<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Medya Detay Bilişim Teknolojileri - Sakarya'dan Güncel Haber</title>
    <link>https://www.medyadetay.com</link>
    <description>MedyaDetay; Sakarya ve çevre illerinden 7 gün 24 saat doğru, tarafsız, kesintisiz, anlık ve son dakika haberlerini deneyimli kadrosuyla okuyucularına buluşturuyor. Okuyucularımızın doğru, tarafsız, güncel ve hızlı habere ulaşması için profesyonel kadromuzla kaliteli hizmet veriyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyadetay.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 29 May 2026 20:17:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Süt, sağlıklı büyümenin en doğal destekçisi]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Süt, besleyici içeriği ve sağlığa katkısıyla doğumdan itibaren her yaşta tüketilmesi gereken temel gıdalar arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Teksüt Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Arda Aksaray, sütün yaşamın her döneminde düzenli olarak tüketilmesi gereken en değerli besin kaynaklarından biri olduğunu belirterek 1 Haziran Dünya Süt Günü'nü kutladı. Sağlıklı bir toplumun temelinde dengeli ve yeterli beslenmenin yer aldığını ifade eden Aksaray, 'Süt; protein, kalsiyum, vitamin ve mineraller açısından çok zengin bir besin kaynağı. Çocukların büyüme ve gelişiminden yetişkinlerin sağlıklı yaşamına kadar her yaşta önemli bir role sahip. Fiziksel ve zihinsel gelişimin desteklenmesi için düzenli süt tüketimi büyük önem taşıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yıl 70'inci kuruluş yılını kutlayan Teksüt'ün, nesillerdir sofralarda yer aldığını vurgulayan Aksaray, <i><strong>"70 yıldır süt ve süt ürünleri alanındaki deneyimimizle tüketicilerimize güvenilir ve kaliteli ürünler sunuyoruz. Sütün bereketini ve doğallığını sofralara taşırken, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz"</strong></i> diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Süt kültürü nesilden nesile aktarılıyor</strong></span></p>

<p>Sütün yoğurt, ayran, peynir, kaymak ve tereyağı gibi birçok ürüne dönüşen büyük bir yolculuğa sahip olduğunu belirten Aksaray, <i><strong>"Anadolu mutfağında süt ve süt ürünleri çok önemli bir yere sahip. Kahvaltıdan ana öğünlere, tatlılardan geleneksel lezzetlere kadar hayatımızın her alanında süt ürünlerini görüyoruz. Bu güçlü kültür, yüzyıllardır nesilden nesile aktarılıyor"</strong></i> ifadelerini kullandı.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>Günde 2 bardak süt öneriliyor</strong></span></p>

<p>Karbonhidrat, protein ve yağ içeriğiyle enerji sağlayan süt, özellikle içerdiği kalsiyum sayesinde kemik sağlığının korunmasına katkı sağlıyor. Çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi için gerekli olan protein, kalsiyum, fosfor ile B2, B6, B1 ve A vitaminleri de süt aracılığıyla alınabiliyor. Uzmanlar, çocukluk döneminden itibaren düzenli süt tüketiminin sağlıklı yaşamın temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye Beslenme Rehberi'nde, çocukların ve gençlerin her gün düzenli olarak 2 ila 4 porsiyon süt ve süt ürünü tüketmesinin sağlıklı büyüme ve gelişim açısından önemli olduğu vurgulanıyor.</p>

<p>Teksüt'ün sade ve meyve aromalı süt çeşitleri ise çocukların süt tüketimini desteklerken, içerdiği yüksek protein ve kalsiyum oranlarıyla öne çıkıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/sut-saglikli-buyumenin-en-dogal-destekcisi.webp" type="image/jpeg" length="51747"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tansiyonu tetikleyen 14 beklenmedik faktör]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/tansiyonu-tetikleyen-14-beklenmedik-faktor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/tansiyonu-tetikleyen-14-beklenmedik-faktor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modern yaşamın yoğun temposu, stres ve kötü beslenme hipertansiyonu tetikleyen başlıca nedenler arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun yalnızca tuz tüketimiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok etkenin tansiyonu yükseltebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Nevrez Koylan, özellikle tansiyon hastalarına ilk önerilen adımlardan birinin tuz tüketiminin azaltılması olduğunu ancak hipertansiyonun çok daha geniş bir nedenler yelpazesine sahip bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koylan, stres, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da tansiyon üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti.</p>

<p>Uzman isim, uzun süre yüksek seyreden tansiyon değerlerinin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>TANSİYONU YÜKSELTEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR</strong></span></p>

<p>Prof. Dr. Koylan, hipertansiyon üzerinde etkili olabilecek bazı alışılmadık faktörleri şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li><i>Yalnızlık hissi</i></li>
 <li><i>'Beyaz önlük sendromu' (doktor ortamında tansiyon yükselmesi)</i></li>
 <li><i>Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek</i></li>
 <li><i>Duygusal ve stresli konuşmalar</i></li>
 <li><i>Susuzluk</i></li>
 <li><i>Aşırı şeker tüketimi</i></li>
 <li><i>Bitkisel takviyeler (ginkgo, ginseng, guarana vb.)</i></li>
 <li><i>Uyku apnesi</i></li>
 <li><i>Tiroid hastalıkları</i></li>
 <li><i>Doğum kontrol ilaçları</i></li>
 <li><i>Antidepresan kullanımı</i></li>
 <li><i>Ağrı kesici ilaçlar</i></li>
 <li><i>Potasyum eksikliği</i></li>
 <li><i>Ağrı ve ani fiziksel rahatsızlıklar</i></li>
 <li><i>'Sadece tuz değil, bütün yaşam tarzı önemli'</i></li>
</ul>

<p>Koylan, özellikle işlenmiş şekerlerin, bazı ilaçların ve uyku bozukluklarının da tansiyon üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek, <i><strong>"Tansiyon yalnızca tuzla açıklanamaz. Yaşam tarzı, stres yönetimi ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir"</strong></i> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/tansiyonu-tetikleyen-14-beklenmedik-faktor</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/tansiyonu-tetikleyen-14-beklenmedik-faktor.webp" type="image/jpeg" length="79529"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurban etlerinin taşınmasında yanlışlar!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/kurban-etlerinin-tasinmasinda-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/kurban-etlerinin-tasinmasinda-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Ahmet İnanır, Kurban Bayramı'nda ağır kaldırma ve kontrolsüz hareketlerin bel, boyun, diz ve omurga sorunlarını tetikleyebileceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, Kurban Bayramı öncesi özellikle bel, boyun, diz ve omurga rahatsızlığı olan vatandaşları uyardı.</p>

<p>Bayram döneminde yapılan ağır kaldırma, uzun süre ayakta kalma ve bilinçsiz hareketlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek; <i><strong>"Kurban kesimi sırasında yapılan ani ve kontrolsüz hareketler, sadece mevcut fıtıkları tetiklemekle kalmıyor, daha önce hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde bile kalıcı omurga problemlerine neden olabiliyor"</strong></i> dedi.</p>

