<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Medya Detay Bilişim Teknolojileri - Sakarya'dan Güncel Haber</title>
    <link>https://www.medyadetay.com</link>
    <description>MedyaDetay; Sakarya ve çevre illerinden 7 gün 24 saat doğru, tarafsız, kesintisiz, anlık ve son dakika haberlerini deneyimli kadrosuyla okuyucularına buluşturuyor. Okuyucularımızın doğru, tarafsız, güncel ve hızlı habere ulaşması için profesyonel kadromuzla kaliteli hizmet veriyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyadetay.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 08:04:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Tek tip ve kısa süreli diyetler kalıcı kilo kaybı sağlamıyor]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/tek-tip-ve-kisa-sureli-diyetler-kalici-kilo-kaybi-saglamiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/tek-tip-ve-kisa-sureli-diyetler-kalici-kilo-kaybi-saglamiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hızlı kilo verme isteğinin, kişileri tek tip diyetlere ve kısa süreli detoks programlarına yöneltebildiğini belirten uzmanlar, bu uygulamaların tartıda hızlı düşüş sağlasa da bunun her zaman yağ kaybı anlamına gelmediğini söylüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, hızlı kilo verme amacıyla uygulanan tek tip diyetlerin kısa vadede tartıda düşüş sağlasa da sağlıklı ve kalıcı kilo yönetimi için doğru bir yöntem olmadığını söyledi. İspiroğlu, tek bir besine ya da sınırlı besin grubuna dayanan diyetlerin, vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerinin yeterli ve dengeli alınmasını zorlaştırdığını belirterek, bu tür uygulamaların uzun vadede sürdürülebilir olmadığını vurguladı.</p>

<p><strong>'TARTIDAKİ DÜŞÜŞ HER ZAMAN YAĞ KAYBI DEĞİLDİR'</strong></p>

<p>Tek tip beslenmede görülen hızlı kilo kaybının her zaman yağ kaybı anlamına gelmediğine dikkat çeken İspiroğlu, tartıdaki değişimin bir kısmının su ve glikojen depolarındaki azalmadan kaynaklanabildiğini ifade etti.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/09/06/1788597050-h-lya-yi-it-1788703254-731-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DETOKS KÜRLERİNE DİKKAT</strong></p>

<p>Kısa süreli detoks programlarının da kalıcı kilo kaybı açısından doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit İspiroğlu, sağlıklı bireylerde vücudun temizlenme görevini zaten karaciğer, böbrekler ve bağırsakların sürekli olarak yerine getirdiğini hatırlattı. Meyve kürleri gibi uygulamaların çoğu zaman yalnızca kalori ve protein alımını azalttığı için geçici kilo düşüşü sağladığını söyleyen İspiroğlu, bunun gerçek bir yağ kaybı anlamına gelmediğini kaydetti. Sağlıklı beslenmede amaçların birkaç gün süren katı uygulamalar değil, uzun vadede sürdürülebilen alışkanlıklar olması gerektiğini vurgulayan İspiroğlu, kilo verme sürecinde tek bir besini mucizevi şekilde öne çıkarmak yerine kişiye özel, yeterli ve dengeli bir beslenme planı oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>MEYVE TEK BAŞINA DEĞİL, DENGELİ PLANDA TÜKETİLMELİ</strong></p>

<p>Meyvelerin tek tip diyetlerin değil, dengeli beslenme planlarının bir parçası olması gerektiğini belirten İspiroğlu, porsiyon kontrolünün önemine dikkat çekti. Prediyabeti olan veya diyabet riski taşıyan bireylerin meyveyi uygun porsiyonlarda tüketmesi, mümkünse protein kaynaklarıyla birlikte tercih etmesinin kan şekeri kontrolü açısından daha uygun olacağını söyledi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/tek-tip-ve-kisa-sureli-diyetler-kalici-kilo-kaybi-saglamiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 13:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/09/tek-tip-ve-kisa-sureli-diyetler-kalici-kilo-kaybi-saglamiyor.webp" type="image/jpeg" length="70153"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya'da böbrek kistlerine dair merak edilenler yanıt buldu]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakaryada-bobrek-kistlerine-dair-merak-edilenler-yanit-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakaryada-bobrek-kistlerine-dair-merak-edilenler-yanit-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü kapsamında önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong> </strong>Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü kapsamında düzenlediği programda böbrek kistleri, polikistik böbrek hastalığı, tanı ve tedavi süreçlerine ilişkin önemli bilgiler paylaşıldı. 'Böbrekte Kistim Var, Ne Yapmalıyım?' başlıklı buluşmada uzmanlar, katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtladı. Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile SAÜ Tıp Fakültesi iş birliğinde düzenlenen 'Böbrekte Kistim Var, Ne Yapmalıyım?' başlıklı program, Sosyal Gelişim Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi.</p>

