Akyazı’nın Boztepe köyü Çatalkaya Mahallesi’nde bulunan tarihi ahşap cami, yıllara meydan okumaya çalışıyor. 1948 yılında inşa edilen ve bölgenin geçmişine tanıklık eden yapı, uzun yıllardır yeterli bakım yapılamaması nedeniyle yıprandı.
Köknar ağacından yapılan dış cephesi, toprak ve saman karışımı sıvaları ile tamamen el işçiliğiyle hazırlanan iç duvar süslemeleri, caminin en dikkat çekici özellikleri arasında bulunuyor. Yağmur nedeniyle dış cephedeki ahşapların çürümesini önlemek isteyen mahalle sakinleri, yapının bazı bölümlerini kendi imkanlarıyla sacla kapatarak korumaya çalışıyor.
Yeni bir caminin yapılmış olmasına rağmen tarihi yapı mahalle sakinleri tarafından terk edilmiş değil. Mezarlığın yanında bulunan cami, cenaze namazlarında kullanılmasının yanı sıra yoldan geçen vatandaşların da uğrayarak ibadetlerini gerçekleştirdiği bir mekan olmayı sürdürüyor.
“Bu hatıraların yıkılıp gitmesini istemiyoruz”
Caminin kendileri için yalnızca bir ibadethane olmadığını belirten Selçuk Yazıcı, yapının mahalle sakinlerinin çocukluk anılarında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yazıcı, “Biz burada çocukluğumuzu geçirdik. Yaklaşık 20 yıl önce Kur’an-ı Kerim’i bu camide öğrendik. Şimdi bu camimizin gözlerimizin önünde yıkılıp gitmesini istemiyoruz. Burası bize dedelerimizin hatırasıdır. Yeni bir camimiz var ama burası bizim ilk camimiz, hatıralarla dolu. Bu hatıraların yıkılıp gitmesini istemiyoruz” dedi.
Caminin imece usulüyle de restore edilebileceğini ifade eden Yazıcı, “Gerek yetkililerden gerekse imece usulüyle destek alarak camimizin restore edilip yeniden hayata kazandırılmasını istiyoruz. Biz de elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da hazırız” diye konuştu.
“Harabe olduğunu gördükçe vicdan azabı duyuyoruz”
Tarihi caminin mevcut durumunun kendilerini derinden üzdüğünü dile getiren Mustafa Temizalay da yapının geçmişte mahalle hayatının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Temizalay, “Çocukluğumuz buralarda geçti. Gençlik yıllarımızda hep buradaydık. Bu caminin harabe olduğunu gördükçe insan vicdan azabı duyuyor” ifadelerini kullandı. Caminin içindeki süslemelerin tamamen el emeği olduğunu vurgulayan Temizalay, “Buradaki boyalar ve süslemeler simetrik değil, tamamen el yapımı. Sıvaları saman ve toprakla yoğrularak yapılmış. İçerisi şu anda harabe durumda” dedi. Temizalay, geçmişte caminin temizliğinin de mahalle sakinleri tarafından yapıldığını belirterek tarihi yapının yeniden ayağa kaldırılması için destek istedi.
Ahşapları 2 kilometre uzaktan öküzlerle getirildi
Caminin 1948 yılında dedesi Yusuf Çavuş tarafından yaptırıldığını anlatan 48 yaşındaki Mustafa Civan ise yapının bölge için önemli bir kültür mirası olduğunu söyledi. Civan, bir dönem caminin yıkılarak yerine yeni bir yapı yapılmasının gündeme geldiğini ancak kendilerinin buna karşı çıktığını belirterek, “Köylüler camiyi yıkıp yerine cami yaptırmak istemişti. Biz torunlar olarak buna karşı çıktık, yıktırmadık. Hâlâ ayakta. Uygun şekilde tamir edilmesini ve bir kültür mirası olarak devam etmesini istiyoruz” dedi.
Caminin yapımında kullanılan ahşapların yaklaşık 2 kilometre uzaklıktan öküzlerle taşındığını anlatan Civan, “Köyde cami olmadığı için dedem tarafından yaptırılmış. Ahşapları 2 kilometre uzaktan öküzlerle çekilerek getirildi. Dış kısmı köknar tahtası, iç kısmı ise toprak ve saman sıvasından oluşuyor. İçerisindeki yazılar ve süslemeler el yazısı ve el boyamasından ibaret” diye konuştu.
“Caminin heba olup gitmesini istemiyoruz”
Tarihi caminin korunması için çeşitli kurumlara başvurduklarını belirten Civan, bugüne kadar yeterli destek alamadıklarını söyledi. Civan, “Caminin bakımlarını elimizden geldiği kadar yapmaya çalışıyoruz. Köylülerden bazıları yıkılmasından yana olduğu için destek alamadık. Ancak biz bu yapının yıkılmasını istemiyoruz” dedi. Caminin bugün de kullanılmaya devam ettiğini belirten Civan, “Burası mezarlığın yanında olduğu için cenazelerimizi buraya getiriyoruz. Namaz kılanlar oluyor. Yoldan geçenler uğrayıp namazını burada kılıyor. Caminin heba olup gitmesini istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Mahalleli tarihi yapının kurtarılmasını bekliyor
Yaklaşık 78 yıldır ayakta duran caminin, özgün mimarisi, toprak-saman sıvaları ve el boyaması süslemeleriyle gelecek nesillere aktarılması isteniyor.
Mahalle sakinleri, tarihi yapının yıkılarak yerine yeni bir bina yapılması yerine, özgün dokusu korunarak restore edilmesini ve Akyazı’nın kültürel miraslarından biri olarak yaşatılmasını talep ediyor.