<p>Özellikle sabah erken saatlerde başlayan yoğun fiziksel yüklenme büyük risk taşıdığını ifade eden Doç. Dr. İnanır, bayramda birçok kişi profesyonel destek almadan büyükbaş veya küçükbaş hayvan kesimine katıldığını, eğilerek çalışma, ağırlık kaldırma, ani dönme hareketleri ve uzun süre ayakta kalmak; bel fıtığı, kas spazmı, diz kilitlenmesi ve boyun tutulmalarını tetikleyebiliyor. Her bayram sonrası acillere ciddi sayıda bel ve boyun ağrısı şikâyetiyle başvuru olduğunu söyledi.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>"EN ÇOK HATA AĞIRLIĞI BELLE KALDIRMAK"</strong></span></p>

<p>Özellikle kurban etlerinin taşınması sırasında yapılan yanlışlar büyük sorunlara neden olabilir. En sık yapılan hatalardan biri ağırlığı dizleri kullanmadan doğrudan belden kaldırmaktır. Yük kaldırırken mutlaka dizler bükülmeli, ağırlık vücuda yakın tutulmalı ve ani dönüş hareketlerinden kaçınılmalıdır. Bir anda oluşan ters hareketler, omurgadaki disk yapısına zarar verebilir. Özellikle bel fıtığı olan kişiler çok daha dikkatli olmalı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurban Bayramı'nın sadece bel ve boyun rahatsızlıklarını değil, diz ve kalça problemlerini de artırdığına dikkat çeken İnanır, uzun süre çömelmenin ve ayakta kalmanın kireçlenme hastalarında ciddi ağrılara neden olabileceğini ifade etti. Diz kireçlenmesi olan kişiler uzun süre çömelmemeli. Kalça problemi yaşayan hastalar ise ağır yük taşımamalı. Bayram ziyaretleri sırasında saatlerce hareketsiz oturmak da ayrı bir risk oluşturuyor.</p>

<p>Vatandaşlara basit ama etkili önerilerde bulunan Doç. Dr. Ahmet İnanır, bayramın sağlık sorunlarıyla gölgelenmemesi gerektiğini belirterek şunları sıraladı:</p>

<ul>
 <li><i>Ağır yükleri tek başınıza taşımayın</i></li>
 <li><i>Ani eğilip doğrulmalardan kaçının</i></li>
 <li><i>Uzun süre aynı pozisyonda kalmayın</i></li>
 <li><i>Desteksiz şekilde ağır kaldırmayın</i></li>
 <li><i>Ağrı hissedildiğinde zorlamaya devam etmeyin</i></li>
 <li><i>Bayramı hastanede değil, sevdiklerinizle sağlıklı şekilde geçirmek için vücudunuzun sınırlarını zorlamayın.</i></li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/kurban-etlerinin-tasinmasinda-yanlislar</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/kurban-etlerinin-tasinmasinda-yanlislar.webp" type="image/jpeg" length="80790"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya’da sağlık personeline yenidoğan eğitimi]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakaryada-saglik-personeline-yenidogan-egitimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakaryada-saglik-personeline-yenidogan-egitimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Temel Yenidoğan Bakım Eğitimi”nde sağlık çalışanlarına yenidoğan bakımından emzirme süreçlerine kadar birçok konuda kapsamlı eğitim verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YENİDOĞAN BAKIM EĞİTİMİ</strong></p>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü, anne ve bebek sağlığının korunmasına yönelik çalışmalarına devam ediyor. Müdürlük bünyesindeki Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Çocuk, Ergen, Kadın ve Üreme Sağlığı Birimi tarafından sağlık personeline yönelik “Temel Yenidoğan Bakım Eğitimi” gerçekleştirildi. 20-21 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen eğitim programında, özellikle yenidoğan bakım süreçlerinde görev alan sağlık çalışanlarının bilgi ve uygulama becerilerinin güçlendirilmesi hedeflendi.</p>

<p><img alt="Sağlik (1)-8" class="detail-photo img-fluid" height="672" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-1-8.JPG" width="1206" /></p>

<p><strong>KRİTİK BAŞLIKLAR ELE ALINDI</strong></p>

<p>Eğitimde doğumdan taburculuk sonrası sürece kadar birçok önemli konu işlendi. İki gün süren program kapsamında sağlık personeline: doğum odasında yenidoğan bakımı, anne sütünün önemi, emzirme teknikleri, yenidoğan taramaları, riskli durumlar ve tehlike işaretleri, taburculuk sonrası evde bakım süreçleri, ailelerin bilgilendirilmesi gibi kritik başlıklarda eğitim verildi. Eğitimlerde özellikle yenidoğan döneminin ilk günlerinde yapılacak doğru müdahalelerin, bebek sağlığı açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p><img alt="Sağlik (2)-10" class="detail-photo img-fluid" height="631" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-2-10.JPG" width="498" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YOĞUN KATILIM SAĞLADI</strong></p>

<p>Hekim dışı sağlık personeline yönelik düzenlenen eğitime çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Program boyunca teorik bilgilerin yanı sıra uygulamaya dönük bilgilendirmeler de yapıldı. Eğitim sonunda katılımcılara belgeleri takdim edilirken, sağlık çalışanlarının mesleki gelişimlerinin desteklenmesinin hedeflendiği belirtildi.</p>

<p><img alt="Sağlik (3)-6" class="detail-photo img-fluid" height="532" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-3-6.JPG" width="386" /></p>

<p><strong>“ANNE VE BEBEK SAĞLIĞI ÖNCELİĞİMİZ”</strong></p>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, anne ve bebek sağlığının korunmasına yönelik eğitim ve farkındalık çalışmalarının devam edeceği ifade edildi. Yetkililer, özellikle yenidoğan döneminde doğru bakım uygulamalarının hem bebek ölümlerinin azaltılması hem de sağlıklı nesillerin yetişmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü’nün önümüzdeki süreçte farklı sağlık alanlarında da eğitim programlarını sürdüreceği öğrenildi.</p>

<p><img alt="Sağlik (4)-5" class="detail-photo img-fluid" height="577" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-4-5.JPG" width="482" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakaryada-saglik-personeline-yenidogan-egitimi</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-1-8.JPG" type="image/jpeg" length="60523"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bayramda artan et tüketimi kalbi zorlayabilir]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/bayramda-artan-et-tuketimi-kalbi-zorlayabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/bayramda-artan-et-tuketimi-kalbi-zorlayabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda değişen beslenme düzeni ve artan et tüketiminin özellikle kalp, tansiyon ve diyabet hastaları için risk oluşturabileceği uyarısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Nevrez Koylan, bayram döneminde yalnızca tüketilen gıdaların değil, öğün sıklığı ve yeme düzeninin de sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Prof. Dr. Koylan, ziyaretlerle birlikte gün içine yayılan sık ve yoğun tüketimin sağlıklı bireylerde bile geçici yük oluşturabileceğini belirterek, 'Özellikle kalp-damar hastalığı, hipertansiyon veya diyabeti olan kişilerde bu durum daha ciddi şikâyetlere yol açabilir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="767" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/07/24/1721806800-asm-nevrezkoylan-gorseli-1721828860-378-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Artan et tüketimiyle birlikte fazla tuz ve yağ alımının kan basıncı, kan şekeri ve kolesterol seviyelerinde ani dalgalanmalara neden olabileceğine dikkat çeken Koylan, kardiyovasküler hastalıkların dünya genelinde hâlâ en yaygın ölüm nedeni olduğunu ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her üç ölümden birinin kalp-damar hastalıklarına bağlı gerçekleştiğini hatırlatan Koylan, Türkiye'de de benzer bir tablonun bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, Kurban Bayramı'nda kalp sağlığını desteklemeye yardımcı olabilecek 15 maddeyi paylaştı:</p>

