Sosyal medyayı önceki akşam tararken bir arkadaşın yayınladığı bir yazıyı gördüm ve okudum…

Yazıda…

Ünlü Sinema Sanatçısı Hülya Koçyiğit’in damadı İş İnsanı Ender Alkoçlar’ın, koronavirüs salgınıyla ilgili konuşmasının içeriği vardı…

Fakat yazıyı okuduğumda Sayın Alkoçlar bir konuşmuş ama pir konuşmuş…

Diyor ki Ender Alkoçlar:

“Bir kudurmuştuk, bir kudurmuştuk ki...

Evlenme teklif etti partisi, sözümüz olacak partisi, nişan yapacağız en iyi yerde olmalı, düğünümüz var aman rezil olmayalım; paraşütle mi atlasak...

Tarkan mı çıksın, Jennifer Lopez mi?

Yok, en değişik bizimkisi olsun.

Hamileyim…

Bebeğimin cinsiyeti belli oldu partisi.

Doğurmadan bebek geliyor partisi.

Doğurana kadar odayı Versay Sarayı’na çevirmeler.

Babyshower, dişi çıktı, yaş günü ve daha liste uzun.

Çok azdık ve kudurduk,

Dünya bize ‘Otur evde, sade bir hayat yaşa, şükretmeyi, unuttuğun sağlığın, gösteriş yapmaktan kaçırdığın zamanın, hayatında abarttığın her mananın muhasebesini yap’ dedi.

Yapıyor muyuz?

Yapalım bence.

Yaşam tarzımızdan, konuşma şeklimize kadar bir abartı, bir şımarıklık.

Ne oldu o mütevazı Türk milletine.

Herkeste bir yarış,

Şükretmeyi unuttuk.

Milyon dolarların olsa ne fayda; hadi gidelim tatile.

Avrupa mı?

Asya mı?

İşte elini yüzünü yıkar oturursun evde...

Ne kaldıysa dolapta pişirir yersin.

Lokantalarda yemek beğenmeyen…

Aşçı, garson azarlayan, makyaj görüntüsünü Instagram’da paylaşanlara ne oldu?

Bu bize büyük bir ders olsun.

Allah hepimizin yardımcısı olsun…”

Sağlıcakla kalın…