GÜNDEM

SAMÖB’den Sakarya için 10 maddelik deprem alarmı

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27. yıl dönümü öncesinde Sakarya Akademik Meslek Örgütleri Birliği (SAMÖB), kentin deprem riskine karşı atılması gereken adımları 10 maddelik eylem çağrısıyla açıkladı. SAMÖB, “Mesele herhangi bir kurumun ya da siyasi görüşün meselesi değildir. Mesele Sakarya’dır, mesele insan hayatıdır” mesajı verdi.

Abone Ol

“17 AĞUSTOS’U SADECE ANMAK YETMEZ”

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçerken, Sakarya Akademik Meslek Örgütleri Birliği, deprem gerçeğine ilişkin kapsamlı bir açıklama yayımladı. 17 Ağustos’ta yaşanan büyük yıkımın, binlerce kaybın ve toplumda bıraktığı ağır travmanın unutulmadığı vurgulanan açıklamada, asıl sorumluluğun geçmişi hatırlamakla sınırlı olmadığı belirtildi. SAMÖB, bir sonraki depremde benzer acıların yaşanmaması için bugünden harekete geçilmesi gerektiğini ifade etti.

YAPI STOKU TAMAMEN ORTAYA ÇIKARILSIN

SAMÖB’ün 10 maddelik çağrısının ilk sırasında Sakarya’nın mevcut yapı stokunun kapsamlı biçimde envanterinin çıkarılması yer aldı. İlçe, mahalle ve yapı bazında bilimsel verilere dayalı çalışmaların tamamlanması gerektiğini belirten birlik, özellikle 1999 öncesinde inşa edilen yapıların yaşının, kullanım amacının, taşıyıcı sistem özelliklerinin, zemin koşullarının ve deprem performansının birlikte değerlendirilmesini istedi. Riskli yapıların belirlenmesinin ardından en yüksek risk taşıyan yapılardan başlanarak müdahale edilmesi gerektiği vurgulanırken, “Riskin bilinmediği yerde riskin yönetilmesi de söz konusu olamaz” mesajı verildi.

“RİSKLİ YAPILAR ÖNCELİKLENDİRİLMELİ”

Tüm yapıların aynı anda dönüştürülmesinin ekonomik açıdan mümkün olmayabileceğine dikkat çeken SAMÖB, bilimsel kriterlere dayalı bir risk önceliklendirme sistemi kurulmasını önerdi. Can ve mal güvenliği açısından en yüksek risk taşıyan yapıların belirlenmesi ve müdahale sırasının şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması istendi.

HER RİSKLİ BİNA YIKILMAK ZORUNDA DEĞİL

SAMÖB açıklamasında dikkat çeken başlıklardan biri de güçlendirme seçeneği oldu. Her riskli yapı için tek çözümün kentsel dönüşüm olmadığı belirtilerek, teknik açıdan mümkün ve ekonomik olarak uygulanabilir yapılarda güçlendirme, gerekli koşullarda ise yeniden yapım veya kentsel dönüşüm seçeneklerinin değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Birlik, bilimsel esaslara uygun güçlendirme uygulamalarının mevcut yapıların güvenliğini artırarak can kayıplarının azaltılmasına katkı sağlayabilecek önemli mühendislik çözümlerinden biri olduğuna dikkat çekti.

DÖNÜŞÜM ADA VE BÖLGE ÖLÇEĞİNDE YAPILMALI

SAMÖB, parsel bazlı ve yalnızca bina yenilemeye odaklanan dönüşüm anlayışının yerine; zemin, yapı, ulaşım, altyapı, sosyal donatı ve afet toplanma alanlarını birlikte ele alan bölge ölçekli dönüşüm modellerinin geliştirilmesini istedi. Kentsel dönüşümün temel amacının ekonomik kazanım değil, can güvenliğinin sağlanması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi olması gerektiği vurgulandı. Dönüşüm sürecinde bölgede yaşayan vatandaşların ihtiyaç ve taleplerinin gözetilmesi ve imar haklarının korunması çağrısı yapıldı.

ZEMİN GERÇEĞİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Sakarya’da deprem güvenliğinin yalnızca bina mühendisliğiyle sınırlı olmadığına dikkat çeken birlik, zemin özellikleri, sıvılaşma riski, faylara ilişkin güncel bilimsel veriler ve yerleşim kararlarının birlikte değerlendirilmesini istedi. Yeni imar kararlarında deprem ve zemin güvenliğinin belirleyici kriterlerden biri olması gerektiği belirtilirken, zemin iyileştirmelerinin de etkin biçimde denetlenmesi çağrısı yapıldı.