<ol>
 <li>Porsiyon kontrolüne dikkat edin, aşırı kalori alımından kaçının.</li>
 <li>Bayramda normal beslenme düzeninizi bozmayın, öğün atlamamaya özen gösterin.</li>
 <li>Sofralarda aşırı çeşit ve ağır yiyeceklerden kaçının, yeni ve yoğun besinleri tadımlık miktarlarda tercih edin.</li>
 <li>Tatlı tüketimini sınırlayın. Şerbetli seçenekler yerine sütlü tatlıları küçük porsiyonlarla tercih edin.</li>
 <li>Kavurma, sakatat ve kırmızı et tüketimini sınırlayın, aşırı tüketimin kolesterolü yükseltebileceğini unutmayın.</li>
 <li>Et yemeklerinde kavurma ve kızartma yerine haşlama, fırın veya ızgara yöntemlerini tercih edin.</li>
 <li>Pilav, makarna ve börek gibi karbonhidratları sınırlı tüketin.</li>
 <li>Kahvaltıda sucuklu yumurta, kızartma, börek ve tatlı gibi ağır seçeneklerden yalnızca birini, küçük porsiyonlarda tüketin.</li>
 <li>Yemeklerde ideal tuz miktarını aşmamaya özen gösterin. Günlük toplam tuz tüketiminin 5 gram yani yaklaşık 1 çay kaşığını geçmemesine dikkat edin. (Tansiyon hastaları için bu miktar daha da azaltılmalı)</li>
 <li>İçecek olarak su veya ev yapımı ayran tercih edin. Şekerli, gazlı ve hazır içeceklerden kaçının.</li>
 <li>Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tercih edin.</li>
 <li>Sofraları sebze, salata ve meyve ile zenginleştirerek denge sağlayın.</li>
 <li>Yemekleri yavaş yiyin, sofrada geçirilen süreyi uzatarak tokluk hissini artırın.</li>
 <li>Gün içinde mümkün olduğunca hareket edin, kısa yürüyüşler kalp sağlığına katkı sağlar.</li>
 <li>Bayram yoğunluğu ve stresi yönetmeye, dinlenmeye zaman ayırmaya özen gösterin.</li>
</ol></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/bayramda-artan-et-tuketimi-kalbi-zorlayabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/bayramda-artan-et-tuketimi-kalbi-zorlayabilir.webp" type="image/jpeg" length="23876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık raporlarında dijital dönem başladı!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/saglik-raporlarinda-dijital-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/saglik-raporlarinda-dijital-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelikle sağlık raporlarında dijitalleşme süreci başlatıldı. Yeni düzenlemeyle e-Nabız üzerinden başvuru dönemi başlarken, birçok rapor işlemi kolaylaştırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 'Sağlık Raporları Yönetmeliği' Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik kapsamında sağlık raporlarının başvuru, değerlendirme ve düzenleme süreçlerinde önemli değişikliklere gidildi.</p>

<p><strong>BAŞVURULAR E-NABIZ ÜZERİNDEN YAPILACAK</strong></p>

<p>Yeni düzenlemeye göre tüm sağlık raporu başvuruları artık e-Nabız sistemi üzerinden gerçekleştirilecek. Böylece yazılı dilekçe ve benzeri uygulamalar sona erecek. Lisansa tabi olmayan spor ve sosyal aktiviteler için vatandaşlar, hekime gitmeden e-Nabız üzerinden 'Sağlık Durum Belgesi' alabilecek. Karar Destek Sistemi sayesinde kişinin engel teşkil eden bir sağlık sorunu, ilaç kullanımı veya hastalık beyanı bulunmaması halinde belge otomatik olarak düzenlenebilecek. Elektronik ortamda hazırlanan raporların fiziki olarak alınması ve arşivlenmesi zorunluluğu da kaldırıldı.</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/19/hiqg4l6xaaadztd-1779182351-486-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>SAĞLIK KURULU SİSTEMİ YENİDEN DÜZENLENDİ</strong></p>

<p>Yönetmelikle birlikte 'tam teşekküllü' ve 'üç hekimli' olmak üzere iki temel sağlık kurulu yapısı oluşturuldu. Çoğu raporun üç hekim imzasıyla düzenlenebilmesi sağlanırken, mühür ve başhekim onayı zorunluluğu kaldırılarak süreçlerin hızlandırılması hedeflendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>50'den az çalışanı bulunan az tehlikeli işyerleri için işe giriş raporlarının tüm kamu hekimleri tarafından düzenlenebilmesine imkan tanındı.</p>

<p>Engelli sağlık raporları ile ilaç ve tıbbi malzeme kullanım raporlarının ise evde sağlık hizmetleri kapsamında uzaktan yenilenebilmesinin önü açıldı.</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/19/hiqg4l0xgaaobb8-1779182345-70-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>'RAPOR BAŞVURU MERKEZİ' KURULACAK</strong></p>

