Taşmedreseli Ülkücüler, 12 Eylül darbesinin ardından idam edilen ve cezaevlerinde hayatını kaybeden gönüldaşlarını “Unutmadık! Unutturmayacağız!” programıyla andı.
Hoca Ahmed Yesevi Vakfı’nın Küçük Ayasofya Camisi yanındaki genel merkezinde düzenlenen programda ülkücüler bir araya gelerek hem hasret giderdi hem de vefat eden arkadaşlarını dualarla andı. Şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Yâsin Sûresi okunarak dua edildi.
12 Eylül ve ülkücülerin mücadelesi
Cihan Kantar’ın yönettiği etkinlikte ilk konuşmayı MHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Davut Haskırış yaptı. Haskırış, 12 Eylül darbesinin Türk milliyetçilerini yok etmek amacıyla gerçekleştirildiğini savunarak, bütün baskılara rağmen ülkücü hareketin ayakta kaldığını ve ülkesine ve milletine hizmet etmeyi sürdürdüğünü söyledi.
Taşmedreseli Mustafa Dülger, ülkücülerin “kutsal değerlere saldıran karanlık bir zihniyete dur dediğini” belirtirken, ülkücülerin ‘ağabey’ diye andığı Hayrettin Alp de 12 Eylül öncesindeki siyasi ortamı ve dönemin farklı ideolojik gruplarını anlattı. Alp, ülkücülerin milletini ve yurdunu karşılıksız sevdiğini ifade etti.
Cafer Yaylan da, Mamak A Blok’ta kaldığını belirterek 12 Eylül darbecilerinin amacını şöyle anlattı: “Bizden sonraki Türk gençliğine ‘Siz abilerinizin yolundan gitmeyin. Onlar gibi olmayın, düşünmeyin. Yoksa sizi de zindanlarda çürütür, idam ederiz. Bak Türkeş’i bile yargıladık’ demek istediler. Ancak bizden sonraki nesil bu tehdide kulak asmadı. Binlerce Türk genci bu tehdide kulak asmadığı ve ülkücü gençler yetişmeye devam ediyor.”
Mustafa Özdemir ile Doğu Türkistan Türklerinden Kadriye Oğuz Bilgen de “dün olduğu gibi bugün de Türklük davası için mücadeleye devam ettiklerini” söyledi. Yörük Ali Paşa’da bugün Türk-İslam Ülküsüne bağlı tek kurumun MHP olduğunu söyledi.
Programın sonunda Taşmedreseli ülkücülere üzerinde Bozkurt figürü bulunan madalyonlar hediye edildi.
12 Eylül’ün ülkücüler üzerindeki ağır bilançosu
12 Eylül 1980 darbesinin ardından ülkücü hareket geniş kapsamlı tutuklama ve yargılamalarla karşı karşıya kaldı. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası kapsamında 587 sanık yargılanırken, çok sayıda ülkücü hakkında ağır hapis ve idam cezaları istendi. Dava sürecinde dokuz ülkücünün idam cezası infaz edildi. Mamak Askerî Cezaevi ise ülkücü tutuklulara yapılan kötü muamele ve işkencelerle hafızalarda yer aldı. Alparslan Türkeş de dava kapsamında uzun süre tutuklu kaldı. / Hüdavendigâr Onur