Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Elif Erdem Düzgün, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü nedeniyle açıklama yayımladı.

Düzgün mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Tarihte en geniş katılımlı insan hakları belgesi olarak tanımlanan Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 20 Kasım 1989 tarihinde oybirliği ile kabul edilmiş ve 20 Kasım; Dünya Çocuk Hakları Günü olarak ilan edilmiştir. Türkiye Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeyi 14 Eylül 1990 tarihinde imzalamış, 1995 yılında da Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 

Ayrım gözetmeme, çocuğun yüksek yararı ilkesi, yaşama ve gelişme hakkı ve katılım hakkı, ülkemizin sözleşmenin tarafı olarak korunmasını ve geliştirilmesinin teminatını verdiği temel haklardandır.  

Serdivan’da trafik yoğunluğu Serdivan’da trafik yoğunluğu

Sözleşme; çocukların yaşama, gelişme, korunma ve katılıma ilişkin tüm hakların hiçbir ayırım gözetmeksizin bütün çocuklara eşit olarak tanınmasını teminat altına almaktadır. Çocuğu ilgilendiren konularda çocuğun yüksek yararının korunması da yine sözleşme ile güvence altına alınmıştır. Bu kapsamda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu 15.07.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak Sözleşmeye ve yasal düzenlemelere rağmen Çocuk Haklarının Korunması ve bu kapsamda politikalar geliştirilmesinde Türkiye istenilen düzeye gelememiştir. Çocuk Hakları ihlalleri gün geçtikçe artmaktadır. Bugün ülkemizde birçok çocuk cinsel istismara uğramakta, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalmaktadır.

Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz ve birçok insanın açlık sınırında yaşaması en çok çocukları etkilemektedir. Birçok çocuk yeterli ve sağlıklı şekilde beslenememektedir. Ekonomik koşullar ve her gün artan pahalılık karşısında çocuklar okula beslenme çantaları boş gitmeye başlamıştır. Bu nedenle çocukların hiç olmazsa okulda dengeli beslenebilmesi için acilen düzenleme yapılması ve çocukların en azından bir öğün yemeklerinin Devlet eliyle karşılanması elzemdir. 

Üzerine eğilinmesi gereken bir diğer sorunda; basında da sıkça yer almaya başladığı üzere okullarda yaygınlaşmaya başlayan akran zorbalığı ve şiddet olaylarıdır. Çocukların birbirine fiziksel güç uyguladığı ve bunu kamerayla çekip sosyal medya hesaplarında paylaştığı, şiddeti olağanlaştırdığı görüntüler kabul edilebilir değildir. Bu kapsamda eğitim sisteminin sorgulanması ve bu olayların önüne geçilebilmesi için ne yapabilirin sorgulanması gerekmektedir. Zira çocukların cezalandırılması değil, iyiye yöneltilmesi ile bu sorunun üstesinden gelineceği açıktır. Bunun için eğitim politikasının gözden geçirilmesi ve yeni politikalar geliştirilmesi gerekmektedir.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de uyuşturucu madde kullanımının çocuklar arasında da yayılmaya başladığını üzüntüyle görmekteyiz. Çocukların korunması ve uyuşturucu madde kullanımının engellenmesi için yine gerekli önlemler alınmalı ve çocukları koruyacak politikalar geliştirilmelidir.

Çocukların suça sürüklenmesinin önüne geçmek için suça karışan çocukları cezalandırmak yerine iyileştirmeye yönelik düzenlemeler yapılmalı ve tedbirler alınmalıdır.

Her yıl 20 Kasım’da çocukların haklarının hatırlanması ve bu hakların hayata geçirilmesinde herkesin üzerine düşeni yapması ve özellikle de devletin gerekli tedbirleri alması gereğinin bir kez daha altı çizilmektedir. Ancak aradan geçen yıllar zarfında çok olumlu gelişmeler olduğunu söylemek mümkün değildir. Çocuk Haklarını kutladığımız 20 Kasım’da hakları ihlal edilen ve hukuki desteğe ihtiyacı olan tüm çocukların, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da yanlarında olacağımızı beyan eder tüm çocukların 20 kasım Dünya Çocuk hakları Gününü kutlarız.”