<p>İkinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarında rapor işlemlerinin tek merkezden yürütülmesi amacıyla 'Rapor Başvuru Merkezi' kurulacak. Böylece vatandaşların rapor başvurusu, takibi ve sonuçlandırma işlemleri tek noktadan gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yeni düzenleme kapsamında engelli sporcuların lisans işlemlerinde ayrıca rapor alınması şartı kaldırılırken, sağlık raporlarında standart format uygulamasına geçilecek. Ayrıca raporlara İngilizce dil desteği eklenerek uluslararası kullanım imkanı sağlanacak.</p>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/19/hiqg4lzxgaabvxc-1779182337-596-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/saglik-raporlarinda-dijital-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-raporlarinda-dijital-donem-basladi.webp" type="image/jpeg" length="10176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Sessiz Tehlike' yüksek tansiyona karşı uyarı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sessiz-tehlike-yuksek-tansiyona-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sessiz-tehlike-yuksek-tansiyona-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, çoğu zaman belirti vermeden ilerleyen yüksek tansiyonun ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek düzenli tarama çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, yüksek tansiyonun (hipertansiyon) çoğu zaman fark edilmeden ilerlediğine dikkat çekerek vatandaşları düzenli sağlık kontrollerine davet etti. Yapılan açıklamada, 'sessiz tehlike' olarak nitelendirilen yüksek tansiyonun kontrol altına alınmadığı durumlarda kalp, böbrek ve beyin damar hastalıklarına yol açabileceği vurgulandı. Vatandaşların aile hekimlerine başvurarak düzenli tansiyon ölçümü yaptırmalarının önemine dikkat çekilen açıklamada, erken teşhisin hayat kurtarıcı rol oynadığı ifade edildi. Sağlık otoriteleri, hipertansiyonun uzun vadede ciddi komplikasyonlara neden olabileceğini belirterek toplumun bilinçlendirilmesi ve düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="902" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/17/hihzvlvxmaauuby-1779028321-360-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sessiz-tehlike-yuksek-tansiyona-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/sessiz-tehlike-yuksek-tansiyona-karsi-uyari.webp" type="image/jpeg" length="89105"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Geyve’de sağlıkta büyük adım!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/geyvede-saglikta-buyuk-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/geyvede-saglikta-buyuk-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geyve Devlet Hastanesi’nde yaklaşık 10 yıl aradan sonra gastroskopi ve kolonoskopi işlemleri yeniden uygulanmaya başladı. İl Sağlık Müdürlüğü’nün ilçe hastanelerini güçlendirme çalışmaları kapsamında yeniden hizmete alınan uygulama, özellikle sindirim sistemi rahatsızlıkları yaşayan vatandaşlar için önemli bir ihtiyacı karşılayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ŞEHİR MERKEZİNE GİTME DÖNEMİ SONA ERİYOR</strong></p>

<p>Yeniden başlayan hizmet sayesinde Geyve ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlar, gastroskopi ve kolonoskopi işlemleri için artık şehir merkezindeki hastanelere gitmek zorunda kalmayacak. Tanı ve tedavi süreçleri ilçe hastanesinde yürütülebilecek. Bu gelişmenin özellikle yaşlı hastalar ve kronik rahatsızlığı bulunan vatandaşlar açısından büyük kolaylık sağlaması bekleniyor.</p>

<p><img alt="Sağlik (1)-7" class="detail-photo img-fluid" height="1303" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-1-7.jpeg" width="1199" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ERKEN TEŞHİSTE HAYATİ ROL OYNUYOR</strong></p>

<p>Sindirim sistemi hastalıklarının teşhisinde kritik öneme sahip olan gastroskopi işlemi; mide, yemek borusu ve onikiparmak bağırsağındaki rahatsızlıkların erken dönemde belirlenmesini sağlıyor. Kolonoskopi işlemi ise bağırsak hastalıkları, polipler ve kolon kanseri gibi ciddi sağlık sorunlarının erken teşhisinde önemli rol oynuyor. Uzmanlar, erken teşhisin birçok hastalıkta tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.</p>

<p><img alt="Sağlik (2)-9" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-2-9.jpeg" width="1200" /></p>

<p><strong>HASTANENİN TEKNİK ALTYAPISI GÜÇLENİYOR</strong></p>

<p>Konuya ilişkin açıklamada bulunan Davut Tekyol, Geyve Devlet Hastanesi’nin sağlık hizmet kapasitesini artırmaya devam ettiğini söyledi. Tekyol, vatandaşlara daha kapsamlı ve yerinde sağlık hizmeti sunabilmek amacıyla çalışmaların sürdüğünü belirterek, hastanenin teknik altyapısının da her geçen gün güçlendiğini ifade etti<strong>. </strong></p>

<p><img alt="Sağlik (3)-5" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-3-5.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/geyvede-saglikta-buyuk-adim</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-3-5.jpeg" type="image/jpeg" length="40451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mikrocerrahi ile meme kanseri hastasına yeni umut]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/mikrocerrahi-ile-meme-kanseri-hastasina-yeni-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/mikrocerrahi-ile-meme-kanseri-hastasina-yeni-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SEAH’ta sağlık alanında önemli bir başarıya daha imza atıldı. Meme kanseri nedeniyle memesi alınan bir hastaya, kendi dokusu kullanılarak mikrocerrahi yöntemle yeni meme oluşturuldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde (SEAH) ilk kez uygulanan ileri düzey operasyonla meme kanseri nedeniyle memesi alınan bir hastaya, kendi dokusu kullanılarak mikrocerrahi yöntemle yeni meme oluşturuldu. Başarıyla tamamlanan operasyonda ilk olarak genel cerrahi operasyonu gerçekleştirildi. Ardından Plastik Cerrahi Uzmanları Dr. Muaz Zuhurlu ve Dr. Emre Berkay Zeyrek tarafından yaklaşık 5 saat süren mikrocerrahi serbest doku aktarımı ameliyatı yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Operasyonda hastanın karın bölgesinden alınan doku, mikroskop altında damarlarıyla birlikte göğüs bölgesine nakledildi. Böylece hastaya doğal görünümlü meme onarımı sağlandı.Uzmanlar, hastanın kendi dokusunun kullanıldığı bu yöntemin daha doğal, kalıcı ve vücutla uyumlu sonuçlar sunduğunu belirtti. Aynı zamanda operasyonun, meme kanseri sonrası yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Sakarya’da ilk kez uygulanan bu mikrocerrahi yönteminin, bölgedeki meme kanseri hastaları için önemli bir tedavi alternatifi olması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/mikrocerrahi-ile-meme-kanseri-hastasina-yeni-umut</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/meme-kanseri-1.jpg" type="image/jpeg" length="90562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Göz kaşımayı hafife almayın!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/goz-kasimayi-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/goz-kasimayi-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, Türkiye'de genç nüfusta her 50 kişiden birinde görülen keratokonus göz hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği Kornea ve Oküler Yüzey Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, keratokonus hastalığına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kemer, gelişen tanı yöntemleriyle birlikte eskiden nadir kabul edilen keratokonusun aslında daha sık görüldüğünün ortaya çıktığını belirterek, dünya genelinde her 2 bin kişiden birinde görülen hastalığın Türkiye'de genç nüfusta her 100 kişiden 2'sinde tespit edilebildiğini ifade etti.</p>

<p>Hastalığın en önemli ve önlenebilir risk faktörlerinden birinin göz kaşıma alışkanlığı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kemer, gözlerin sık ve sert şekilde ovuşturulmasının korneanın yapısını zayıflattığını ve hastalığın ilerlemesini hızlandırdığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/13/1778650281-prof-dr-ozlem-evren-1778666129-69-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde göz kaşıntısının daha sık görüldüğünü belirten Kemer, bu durumun farkında olmadan hastalık riskini artırdığını ve keratokonusun ilerleyişini hızlandırabildiğini kaydederek, risk gruplarına da değindi.</p>

