Yalan dünyanın sahte nimetleri!.

Bugün arife. Yarın da Ramazan Bayramı’nın birinci günü. Bayram süresince sizlerle birlikte olamayacağız.Fırsat bu fırsat biz de Ramazan Bayramı süresince şöyle biraz dinlenelim. Zira Bayramdan sonra hareketli bir gündem bizi bekliyor.Seçim tarihi yaklaştı

Abone Ol

Bugün arife. Yarın da Ramazan Bayramı’nın birinci günü. Bayram süresince sizlerle birlikte olamayacağız.

Fırsat bu fırsat biz de Ramazan Bayramı süresince şöyle biraz dinlenelim. Zira Bayramdan sonra hareketli bir gündem bizi bekliyor.

Seçim tarihi yaklaştıkça siyasi arena giderek hareketlenecek. Aday adaylığı sonra da adayların belirlenmesi derken bir de bakmışız önümüze sandık konmuş…

Dolayısıyla bugünün arife ve yarın da Ramazan Bayramı’nın birinci günü olması sebebiyle siyasetten uzak bir yazı yazmak istedim.

Zira ne yazsak birileri mutlaka kırılıyor. Sonra da başlıyorlar hakkımızda “dedikodu” yapmaya.

Bari mübarek Ramazan Bayramı nedeniyle birilerini kızdırıp kimseyi “günaha” sokmayalım…

Evet, bayramlar herkes gibi bende de farklı duygu patlamasına neden olur. Bir kere arife akşamı içimi tarif edilmez bir hüzün kaplar.

Günler uzun olsa da “oruçlu” olduğumuz o son dakikalar sanki içimizden bir şeyleri alıp götürür.

Her defasında “seneye İnşallah” deyip Ramazan’ı uğurlasak da, bir sonraki Ramazan’a çevremizden ve yakınlarımızdan hep fire vererek gireriz…

Neyse ki, “Bayram sevinci” içimizdeki bu hüznü alıp götürür. Sabah erkenden kalkıp “Bayram Namazı” için hazırlık yapmak bambaşka bir duygudur.

Hele insanın çocuklarıyla birlikte “Bayram Namazı” için erkenden caminin yolunu tutması bambaşka bir duygudur.

Doğrusu rahmetli babamın her bayram sabahı namaza giderken yanımızda büyük bir keyifle neden yürüdüğünü şimdi daha iyi anlıyorum…

Güzel bir gelenektir, “Bayram Namazı” bittiğinde mahallenin büyükleri imam yanında saf tutar cemaatle bayramlaşır. Bu gelenek birçok camide halen devam ediyor.

Çocukluğumuzda biz de mahallemizin büyükleriyle önce camide bayramlaşırdık. Rahmetli babam da içlerinde olurdu ve elini öperdik.

O da gururla yanındakilere “benim çocuklarım” derdi. Sırayla el öptüğümüz büyüklerden hayır dua alıp evin yolunu tutardık…

Bugün bakıyorum da artık o saflarda mahallemizin tanıdık büyükleri kalmadı. Onların yerini saflarda bizler aldık.

Eskiden “Bayram Namazı” sonrasında biz büyüklerin ellerini öperken, şimdilerde bizim ellerimiz öpülmeye başlandı.

Ne çabuk sıra bize geldi, ne zaman her Bayram camide saf tutan ve ellerini öptüğümüz o büyükler aramızdan ayrıldı?

Önce baba, sonra anne, arkasından eş dost arkadaş derken “zincirin halkaları” yavaş, yavaş eksiliyor da işin farkında değiliz.

 

Bu “yalan dünyanın, sahte nimetleri” için daha ne kadar birbirimizi yiyeceğiz bilemiyorum ama zamanın daraldığına şahitlik ederim. Hepinize iyi bayramlar…

{ "vars": { "account": "G-0MLMEGBNK7" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }