banner194
Öne Çıkanlar adliye teknoloji radyoterapi shm osmanlı altyapı sakarya osmanlı arması sakarya kpss ibrahim aktürk

Dilipak SAÜ’de “28 Şubat Örtülü Darbe” Konferansında konuştu

Sakarya Üniversitesi Girişimci Genç Mühendisler Topluluğu ve Milli Türk Talebe Birliği (MTTB) tarafından ’28 Şubat Örtülü Darbe’ isimli bir konferans düzenlendi.

banner153
Dilipak SAÜ’de “28 Şubat Örtülü Darbe” Konferansında konuştu
 SAÜ Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen konferansa,  Yeni Akit Gazetesi köşe yazarı Abdurrahman Dilipak ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) üyesi Avukat Gülden Dönmez konuşmacı olarak katıldı. Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, Sakarya Valisi Hüseyin Avni Coş ve MTTB İl Başkanı Özcan Ayma dinleyiciler arasında yer aldı.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan etkinlikte 28 Şubat’ta yaşanan başörtüsü mağduriyetini anlatan bir temsil gerçekleştirildi.

“500 yıldan fazla mahkumiyet talebi”

Konferansta ilk söz alan gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, bugüne kadar 500 yıldan daha fazla mahkumiyet talebiyle yargılandığını ancak hiç mahkum olmadığını dile getirdi. Dilipak, “İlk darbeyi 11 yaşında yedim. 12 Marta geldiğimizde ağır ceza mahkemesinde Milli Nizam mahkumu oldum. Yurt dışına kaçmak için İstanbul’a gelmiştim ama hala İstanbul’dayım. Benim için hala 12 Mart bir şekilde devam ediyor. 74 affında kurtuldum ama ben 12 Mart’tan bu yana kesintisiz sanığım. İstanbul’a kaçmak için geldiğimde, 74’e kadar her gün Yargıtay’da karar onanacak ve götürüleceğim endişesi taşıyordum. Ama korkularım boşunaymış” diye konuştu.

“Hedef imtiyazları uzatmak”

28 Şubat hareketinin aslında derin devletin içindeki Laikçi unsurların, Amerika’nın ılımlı İslamcıları derin devlete ve iktidara enjekte etmesine karşı bir operasyon olduğunu belirten Dilipak, “Paralel yapı ciddi bir güç kaybına uğrasa da hala her yerde varlar. Hala vazgeçmiş değiller ve herkesle de işbirliği yapabilirler. Üç tane hedefleri var; İsrail’in varlık ve güvenliğini garanti altına alacak bir uluslararası bölgesel düzen. 22 ülkenin sınır, rejim ve iktidar yapılarını değiştirecekler, ılımlı İslamcıları bu okullarda yetişen yönetim kadrolarına getirecekler. Hedef Lozan Anlaşması sonrası bölgede kurulan ve Türkiye’deki oluşturulan rejimle yapılan 99 yıllık imtiyaz anlaşmalarının sona erdiği zaman, uygun bir iktidarı iş başına getirmek suretiyle bu anlaşmaları yeniden 99 yıllığına uzatmak” diye konuştu.


“Örgün eğitim duble yapılmalı”

Tek bir fakülteden mezun olmanın günümüzde yeterli olmayacağını ve en az üç dil öğrenilmesi gerektiğini belirten Dilipak, “Bugünkü üniversitelerde, okullarda öğretilen bilgilerle siz kendi medeniyetinizi kuramazsınız. Daha fazlasına ihtiyacınız var. Siz sadece meslek için okumuyorsunuz. Efradını cami, ağyarını mani bir şekilde hayatı tanımamız gerekiyor. Psikoloji okuyorsanız sosyoloji de okuyun, mimarlık okuyorsanız inşaat da okuyun. Bu da yetmez, bir de açık öğretimden ilahiyat okumanız gerekiyor. Dininizi bilmiyorsanız, onun filtresinden bakmıyorsanız hayata, o bilgiler sizi cehenneme daha çabuk götürebilir” diye konuştu.

“Artık ezilmeyi kabul etmemeliyiz

Avukat Gülden Dönmez de, 28 Şubat sürecinde yaşananları ve tanıklıklarını, önemli bir tecrübe olarak değerlendirdi. Dönmez, “O dönem İslam ümmetinin direniş mücadele hikâyesi anlamında gerçekten destansı anlatımların olduğu bir dönemdi. Tek dertleri vardı İslam’ın gereğine uygun yaşamamız. Aslında bugün burada şu an bu toplantıyı yapıyor olmamız, özgürce konuşuyor olmamız idamla yargılanmak, terörle mücadelede sorgulanmak ve gözaltılar, sorgulamalar birçok bedel göze alınarak yapılmış bir mücadeledir. Biz o dönemde yargılanmayı göze alıp suç işlerdik. Yine medyanın gerçekten çok cesur kalemler, cesur programlar sayesinde aslında bir nevi o yaşanan olaylar esnasında vicdanların sesinin yükseldiği her yerde karşılık bulduğu önemli bir tecrübedir. Bu tecrübeler İslam ümmetinin bir duruş kaynağı, umut olmuştur. Biz artık ezilen figüranlar değil biz aktör olarak kendi inancımızı kendi kimliğimizle olmamız gereken her yerde olmalıyız artık ezilmeyi kabul etmemeliyiz’’ dedi.

28 Şubat penceresinden bakıldığında nasıl aktör olunabileceğinin düşünülebilmesi ve bilinmesi gerektiğini ifade eden Dönmez, “Kim olduğumuzla ilgili ne istediğimizle ilgili bütün olan biteni bilmek gerekiyor. Copy paste ile ödev ve proje üretmeyi, tez yazmayı bırakıp zihni bir faaliyetle gerçekten en hakiki ve en işe yarar bilgiye ulaşıp o bilgiyi kendi inandığınız doğrultuda sağlamamız mümkün. Nihayetinde adaletten yana olan kazanacaktır. Zulüm hiçbir zaman sürekli devam etmez. 28 Şubat sürecinin her kesimini iyi anlamak lazım. Buradan çıkardığımız dersle, yola devam etmemiz lazım’’ şeklinde konuştu

Konferansın sonunda, MTTB İl Başkan Yardımcısı Abdülhamit Cambaz ve MTTB Sakarya Hanım Komisyonu Başkanı Fazilet Birlik konuşmacılara plaketlerini takdim etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
antiparalel 3 yıl önce

SAGLİKTA TEMİZLİK NE ZAMAN SİZ KONUSUN DURUN ADAMLAR DİMDİK AYAKTA VE İDAREDELER KENDİNİZİ KANDİRİN YAZİK

Avatar
Cevat SANDIKCI 3 yıl önce

28 Şubat'ı sizler hissediyorsunuz ulusal medyada 28 Şubat ile haberler yok. Yoksa pusuya mı yattılar.

banner191

banner192