<p>Prof. Dr. Özlem Evren Kemer, gözünü sık kaşıyan çocuklar ve gençler, alerjik göz hastalığı olanlar, sık gözlük numarası değişimi yaşayanlar ve ailesinde keratokonus öyküsü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Keratokonusun genellikle ergenlik döneminde başladığını ve erken yaşlarda ilerleme eğilimi gösterdiğini belirten Kemer, hastalığın erken dönemde tespit edilmesi halinde ilerlemenin büyük ölçüde durdurulabildiğini, bu nedenle düzenli göz muayenesinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Giderek artan bulanık görme, gözlükle tam düzelmeyen görme, gece görüşünde zorlanma ve ışık saçılması gibi belirtilere dikkat çeken Kemer, bu şikayetlerin görülmesi halinde mutlaka göz doktoruna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/goz-kasimayi-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/goz-kasimayi-hafife-almayin.webp" type="image/jpeg" length="64197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan 'Hanta Virüs' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/uzmanlardan-hanta-virus-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/uzmanlardan-hanta-virus-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fitoterapi Uzmanı Dr. Lokman Kılıç, dünya genelinde ve zaman zaman ülkemizde gündeme gelen Hanta virüsü hakkında bilgilendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fitoterapi Uzmanı Dr. Lokman Kılıç, yayımladığı bilgilendirici videoda hanta virüsünün klinik seyri, Türkiye'deki durumu ve korunma yöntemleri hakkında önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Dr. Lokman Kılıç, Hanta virüsünün özellikle fare, sıçan ve yarasa gibi kemirgenlerin dışkı, idrar ve salyaları aracılığıyla çevreye yayıldığını belirtti. Virüsün insanlara genellikle bu atıkların kuruması sonucu oluşan tozların solunması veya doğrudan temasla geçtiğini vurgulayan Kılıç, <em><strong>"Sadece 'Andes' türü olarak bilinen ve Güney Amerika'da görülen tipin insandan insana bulaşma riski var; diğer türlerde temel kaynak kemirgenlerle olan temastır"</strong></em> dedi.</p>

<p>Videodaki teknik ayrıntıları paylaşan Dr. Kılıç, virüsün etkilediği organlara göre iki ana tablo oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Asya ve Avrupa Tipi Renal Sendromunun böbrekleri etkilediğini anlatan Kılıç, ateş, düşük tansiyon, idrarda azalma ve ardından aşırı idrar çıkışı ile seyrettiğini smyledi. Türkiye ve bölgemizde genellikle bu tipin görüldüğünü belirten Kılıç, erken müdahale edilmezse böbrek yetmezliği ve diyaliz ihtiyacı doğabileceğini hatırlattı.</p>

<p>Amerika Tipi Pulmoner Sendromunun ise doğrudan akciğerleri hedef aldığını dikkat çeken Kılıç, akciğer ödemi ve ağır solunum yetmezliği yapan bu türün ölüm oranının yüzde 30 ve 40 gibi çok yüksek seviyelerde olduğunu vurguladı.</p>

<p>Türkiye'de ilk vakanın 2009 yılında Bartın'da, ardından 2010'da Giresun'da görüldüğünü anımsatan Dr. Kılıç, Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde yılda 10 ila 60 arasında vaka kaydedildiğini ancak ölüm oranlarının oldukça düşük (yılda 1-3 kişi) olduğunu söyledi. Dr. Kılıç, <em><strong>"Bölgemizde şu an için büyük bir risk yok ancak tedbiri elden bırakmamalıyız"</strong></em> mesajını verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>"NORMAL GRİPTEN FARKI NEDİR?"</strong></span><br />
Vatandaşların her gribi Hanta virüsü ile karıştırmaması gerektiğini belirten Dr. Lokman Kılıç, ayırt edici özellikleri şöyle sıraladı:<br />
<em><strong>"Hanta virüsünde yüksek ateşin yanında şiddetli kas ağrıları, gözlerde kızarıklık, yüz ve boyun bölgesinde döküntüler (peteşi) görülür. Laboratuvar tetkiklerinde ise normal gribin aksine kan pulcuklarının (trombosit) düşmesi ve beyaz kan hücrelerinin artması tipik bulgulardır."</strong></em></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>KORUNMA İÇİN 'ÇAMAŞIR SUYU VE 'DOĞRU TEMİZLİK' VURGUSU</strong></span><br />
Dr. Kılıç, kemirgenlerin bulunduğu ortamların temizlenmesi konusunda hayati bir uyarıda bulundu:</p>

<p><em><strong>"Faresi veya kemirgeni bol olan yerleri temizlerken asla elektrik süpürgesi kullanmayın! Tozu havaya kaldırmak virüsü solumanıza neden olur. En doğrusu, 1-2 tatlı kaşığı çamaşır suyu karıştırılmış suyla yüzeyleri ıslatarak, toz kaldırmadan maske ve eldivenle temizlik yapmaktır."</strong></em></p>

<p>Hastalığın kuluçka süresinin 2 ile 4 hafta arasında olduğunu hatırlatan Dr. Kılıç, şüpheli temas sonrası ateş, kas ağrısı ve kusma gibi belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade ederek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/uzmanlardan-hanta-virus-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 07:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/uzmanlardan-hanta-virus-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="99125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Sessiz pandemi büyüyor”]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sessiz-pandemi-buyuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sessiz-pandemi-buyuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Saliha Esra Pırıldar Gökırmak, bahar aylarıyla birlikte artan polen yoğunluğunun alerjik hastalıkları tetiklediğini belirterek vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzman Dr. Saliha Esra Pırıldar Gökırmak, bahar aylarında artan alerjik hastalıklar ve korunma yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><strong>“Hava kirliliği ve yaşam alışkanlıkları etkili oluyor”</strong><br />
Alerjik hastalıkların genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirten Gökırmak, “Genel hijyen alışkanlıklarının değişmesi, hava kirliliği, egzoz dumanları, iklim değişikliğine bağlı küresel ısınma ve artan toz, polen ile küf yükü alerjik hastalıkların artışında etkili oluyor. Bunun yanında işlenmiş gıdalar, oda kokuları, deterjanlar, kalabalık ortamlarda daha fazla vakit geçirmek ve kronik stres de bu tabloyu tetikliyor” dedi.</p>

<p><strong>Bahar alerjileri uyarısı</strong><br />
Özellikle bahar aylarında polen yoğunluğunun artmasıyla birlikte şikâyetlerin belirgin hale geldiğini ifade eden Gökırmak, “Gözlerde kızarıklık, kaşıntı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı ve sık hapşırık gibi belirtiler bahar alerjilerinin en sık görülen bulgularıdır. Bu şikâyetleri yaşayan kişilerin belirtiler başlamadan en az iki hafta önce hekimlerinin önerdiği tedavilere başlaması gerekir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Uzman Dr. Saliha Esra Pırıldar Gökırmak.jpeg" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/uzman-dr-saliha-esra-pirildar-gokirmakjpeg.jpg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“İhmal edilirse astıma dönüşebilir”</strong><br />
Alerjik hastalıkların tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Gökırmak, “Tedavi edilmeyen alerjik rahatsızlıkların yaklaşık yüzde 40’ında astım gelişebiliyor. Özellikle çocuklarda gece burun tıkanıklığı nedeniyle ağız açık uyumaya bağlı damak ve diş problemleri oluşabiliyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Polen saatlerine dikkat</strong><br />
Vatandaşlara günlük yaşamda dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında da önerilerde bulunan Gökırmak, “Polen yoğunluğunun en fazla olduğu sabah 05.00 ile 10.00 saatleri arasında dışarıda daha az vakit geçirilmesini öneriyoruz. Dışarıdan geldikten sonra kıyafetlerin değiştirilmesi ve duş alınması önemli” dedi.</p>