HASTANELER, OKULLAR VE KRİTİK ALTYAPI İÇİN ÖZEL DENETİM

SAMÖB, hastaneler, okullar, itfaiye binaları, kamu hizmet yapıları, haberleşme ve iletişim tesisleri, enerji ve su altyapısı, köprüler ve ulaşım bağlantıları gibi kritik yapıların deprem güvenliğinin düzenli olarak değerlendirilmesini istedi. Açıklamada, deprem sonrasında yalnızca binaların ayakta kalmasının yeterli olmayacağı, kentin çalışmaya devam edebilmesinin de hayati önem taşıdığı ifade edildi.

DEPREM SONRASI YOLLAR ŞİMDİDEN BELİRLENMELİ

Olası bir deprem sonrasında ambulans, itfaiye, arama-kurtarma ve yardım ekiplerinin kente ulaşabilmesi için alternatif ulaşım güzergâhlarının şimdiden belirlenmesi gerektiği belirtildi. Acil müdahale yolları, toplanma ve geçici barınma alanları ile lojistik merkezlerinin afet öncesinde planlanması ve düzenli olarak güncellenmesi istendi.

“DEPREM POLİTİKASI ŞEFFAF OLMALI”

SAMÖB, Sakarya’nın deprem politikasının şeffaf yürütülmesi gerektiğini de vurguladı. Risk tespitlerinin, dönüşüm programlarının, öncelik sıralamalarının ve gerçekleştirilen çalışmaların mümkün olduğunca kamuoyuna açık şekilde paylaşılması gerektiği ifade edildi. Vatandaşların yaşadığı binanın ve mahallenin risk durumunu kolaylıkla öğrenebilmesi gerektiği kaydedildi.

“SAKARYA DEPREM VE KENT GÜVENLİĞİ PLATFORMU KURULSUN”

Akademik meslek örgütlerinin sürecin aktif paydaşı olması gerektiğini belirten SAMÖB, belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler ve meslek örgütlerinin yer alacağı sürekli bir “Sakarya Deprem ve Kent Güvenliği Platformu” kurulmasını önerdi. Platformun düzenli olarak toplanması, kararlar üretmesi ve bu kararları kamuoyuyla rapor halinde paylaşması gerektiği belirtildi.

HEDEFİ VE TAKVİMİ BELLİ EYLEM PLANI ÇAĞRISI

SAMÖB’ün son maddesi ise ölçülebilir bir Sakarya Deprem Eylem Planı hazırlanması oldu. “Deprem konusunda çalışmalar yapıyoruz” demenin artık yeterli olmadığı belirtilen açıklamada; hangi bölgede, hangi yapılar için, hangi tarihte, hangi kurum tarafından, hangi kaynakla ve hangi yöntemle çalışma yapılacağının açıkça belirlenmesi gerektiği ifade edildi. Hazırlanacak eylem planında yıllık hedefler oluşturulması ve gerçekleşme oranlarının kamuoyuyla paylaşılması istendi.

“ARTIK HAZIRLIKSIZ YAKALANMA LÜKSÜMÜZ YOK”

SAMÖB, 17 Ağustos 1999 depreminin Sakarya’ya çok ağır bir bedel ödettiğini hatırlatarak, bugün bilim, teknoloji, mühendislik bilgisi, üniversiteler ve güçlü bir meslek örgütleri birikiminin bulunduğuna dikkat çekti. Açıklamanın sonunda, “Bir sonraki depremi önleyemeyebiliriz. Ancak riskli yapıları önceden tespit edebilir, güçlendirebilir, dönüştürebilir ve kentimizi depreme dirençli hale getirebiliriz” mesajı verildi. SAMÖB; kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, üniversiteleri, siyasi partileri, meslek örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve Sakarya halkını ortak akılla hareket etmeye çağırdı. Birlik, çağrısını “Mesele herhangi bir kurumun ya da siyasi görüşün meselesi değildir. Mesele Sakarya’dır. Mesele insan hayatıdır” ifadeleriyle tamamladı.

{ "vars": { "account": "G-0MLMEGBNK7" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }