banner163

Nedendir bilinmez gelen her “yeni yıl” bir öncekini mutlaka aratır. Ağzımızdan hemen; “nerede o eski” diye başlayan kelimeler dökülür.

Bu hayıflanmanın haklı bir tarafı var mıdır bilemem ama galiba gelen her “yeni yıl” bizden bir şeyler alıp götürdüğünden bu kelimelerin arkasına sığınıyoruz.

Öyle bile olsa bizim gençlik dönemimizde ki “yeni yıl” anlayışı ile günümüz arasında büyük bir fark olduğu da ortadadır…

Gerçi “yeni yıl akşamları” benim için fazla bir anlam taşımıyor. Sadece takvim yapraklarında bir rakam değişiyor o kadar.

Buna rağmen eski “yeni yıl akşamlarını” şöyle bir hatırladığımda ilk aklıma gelen, tek kanallı ve siyah beyaz televizyon eğlencesi geliyor.

Maaile geçerdik tek kanallı televizyonun karşısına bize ne sunarlarsa onu seyrederdik. Adına eğlence derseniz tek eğlencemiz de işte buydu…

Tek kanallı siyah-beyaz televizyonumuzu izlerken bir yandan da gözümüz saatte olurdu. Saatin biran önce 24’e gelmesini beklerdik.

Zira o zamanlar saat 24’ten sonra ünlü dansöz “Nesrin Topkapı’nın” çıkacağını bilirdik. Tabi “Nesrin Topkapı’yı” öyle büyüklerimizin yanında izleyemezdik.

Ya aile büyüklerinin yatması beklenir, ya da gündüzden sözleştiğimiz üzere mahalledeki bazı arkadaşların evlerinde buluşurduk…

Bu arada Zeki Müren’i de hatırlamadan geçmek olmaz. Her “yeni yıla” mutlaka Zeki Müren’in iyi dilekleri ve şarkılarıyla girerdik.

Anlayacağınız O da “yeni yılın” kadrolu sanatçısıydı. Mutlaka her “yeni yıl” o siyah beyaz ekrana konuk olurdu.

Yarı erkek yarı kadınsı yönüyle bilinen Zeki Müren, sevilen şarkılarını söyler ertesi ve böylece “yeni yıla” girmiş olurduk…

Ertesi gün de herkesin dilinde “Nesrin Topkapı’nın” nasıl kıvırttığı ve Zeki Müren’in söylediği şarkılar olurdu.

Sonra da herkes birbirine “yeni yılın ailecek bereketli ve huzurlu geçmesi” temennisinde bulunurdu.

Gerçi “yeni yıla” Zeki Müren ve “Nesrin Topkapı’nın” kıvırtmasıyla başladıktan sonra “yeni yıldan nasıl bir bereket ve huzur” beklenir o da ayrı konu…

İşte bütün eğlence siyah beyaz bir televizyon, “Nesrin Topkapı” ve Zeki Müren’di. Bugün birçok kanalda farklı eğlenceler var ama hiçbiri insanı cezp etmiyor.

Hele “yeni yıl” nedeniyle bazı belediyelerin “çılgınlık” düzeyinde hazırlık yapıp milyonları israf etmesi ve geç saatlerde gençlerin düştüğü durum insanı rahatsız ediyor.

Nitekim eski “siyah beyaz yeni yıl” akşamlarını işte bu yüzden arıyorum. Bari o zamanlar israf ile “necaset” hiç bu kadar birbirlerine yakın değildi…! (31.12.2014)

banner164
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ü.Özçelik 11 ay önce

Her insan, yaşı ilerleyince büyüklerinden duyup da çocukken, gençken dalga geçtiği "nerede o eski ...." diye başlayan meşhur cümleyi kurar. Çünkü geçmiş dediğimiz şey aslında geçmemiştir de ondan. Yani geçmiş, geçmez; bugün yaşadığımız her şey geçmişin izlerini taşır da ondan...

banner191

banner190

banner192

banner76