama belki bu defa birileri, “bu adam ne diyor?” diye yazımızı okur da belki hak verir…

Evet, “21 Haziran” kutlamaları eskiden olduğu gibi öyle gereksiz tantanalara sahne olmuyor.

Zaten oldum olası her yıl “21 Haziran” nedeniyle sanatçıydı veya bir takım etkinlikti diye “organizatörlere” avuç dolusu para verilmesini hiç doğru bulmadım.

Ancak zaman zaman bu tür aktivitelerin şehre canlılık getirdiğine de katılıyorum. Ancak bugün olduğu gibi “mütevazi” bir şekilde yapılması kaydıyla.

Keşke bugüne kadar “21 Haziranları” sadece “şenlik” havasında görmeyip kendi ruhuna uygun kalıcı bir çalışma zeminine sokabilseydik…

Mesela bugüne kadar hiç kimsenin aklına “21 Haziran” tarihinde yaşanan o kahramanlık olayları ile ilgili “TV dizisi” veya “film” yapmak gelmedi.

Oysa bundan tam 92 yıl önce bugün bu üzerinde yaşadığımız topraklarda kim bilir ne çetin bir mücadele yaşandı?

Nice kahramanlar vatan uğruna bu topraklarda “şehit” düştü? Ne ocaklar söndü? Ne evlatlar yetim kaldı?

Kim bilir, üzerine “toprak” diye basıp geçtiğimiz şu “Atatürk Bulvarı’nın” altında ne isimsiz kahramanlar yatıyordur da haberimiz yok.

Kimdi bu insanlar, isimleri neydi? Geride bıraktıkları insanlara n’oldu? Nerede ve nasıl yaşıyorlar? Bu insanların akıbetleri ile ilgili doğru dürüst kayıt yok…

Oysa “21 Haziran’da” bu topraklarda öyle şiddetli çarpışmalar yaşanmış ki, Sakarya Nehri’nin günlerce “kan” aktığı söylenir.

Böyle bir çarpışmanın yaşandığı “kurtuluş mücadelesinden” daha iyi “TV dizisi” veya “film” konusu mu olur?

İnanın şu “21 Haziran” destanı “Amerika’nın” her hangi bir eyaletinde yaşanmış olsa, adamlar bundan ne “filmler” çıkartırdı.

Sonra da “21 Haziran” ile ilgili yaptıkları “film” ve “TV dizilerini” bize bir güzel satarlardı. Biz de alıp seyrederdik…

Bugün hepimizin “21 Haziran’dan” anladığı, sadece bir iki sanatçı ve havai fişek gösterisinden ibaret olmamalı.

Gerek Valilik, gerekse belediyeler, hatta odalar, “21 Haziran Adapazarı’nın Kurtuluşu” ile ilgili ortak bir çalışma içine girebilir. Girmeli de.

Belki bu bir “film” veya “TV dizisi” olmayabilir. Ama en azından “kısa metrajlı da” olsa bir “belgesel” çekilebilir.

 

İddia ediyorum bugüne kadar “şenlik” adı altında havaya atılan paralarla “21 Haziran Belgeseli” çok rahat yapılabilirdi. Yeter ki niyet olsun…