TRT’de yayınlanan ‘Taşacak Bu Deniz’ dizisinin Türkiye üzerinde oynanan art niyetli senaryoları yeniden gözler önüne serdiği belirtildi.
Tanınmış hukukçulardan, yazar, fikir adamı Hüseyin Özbek,Taşacak Bu Deniz dizisinde Trabzonluların ilkel, vahşi, uygarlıktan uzak, saldırgan kişiler olarak yansıtıldığını, bölgede ağalık ve aşiret düzeni varmış gibi gösterildiğini belirterek, “Taşacak Bu Deniz” dizisindeKaradenizlilerin ilkel, Yunanistan’da Tıp Eğitimi alarak bölgeye gelen Doktor Eleni’nin ise üstün Yunan ahlakı ve değerleri ile yetişmiş, çok yetenekli, insancıl bir kişilik olarak yansıtılmasının kasıtlı bir yaklaşım olduğuna işaret etti.
"Karadenizli namus düşmanı gösteriliyor"
Trabzon’u görmemiş, yöre halkını tanımamış izleyicilerin bu diziden etkilenerek Karadenizliler hakkında çok olumsuz düşüncelere kapılacağını açıklayan Özbek, “Devletlerin güvenlik stratejilerini, kalkınma planlarını, sanayi ve tarımsal üretim, istihdam, eğitim öğretim, ekonomik, sosyal, kültürel projelerini, ulusal çıkarlar doğrultusunda belirlediğini” söyledi. Özbek, şöyle konuştu: “Uzun vadeli politikalar, devletin kuruluş kodları, tarihten çıkarılan dersler, gelecek tasarımı dikkate alınarak oluşturulur. Temel konularda toplumsal duyarlılığın ortak paydalarının inşasına özen gösterilir. Öyle ise TRT bu diziyi nasıl kabul ediyor, hangi amaçla gösterime sokuyorsunuz.”
Özbek yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin ulusal kültür politikalarının yukarıda anlatılan doğrultuda belirlenip belirlenmediği” sorusunu yöneltirken, cevabını yine kendisi devlet televizyonu TRT’de yayınlanmakta olan Taşacak Bu Deniz dizisi üzerinden yanıtladı.
Hüseyin Özbek dizide yer alan birkaç sahneyi örnek gösterirken şunları söyledi: “Dizideki rezaletlerden biri köye gelen doktora tecavüz girişimi. Trabzon insanı ırz ve namus düşmanı gösteriliyor. Aile içi şiddet içerikli söz ve davranışlar, işkence, sadistlik sahneleri özellikle yerleştirilmiş, bebeği satacak kadar aşağılık, insanlıktan uzak psikopat tipler, vahşi davranışları, ikide bir silaha sarılmayı alışkanlık haline getirmiş bir toplum, hukuka uymayan, yasaları çiğneyen, birbirinin ağılın, çay tarlasını, çay deposunu yakan, tırlarını ateşe veren hasımlar, sözün kısası ele alınacak hiçbir iyi özelliği olmayan Trabzonlu tiplemesi var. Dizide Pontus propagandası yapılırken, Trabzonluları gözden düşürme, ahlaki yönden çökmüş olarak tanıtılmaya çalışılıyor. Üstelik milletin parasıyla çekilip, devletin kendi televizyon kanalından yayına sokuluyor.”
Önleyici kültür politikaları geliştiremedik
Sorunun yanıtının acı olduğuna değinen Özbek, milli duyarlılığı, tarihsel belleği, yön duygusunu körelten ‘Devlet Alzheimeri’ ile bilinci bulanıklaşan Türkiye’nin suyun öte yakasının kültürel karasularını genişletme, ülkemizde Helen sever bir iklim oluşturma stratejisini okuyamadığı için önleyici kültür politikaları geliştiremediğini söyledi.
Avukat Hüseyin Özbek, daha önce televizyonlarda yayınlanan bazı diziler hakkında da şunları söyledi: “Yakın geçmişin televizyon dizilerinde Yunan/ Rum karakterlerin, Olimpos’tan yeni inmiş günümüzün Apollon’ları olarak tasvir edilmesi, ortak bilincimizde tarihsel yaşanmışlıkların oluşturduğu milli duyarlılığın, Helen severlikle yer değiştirmesine yönelik olduğunun altını çizelim. Yabancı Damat (Niko) -Kırık Kanatlar (Hristo) - Tatlı Hayat (Yorgo), Vatanım Sensin (Leon), Hatırla Sevgili ( Teo ) gibi televizyon dizilerine, Yüreğine Sor-Aşk Tesadüfleri Sever 1-2- Suyun Öte Yanı gibi sinema filmlerine yerleştirilen kusursuz Yunan/Rum karakterleri üzerinden şırınga edilen bilinç köreltici algı uyuşturucuları söylediklerimizi fazlasıyla kanıtlamaktadır.” (Hüdâvendigâr Onur)