<p align="JUSTIFY"><img height="499" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/09/02/3-61-1788340947-266-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p align="JUSTIFY"><strong>UZMAN İSİMLERDEN ÖNEMLİ BİLGİLER</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Başhekimi Uzm.Dr. Hatice Sıçramaz, Muhtarlar Federasyonu Başkanı Erdal Erdem, Zabıta Dairesi Başkanı Mahmut İslamoğlu, sağlık çalışanları ve vatandaşların katıldığı program, Prof. Dr. Hamad Dheir'in moderatörlüğünde gerçekleştirildi.</p>

<p align="JUSTIFY">Doç. Dr. Mahmud İslam ise polikistik böbrek hastalığının tanı, takip ve tedavi süreçleri hakkında önemli bilgiler paylaştı.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>HER BÖBREK KİSTİ ADPKD ANLAMINA GELMEZ'</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Doç. Dr. Mahmud İslam böbrek kistlerinin teşhis süreci hakkında, 'Böbreğinde kisti bulunan her vatandaşımız ADPKD hastası değildir. Hastalığın tanısında kistlerin özellikleriyle birlikte kişinin yaşı, aile öyküsü ve gerekli tetkikler değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>BÖBREK SAĞLIĞINIZ DÜZENLİ KONTROL EDİLMELİ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p align="JUSTIFY">Doç. Dr. Mahmud İslam, 'Böbreklerde oluşan bazı kistler uzun yıllar hiçbir belirti vermeden ilerleyebiliyor. Öyle ki bazı kişilerde bu kistler 70 yaşından sonra bile fark edilebiliyor. Bu nedenle herhangi bir şikâyet olmasa dahi böbrek sağlığının düzenli kontrollerle takip edilmesi büyük önem taşıyor' dedi.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>HER KİST AYNI DEĞİLDİR'</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Doç. Dr. Mahmud İslam kist çeşitleri hakkında ise, 'Böbrekte görülen her kist aynı anlama gelmiyor. İyi huylu olarak değerlendirdiğimiz basit kistler olduğu gibi, daha yakından takip edilmesi gereken kompleks kistler de bulunuyor. Bu nedenle tespit edilen kistin yapısının doğru şekilde değerlendirilmesi ve gerekli kontrollerin yapılması önemli' ifadelerini kullandı.</p>

<p align="JUSTIFY">'<strong>GÜNDE EN AZ 2,5 LİTRE SU TÜKETMELİYİZ'</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Doç. Dr. Mahmud İslam, böbrek sağlığını korumak için ise, 'Tuz vücudumuz için gerekli ancak fazla tüketimi böbreklerimiz açısından oldukça zararlı. Böbrek sağlığımızı korumak için tuz tüketimini kontrol altında tutmalı, günlük en az 2,5 litre su tüketmeye özen göstermeliyiz' ifadelerini kullandı.</p>

<p align="JUSTIFY"><strong>MERAK EDİLENLER YANITLANDI</strong></p>

<p align="JUSTIFY">Böbrek sağlığının korunması ve hastalıkla ilgili doğru bilginin toplumda yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekilen programda katılımcılar, merak ettikleri konuları uzmanlara doğrudan sorma fırsatı buldu.</p>