<p><strong>“Alerji geçici değil, kronik bir hastalıktır”</strong><br />
Alerjik hastalıkların hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Gökırmak, “Alerjik hastalıkları geçici rahatsızlıklar olarak değil, bağışıklık sisteminin iyi yönetilmesi gereken kronik hastalıkları olarak değerlendirmek gerekir” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sessiz-pandemi-buyuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/alerji.jpg" type="image/jpeg" length="54049"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnme hastasına hayat kurtaran müdahale]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/inme-hastasina-hayat-kurtaran-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/inme-hastasina-hayat-kurtaran-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'da Akyazı Devlet Hastanesinde ilk kez uygulanan tPA (pıhtı eritici) tedavisiyle 73 yaşındaki hasta kalıcı felç riskinden kurtarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Edinilen bilgiye göre, kol ve bacağında güç kaybı ile konuşma bozukluğu şikayetiyle hastaneye getirilen 73 yaşındaki Süleyman Aydın'a, <strong>Sakarya</strong> Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Bölgesel Kapsamlı İnme Merkezi koordinatörlüğünde anında müdahale edildi. İhtisasını SEAH Nöroloji Kliniğinde tamamlayan Uzm. Dr. Şule Dalkılıç ve Akyazı Devlet Hastanesi acil ekibi tarafından hastaya ilk kez tPA (trombolitik) tedavisi başarıyla uygulandı. Bölgedeki inme tedavisinde önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilen bu hayat kurtarıcı müdahalenin ardından Aydın'ın şikayetleri tamamen giderilerek kalıcı felç riski ortadan kaldırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="A W701573 02" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/a-w701573-02.jpg" width="999" /><br />
"10 Mayıs İnme Farkındalık Haftası"nın son gününde kamuoyuyla paylaşılan vaka, inmede erken teşhis ve doğru koordinasyonla hastalığın tedavi edilebilir olduğunu gösterdi. Öte yandan, <strong>Sakarya</strong> İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir ve SEAH Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu, sağlık ekibini tebrik etti.</p>

<p><img alt="A W701573 01" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/a-w701573-01.jpg" width="1000" /><img alt="A W701573 01" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/a-w701573-01.jpg" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/inme-hastasina-hayat-kurtaran-mudahale</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 14:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/a-w701573-02.jpg" type="image/jpeg" length="63988"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seyahat gemisindeki 3 Türk vatandaşı karantinada]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/saglik-bakanligi-duyurdu-seyahat-gemisindeki-3-turk-vatandasi-karantinada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/saglik-bakanligi-duyurdu-seyahat-gemisindeki-3-turk-vatandasi-karantinada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan 3 Türk vatandaşının Türkiye'ye getirileceğini açıklandı. Sağlık Bakanlığı, vatandaşlarda herhangi bir hastalık belirtisi bulunmadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, uluslararası bir seyahat gemisinde bulunan ve sağlık durumları yakından takip edilen 3 Türk vatandaşının yarın Türkiye'ye getirileceğini açıkladı. Bakanlıktan yapılan paylaşımda, ilgili uluslararası otoritelerle koordinasyon içinde sürdürülen takip sürecinde vatandaşlarda herhangi bir semptom ya da hastalık bulgusuna rastlanmadığı belirtildi. Açıklamada, vatandaşların Türkiye'ye ulaşmalarının ardından tedbir amacıyla karantinaya alınacağı ve sağlık süreçlerinin Bakanlık tarafından titizlikle yürütüleceği ifade edildi. Sağlık ekiplerinin süreci yakından takip ettiği belirtilirken, kamu sağlığını korumaya yönelik tüm önlemlerin uygulanacağı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="1000" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/10/hh5tlo0xcaifm-f-1778397260-305-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/saglik-bakanligi-duyurdu-seyahat-gemisindeki-3-turk-vatandasi-karantinada</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/saglik-bakanligi-duyurdu-seyahat-gemisindeki-3-turk-vatandasi-karantinada.webp" type="image/jpeg" length="25000"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de pozitif vaka yok!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/turkiyede-pozitif-vaka-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/turkiyede-pozitif-vaka-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağık Bakanlığ bünyesindeki Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, kamuoyunda gündem olan hantavirüs iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Türkiye'de şu ana kadar doğrulanmış herhangi bir hantavirüs vakasının bulunmadığını bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, son günlerde kamuoyuna yansıyan hantavirüs iddialarıyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, sürecin bilimsel esaslar doğrultusunda yakından takip edildiği belirtilerek, Türkiye'de şu ana kadar pozitif bir vakaya rastlanmadığı ifade edildi. Genel Müdürlük tarafından yapılan açıklamada, vatandaşların yalnızca resmî makamlarca yapılan bilgilendirmeleri dikkate alması gerektiği vurgulanırken, doğrulanmamış bilgi ve paylaşımlara karşı dikkatli olunması çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, halk sağlığını tehdit edebilecek bulaşıcı hastalıklara karşı tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarının tüm birimlerle kesintisiz sürdürüldüğü kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/05/08/hhy1x1gwqaazdgl-1778246650-97-x750.jpeg" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/turkiyede-pozitif-vaka-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/turkiyede-pozitif-vaka-yok.webp" type="image/jpeg" length="86020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebelik sürecinde anne adaylarına yakın takip]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/gebelik-surecinde-anne-adaylarina-yakin-takip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/gebelik-surecinde-anne-adaylarina-yakin-takip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya’da anne adaylarının gebelik sürecini daha sağlıklı ve bilinçli geçirebilmesi amacıyla yürütülen “Her Gebeye Bir Ebe” uygulaması kapsamında koordinatör ebeler, anne adaylarına rehberlik ederek doğuma hazırlık sürecinde destek oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda ilçe sağlık müdürlükleri ile toplum sağlığı merkezlerinde görev yapan koordinatör ebeler tarafından özellikle gebeliğin son üç ayındaki ve riskli gebelik grubunda yer alan anne adayları yakından takip ediliyor. Yapılan görüşmelerde anne adaylarının sağlık durumları, gebelik takip süreçleri, aile hekimliği hizmetlerinden yararlanma durumları, doğumun planlandığı sağlık kuruluşu ve gebe eğitimlerine katılım durumları değerlendiriliyor. Bu değerlendirmeler doğrultusunda gerekli yönlendirmeler yapılarak anne adaylarına eğitim ve danışmanlık desteği sunuluyor.</p>

