Sapanca Gölü'nün su seviyesi, yağışlar ve alternatif su takviyeleri sayesinde 30.27 metre kotuna ulaşmış durumda. Yılın ilk aylarında kritik seviyelere (28.41 metre) kadar gerileyen göl, özellikle ilkbaharda Yuvacık ve Akçay barajlarından alınan destekle toparlanma sürecine girdi ve mevsimsel hedeflerine yaklaşmayı başardı...
Kritik eşik: Göl için riskli kuraklık sınırı 28.00 metre ve altı olarak kabul edilmektedir. Maksimum seviye: Ekolojik dengenin sağlıklı sürdürülebilmesi adına gölün ideal seviyesi genellikle 31.00 metre civarındadır...
Güncel durum: Bahar aylarındaki artış eğiliminden sonra göl seviyesinin 30 metre kotunun üzerinde dengeli bir şekilde seyrettiği gözlemlenmektedir...
Sapanca Gölü, Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun (KAFZ) kuzey kolu üzerinde yer almakta olup aktif bir fay hattına ev sahipliği yapmaktadır. Gölün uzun ekseni boyunca uzanan bu fay hattının, bölgenin jeolojik yapısının oluşumunda büyük bir rol oynadığı bilinmektedir. Söz konusu fay hattı, Sapanca Gölü’nün tektonik bir göl (pull-apart basin) olarak şekillenmesine neden olmuştur…
Özellikle 1999’da meydana gelen İzmit Depremi (Mw 7.6), fay hattının gölün altından geçtiğini açıkça göstermiştir. Maden Tetkik ve Arama (MTA) tarafından hazırlanan diri fay haritalarında, uzmanlar bu fay hattını Sakarya bölgesinin en tehlikeli faylarından biri olarak değerlendirmiştir. Nitekim 2026 yılı itibarıyla yapılan güncellemeler de bu analizi desteklemektedir...
Göl tabanında gözlemlenen basamaklı yapı formasyonları ve gaz çıkışları (baloncuklar), aktif fay hareketlerinin doğal göstergesi niteliğindedir. Her ne kadar bu gaz çıkışları bölgeyi tanımlayan olağan bir durum gibi algılansa da, mevcut sismik hareketliliğin devam ettiğini ortaya koymaktadır...
Sapanca Gölü ve çevresi, birinci derece deprem bölgesi olarak sınıflandırılmakta ve gelecekte meydana gelebilecek depremler açısından yüksek risk taşımaktadır. Bölgedeki fayın geçmişte meydana getirdiği depremler genellikle 7 ve üzeri büyüklükte olmuştur; buna en somut örnek, 1999 İzmit Depremi’dir...
Bu yıl Türkiye genelinde ve Sakarya özelinde oldukça yağışlı bir dönem yaşandı. Ülke genelindeki bazı kuraklaşmış göller suyla dolarken, Sapanca Gölü, bu yağışlara rağmen sürekli kritik seviyelerde kaldı. Gölden çekilen yoğun su miktarı, bu duruma sebep olarak gösterilebilir. Ayrıca, su seviyesinin sürekli kritik eşikte kalmasında, gölün tabanındaki aktif fay hatlarından kaynaklı olası su sızmalarının etkili olduğu düşünülmektedir. Daha endişe verici bir ihtimal ise, çok büyük bir deprem durumunda gölün tamamen yok olma riski taşımasıdır.
Tüm bu bilgiler ışında…
İlgili birimler bu konunun üzerine ciddi bir şekilde düşmelidir…
Sağlıcakla kalın…