<p align="JUSTIFY">Günün anısına Prof. Dr. Hamad Dheir ve Doç. Dr. Mahmud İslam'a çiçek takdim edilirken etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakaryada-bobrek-kistlerine-dair-merak-edilenler-yanit-buldu</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/09/sakaryada-bobrek-kistlerine-dair-merak-edilenler-yanit-buldu.webp" type="image/jpeg" length="79227"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya’da Eylül ayı sağlık eğitimleri başlıyor!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakaryada-eylul-ayi-saglik-egitimleri-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakaryada-eylul-ayi-saglik-egitimleri-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen Sağlık Okulu eğitimlerinin Eylül 2026 programı belli oldu. Ay boyunca farklı hastanelerde düzenlenecek 11 eğitimde; polikistik böbrek hastalığından diyabete, Alzheimer’dan anne sütü ve emzirmeye, gömülü diş çekimlerinden dış gebeliğe kadar pek çok önemli sağlık konusu ele alınacak. Alanında uzman sağlık profesyonellerinin vereceği eğitimler ücretsiz olacak ve tüm vatandaşlara açık olarak gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>ÜCRETSİZ SAĞLIK EĞİTİMİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların sağlık konusunda bilinçlenmesini ve günlük yaşamda karşılaşabilecekleri sağlık sorunlarıyla daha etkin şekilde başa çıkabilmesini amacıyla sürdürdüğü Sağlık Okulu çalışmalarına Eylül ayında da devam ediyor. Eylül ayı boyunca Sakarya’nın farklı ilçelerindeki devlet hastanelerinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, toplum sağlığı açısından önem taşıyan birçok başlık uzman sağlık çalışanları tarafından vatandaşlarla paylaşılacak. Eğitimlerin tamamının ücretsiz olduğu belirtilirken, programa tüm halkın davetli olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>Eylül 2026 Sağlık Okulu takvimi</strong><br />
1 Eylül Salı – 13.30: Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Eğitimi – Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi<br />
3 Eylül Perşembe – 15.30: Gömülü Diş Çekimlerinde Bilinmesi Gerekenler – Eğitim Salonu<br />
14 Eylül Pazartesi – 14.00: Anne Sütü ve Emzirmenin Önemi – Yemekhane<br />
15 Eylül Salı – 09.30: Palyatif Okulu Programı – Karasu Devlet Hastanesi Eğitim Salonu<br />
15 Eylül Salı – 12.30: Dış Gebelik ve Boş Gebelik Nedir? – Pamukova Devlet Hastanesi Eğitim Salonu<br />
22 Eylül Salı – 13.30: Alzheimer Okulu – Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi<br />
23 Eylül Çarşamba – 12.30: Diyabet Okulu Programı – Geyve Devlet Hastanesi Eğitim Salonu<br />
24 Eylül Perşembe – 12.30: Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası – Akyazı Devlet Hastanesi Eğitim Salonu<br />
25 Eylül Cuma – 09.00: Diyabet Okulu Programı – Yenikent Devlet Hastanesi Konferans Salonu<br />
25 Eylül Cuma – 10.00: Diyabet Okulu Programı – Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Eğitim Salonu<br />
29 Eylül Salı – 09.30: Diyabet Okulu Programı – Karasu Devlet Hastanesi Eğitim Salonu</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakaryada-eylul-ayi-saglik-egitimleri-basliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 01 Sep 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/09/saglik-1-11.jpg" type="image/jpeg" length="85689"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Polikistik böbrek hastalığına karşı farkındalık buluşması SGM’de]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/polikistik-bobrek-hastaligina-karsi-farkindalik-bulusmasi-sgmde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/polikistik-bobrek-hastaligina-karsi-farkindalik-bulusmasi-sgmde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü kapsamında Adapazarı SGM’de “Böbrekte Kistim Var Ne Yapmalıyım?” başlığıyla farkındalık buluşması gerçekleştirecek.  1 Eylül Salı günü saat 13.30’da başlayacak programda hastalıkla ilgili merak edilenler uzman isimler tarafından anlatılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<style><!--/* Font Definitions */ @font-face {font-family:&quot;Cambria Math&quot;; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:&quot;Gotham Bold Tr&quot;; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:Corbel; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:modern; mso-font-format:other; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:1 1073750090 0 0 19 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:&quot;&quot;; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;; mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;} p.MsoHeader, li.MsoHeader, div.MsoHeader {mso-style-priority:99; mso-style-link:&quot;Üstbilgi Char&quot;; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:10.0pt; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;; mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter {mso-style-priority:99; mso-style-link:&quot;Altbilgi Char&quot;; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:10.0pt; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;; mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;} span.stbilgiChar {mso-style-name:&quot;Üstbilgi Char&quot;; mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:Üstbilgi; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;; mso-ascii-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-hansi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-language:TR;} span.AltbilgiChar {mso-style-name:&quot;Altbilgi Char&quot;; mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:Altbilgi; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,&quot;serif&quot;; mso-ascii-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-hansi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-language:TR;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:&quot;Times New Roman&quot;; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:0cm 70.85pt 70.85pt 3.0cm; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;}--><!