<p><img alt="Gebe4" class="detail-photo img-fluid" height="975" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/gebe4.jpg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erenler İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Koordinatör Ebe Gülsüm Akman, gebelerin Sağlık Bakanlığı sistemleri üzerinden kayıt altına alınarak düzenli şekilde takip edildiğini belirtti. Özellikle ilk gebeliğini yaşayan ve ev ziyareti talebinde bulunan anne adaylarına yönelik ziyaretler gerçekleştirdiklerini ifade eden Gülsüm Akman, anne adaylarına Sağlık Bakanlığının “Annelik Yolculuğu” mobil uygulamasının kullanımı hakkında da bilgi verdiklerini söyledi.</p>

<p><img alt="Gebe3" class="detail-photo img-fluid" height="1140" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/gebe3.jpg" width="800" /></p>

<p>Gebelik sürecine ilişkin eğitimlerden olumlu geri dönüşler aldıklarını belirten Ebe Akman, anne adaylarına gebelikte yapılması gereken tarama testleri, ilaç kullanımı, sağlıklı beslenme ve doğuma hazırlık konularında bilgilendirme yapıldığını kaydetti. Eğitimlerin aile hekimleriyle iş birliği içerisinde planlandığını ifade eden Akman, ihtiyaç duyan anne adaylarına diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist desteği de sağlandığını, ayrıca ağız ve diş sağlığı muayenelerinin gerçekleştirildiğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Gebe2" class="detail-photo img-fluid" height="1067" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/05/gebe2.jpg" width="800" /></p>

<p>Gebe okullarında verilen eğitimlerde ise anne adaylarına doğum sürecinde nefes egzersizleri, masaj uygulamaları, egzersiz çalışmaları, aromaterapi ve hidroterapi yöntemleri anlatılırken; emzirme ve lohusalık dönemine ilişkin bilgilendirmeler de yapılıyor.</p>

<p>Eğitimlere katılan anne adayları ise kendilerine sunulan bilgilendirme ve rehberlik hizmetlerinin doğuma yönelik kaygılarını azalttığını belirterek, özellikle ilk gebeliklerinde yaşadıkları bilgi eksikliklerini giderme konusunda eğitimlerin önemli katkı sağladığını ifade etti. </p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/gebelik-surecinde-anne-adaylarina-yakin-takip</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 18:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/gebe1.jpg" type="image/jpeg" length="83431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şeker hastaları tüp bebek yaptırabilir mi?]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Op. Dr. Betül Kalay, tip 1 ve tip 2 diyabet hastalarına güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hem tip 1 diyabette hem de tip 2 diyabette güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Kalay,<em><strong> "Hem tip1 diyabette hem tip 2 diyabette, güvenle tüp bebek tedavisi uygulanabilir. Ancak, tüp bebek tedavisine başlamadan önce, kan şekerinin düzenlenmiş olduğuna gerek ilaç kullanılıyorsa gerekse ilaç kullanılmıyorsa, takip altında ve düzgün olduğuna emin olmak gerekir ki tedavide başarı üst düzey olabilsin"</strong></em> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/05/seker-hastalari-tup-bebek-yaptirabilir-mi.webp" type="image/jpeg" length="15347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akciğer kanserinde umut artıyor]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/akciger-kanserinde-umut-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/akciger-kanserinde-umut-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA['Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut' söyleşisinde uzmanlar, erken tanı, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve kişiye özel tedavilerin hastalıkla mücadelede çarpan etki yarattığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada en sık görülen ve en ölümcül kanser türleri arasında yer alan akciğer kanseri, çoğu zaman belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle geç teşhis edilebiliyor. Her yıl dünya genelinde 2 milyonun, Türkiye'de ise yaklaşık 40 bin kişinin bu hastalıkla karşılaştığı belirtiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi'nde düzenlenen 'Akciğer Kanserinde Farkındalık ve Umut' söyleşisinde, hastalığın tanı ve tedavisindeki son gelişmeler ele alındı. Etkinlikte uzmanlar, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekerken, kişiye özel tedavi yaklaşımları ve modern tıbbi yöntemlerin umut verici sonuçlar sunduğunu ifade etti. Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi ve Nükleer Tıp alanlarından uzmanların katıldığı programda, multidisipliner yaklaşımın tedavi başarısını artırdığı vurgulandı. Uzmanlar, özellikle sigara kullanımının en büyük risk faktörü olduğunu ve elektronik sigaraların da sanıldığı kadar masum olmadığını belirtti.</p>

<p><img height="421" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/26/1776781846-prof-dr-tevfik-fikret-ermik-1777208922-507-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Burcu Babaoğlu Karan, risk grubundaki bireylerin düzenli kontroller yaptırmasının önemine dikkat çekerken, Nükleer Tıp Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik PET-CT'nin hastalığın evrelenmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba ise erken evrede cerrahinin yüksek başarı oranı sunduğunu ve robotik cerrahi gibi gelişmiş yöntemlerin iyileşme sürecini hızlandırdığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Fatih Ölmez, günümüzde tümörün genetik özelliklerine göre kişiye özel tedavi uygulandığını ve immünoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin yaşam süresini artırdığını belirtti. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Enis Özyar ise gelişen radyoterapi teknolojileri sayesinde daha hassas ve etkili tedavilerin mümkün hale geldiğini aktardı.</p>

<p><img height="403" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/26/1776781850-sevil-ak-1777208890-606-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Etkinliğe katılan oyuncu Sevil Akı ise hasta yakını olarak annesinin akciğer kanseriyle mücadelesini paylaşarak, 'Tünelin ucunda hep bir ışık vardı' sözleriyle umudun önemine dikkat çekti. Akı, doğru bilgiye ulaşmanın ve güçlü destek sisteminin tedavi sürecinde belirleyici olduğunu vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/akciger-kanserinde-umut-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/akciger-kanserinde-umut-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="62858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserle mücadelede yeni umut...]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/kanserle-mucadelede-yeni-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/kanserle-mucadelede-yeni-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akciğer kanseri dünya genelinde milyonlarca can almaya devam ederken, bor elementi üzerine yapılan araştırmalar hedefe yönelik tedavi yöntemleri açısından umut verici sonuçlar ortaya koydu. Her yıl yaklaşık 1,75 milyon insanın hayatını kaybettiği bu hastalık, tıp dünyasını yeni ve daha etkili tedavi yöntemleri arayışına yönlendiriyor. Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun yalnızca sanayide değil, modern tıpta da önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Mükerrem Şahin, Doğayı Dinle Genel Yayın Yönetmeni Nizamettin Bilici'ye yaptığı değerlendirmede, borun yalnızca sanayide değil, modern tıpta da kritik bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı. Şahin'in aktardığı bilgilere göre, borun en dikkat çekici kullanım alanlarından biri Bor Nötron Yakalama Terapisi (BNCT) olarak öne çıktı. Bu yöntemde bor bileşikleri, seçici olarak tümör hücrelerinde biriktiği, ardından uygulanan düşük enerjili nötronlar, yalnızca kanserli hücreleri hedef alarak içeriden yok ettiği ve bu yaklaşımın klasik radyoterapiden farklı olarak sağlıklı dokulara minimum zarar verme potansiyeli taşıdığı belirtilirken, preklinik çalışmalarda elde edilen veriler, yöntemin dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>KANSER HÜCRELERİNİ ÇÖKERTEN MEKANİZMA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bor bileşiklerinin etkisi yalnızca hedefleme ile sınırlı değil.</p>

