Cevap: (Dürr-ül-muhtâr)da ve (Redd-ül-muhtâr)da diyor ki, (Bir kimse, kendi malından, başkası için fıtra verince, o önceden emir etmiş ise, caiz olur. Emri ile vermemiş ise, sonradan razı olsa da, caiz olmaz. Onun malı ile vermiş ise, razı olunca caiz olur. Bir adam, evinde beslediği kimselerin fıtralarını, onların emri olmadan verebilir. Zevcesinin ve evinde olanların fıtralarını, izinleri olmadan karıştırıp verebileceği gibi, toplamı kadar buğdayı veya değeri olan altını, bir defada ölçüp, bir veya birkaç fakire verebilir. Fakat ayrı ayrı hazırlayıp, sonra karıştırması veya ayrı ayrı vermesi ihtiyatlı olur).

Nisaba malik olduktan sonra, yani fıtra ve kurban vacib olduktan sonra ve hac farz olduktan sonra mal elinden çıkarsa, af olmazlar. Halbuki, zekât ve uşur, malın elden çıkması ile af olur. Fakat, elden çıkarılması ile bunlar da af olmaz.

Fıtra ve kurban nisabına malik olana zengin denir. Bunun fıtra vermesi vacib olur. Mükellef ise, yani akıllı, baliğ ve mukim ise, yalnız kendisi için kurban kesmek de vacib olur. Bunun zekât alması haram olur ve fakir olan kadın mahrem akrabasına ve çalışamayan fakir erkek akrabasına yardım etmesi vacib olur.

İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir ev, bir aylık yiyecek, her yıl üç kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve aletler, hizmetçiler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bu eşyanın mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut iseler, zekât, fıtra ve kurban için nisap hesabına katılmazlar. Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya, kiradaki evler, evindeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz. Bunlar fıtra ve kurban için, nisap hesabına katılır. Oturduğu ev büyük ise, ihtiyacından fazla, kullanılmayan odaların nisaba katılmaması sahihtir. (Tam İlmihâl s. 322)

Sakarya GİAD TÜGİK buluşmasına katıldı Sakarya GİAD TÜGİK buluşmasına katıldı