<p>Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun hücresel düzeyde de güçlü bir etki oluşturduğunu ifade ederek, 'Bu etki; programlı hücre ölümü sürecini tetikleme, hücrenin enerji üretim merkezlerini devre dışı bırakma, kanser hücrelerinin çoğalmasını durdurma mekanizmalarla gerçekleşiyor. Özellikle küçük hücreli akciğer kanseri gibi tedavisi zor türlerde bu mekanizmaların büyük önem taşıdığı belirtiliyor' dedi.</p>

<p>Borun etkisi yalnızca tümör hücreleri ile sınırlı olmadığına dikkati çeken Prof. Dr. Şahin, 'Aynı zamanda antibiyotik direnci geliştiren bakterilere karşı da dikkat çekici bir potansiyel taşıyor. Araştırmalarda bor bileşiklerinin, bakterilerin oluşturduğu koruyucu biyofilm tabakasını parçalayabildiği ifade ediliyor. Bu durum, akciğer enfeksiyonları başta olmak üzere birçok kronik hastalıkta borun destekleyici bir rol üstlenebileceğini ortaya koyuyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>AKCİĞER DOKUSUNDA DOĞAL UYUM</strong></p>

<p>Şahin'in dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise borun vücut içindeki dağılımı.</p>

<p>Bilimsel verilere göre bor, yalnızca kemiklerde değil, akciğer dokusunda da doğal olarak bulunan bir element. Bu durum, bor temelli tedavi yaklaşımlarının hedef dokuya uyum açısından avantaj sağlayabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bitkisel içeriklerle birlikte kullanılan bor bileşikleri, özellikle solunum sistemi sağlığını desteklemeye yönelik formülasyonlarda yer aldığını belirten Şahin, bu ürünlerin doğrudan tedavi yerine geçmese de, destekleyici bir yaklaşım olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p><strong>KRİTİK UYARI: DOZ HAYATİ ÖNEME SAHİP</strong></p>

<p>Bu arada Prof. Dr. Mükerrem Şahin, borun potansiyeline dikkat çekerken önemli bir uyarıda da bulundu.</p>

<p>Borun etkisinin doz ile doğrudan ilişkili olduğunu belirten Şahin, yüksek dozlarda istenmeyen etkilerin ortaya çıkabileceğini vurgularken, bor temelli yaklaşımların mutlaka uzman kontrolünde uygulanması gerektiğinin altını çizdi.</p>

<p>Bor elementi üzerine yapılan çalışmaların akciğer kanseri başta olmak üzere birçok hastalıkta yeni bir dönemin kapısını aralayabileceğine dikkati çekerek, 'Henüz klinik uygulamaların tüm aşamaları tamamlanmamış olsa da, mevcut bilimsel veriler borun geleceğin tedavi yöntemleri arasında yer alabileceğine işaret ediyor. Doğanın sunduğu bu sade elementin, modern tıbbın en zorlu hastalıklarından biri olan kanserle mücadelede önemli bir rol üstlenip üstlenmeyeceği ise önümüzdeki yıllarda daha net ortaya çıkacak' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/kanserle-mucadelede-yeni-umut</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/kanserle-mucadelede-yeni-umut.webp" type="image/jpeg" length="76765"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuşmanın hangi elde gerçekleştiği önemli]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta pek çok kişinin 'üzerine yatmışım' diyerek geçiştirdiği, ancak geceleri uykudan uyandıracak şiddete ulaşan el uyuşmaları, ihmal edildiğinde kalıcı sinir hasarına yol açabiliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, uyuşmanın elin hangi bölgesinde gerçekleştiğinin sorunun kaynağını belirlemede önemli olduğunun altını çizdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eldeki fonksiyon kaybı ve hissizliğin kaynağının genellikle sinirin geçtiği dar anatomik kanallardaki basınç artışı olduğunu belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Uyuşmanın hissedildiği bölge, sinir basısının konumunu tayin etmede belirleyici bir yere sahip. Baş, işaret ve orta parmaktaki uyuşmalar bilek kanalındaki karpal tünel sendromuna, serçe ve yüzük parmağındaki uyuşmalar dirsek bölgesindeki kübital tünel sendromuna, tüm el ve kola yayılan şikayetler ise boyun omurlarındaki sinir kökü basılarına yani boyun fıtığına işaret edebilir' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>KENDİLİĞİNDEN GEÇER DİYE DÜŞÜNMEYİN</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pek çok hastanın uyuşmaların geçici olduğunu düşünerek hekime başvurmayı ertelediğini belirten Prof. Dr. Selçuk Göçmen, bu tür vakalarda cerrahi açıdan en büyük riskin şikayetlerin kendiliğinden geçmesini bekleyerek süreci aksatmak olduğunu vurguladı. Sinir sıkışmalarının mekanik bir baskı sonucu oluştuğunu hatırlatan Prof. Dr. Göçmen, bası altında kalan sinir liflerinin zamanla fonksiyonunu yitirerek geri dönülemez hasara ve kas erimesine yol açtığını belirtti.</p>

<p>Erken evrede yaşam tarzı değişiklikleri veya fizik tedavi ile çözülebilecek sorunların ihmal edilmesi durumunda elinden eşya düşürme ve düğme ilikleyememe gibi ciddi güç kayıplarının yaşanabileceğini söyleyen Prof. Dr. Göçmen, 'Bu aşamaya gelindiğinde yapılacak bir cerrahi müdahale siniri rahatlatsa bile kaybedilen kas gücünün ve ince motor becerilerin geri kazanılması oldukça güç ve uzun bir rehabilitasyon süreci gerektirir' şeklinde konuştu.</p>

<p>Sinir sisteminin baskıya karşı son derece hassas bir yapıya sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Göçmen, erken aşamada yapılacak bir cerrahi işlemin kalıcı felç ve kas erimesi riskini ortadan kaldıran tek kesin çözüm olduğunun altını çizdi. Prof. Dr. Göçmen, 'Uyuşma nedeniyle uykudan uyanıp kolunuzu ve elinizi sallamak zorunda kalıyorsanız. Elinizde gözle görülür bir güç kaybı başladıysa. Uyuşmaya boyun ağrısı veya kola yayılan keskin ağrılar eşlik ediyorsa. Bileklik veya dinlendirme gibi basit yöntemlerle şikayetleriniz 2 haftadan uzun süredir azalmıyorsa' vakit kaybetmeden bir uzmana danışılması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/uyusmanin-hangi-elde-gerceklestigi-onemli.webp" type="image/jpeg" length="83618"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