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:"Cambria Math"; panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:roman; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:-536869121 1107305727 33554432 0 415 0;} @font-face {font-family:"Gotham Bold Tr"; panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; mso-font-alt:Corbel; mso-font-charset:0; mso-generic-font-family:modern; mso-font-format:other; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:1 1073750090 0 0 19 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-unhide:no; mso-style-qformat:yes; mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoHeader, li.MsoHeader, div.MsoHeader {mso-style-priority:99; mso-style-link:"Üstbilgi Char"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter {mso-style-priority:99; mso-style-link:"Altbilgi Char"; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.stbilgiChar {mso-style-name:"Üstbilgi Char"; mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:Üstbilgi; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-language:TR;} span.AltbilgiChar {mso-style-name:"Altbilgi Char"; mso-style-priority:99; mso-style-unhide:no; mso-style-locked:yes; mso-style-link:Altbilgi; mso-ansi-font-size:10.0pt; mso-bidi-font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman","serif"; mso-ascii-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; mso-hansi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-language:TR;} .MsoChpDefault {mso-style-type:export-only; mso-default-props:yes; mso-ascii-font-family:Calibri; mso-ascii-theme-font:minor-latin; mso-fareast-font-family:Calibri; mso-fareast-theme-font:minor-latin; mso-hansi-font-family:Calibri; mso-hansi-theme-font:minor-latin; mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; mso-bidi-theme-font:minor-bidi; mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault {mso-style-type:export-only; margin-bottom:8.0pt; line-height:107%;} @page Section1 {size:595.3pt 841.9pt; margin:0cm 70.85pt 70.85pt 3.0cm; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --></div></style><p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Farkındalık Günü kapsamında önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.</p><p>Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ileSAÜ Tıp Fakültesi iş birliğiyle düzenlenecek farkındalık buluşması, 1 Eylül Salı günü saat 13.30’da Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Uzman isimler anlatacak</strong><br>Polikistik böbrek hastalığı konusunda farkındalığın artırılmasının amaçlandığı programın moderatörlüğünü Prof. Dr. Hamad Dheir üstlenecek. Doç. Dr. Mahmud İslam ise hastalığın belirtileri, takip süreci ve dikkat edilmesi gereken konularda katılımcılara önemli bilgiler aktaracak.</p><p><strong>Tüm vatandaşlar davetli</strong><br>Böbrek sağlığı konusunda bilinç oluşturacak programda katılımcılar, polikistik böbrek hastalığıyla ilgili merak ettikleri konularda bilgi edinme fırsatı bulacak. 1 Eylül Salı günü saat 13.30’da SGM Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek programa tüm vatandaşlar davet edildi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/polikistik-bobrek-hastaligina-karsi-farkindalik-bulusmasi-sgmde</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/bobrek.jpg" type="image/jpeg" length="26483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp krizinde en önemli ilk adım 112'yi aramak]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, kalp krizinin belirtileri, gençlerde artan risk faktörleri ve kriz anında yapılması gereken ilk müdahale hakkında önemli uyarılarda bulundu. Baltalı, özellikle yanlış müdahalenin hayati risk oluşturabileceğini belirterek, 'En önemli şey 112 acil ambulansı aramaktır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kalp krizinin, kalbi besleyen damarların ani tıkanması sonucu ortaya çıktığını söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Baltalı, bu durumun kalbin bir bölümüne oksijen gitmemesine ve ilgili bölgenin kasılamamasına yol açtığını ifade etti. Erkeklerde ve yaşlılarda daha sık görülen kalp krizinin, kadınlarda ise menopoz sonrası dönemde arttığını belirtti.</p>

<p><strong>GENÇLERDE SİGARA RİSKİ ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Son dönemde 45 yaş altı kadın ve erkeklerde kalp krizi oranının arttığına dikkat çeken Baltalı, bunun nedenleri arasında farkındalığın artmasıyla birlikte sigara, yüksek kolesterol, tansiyon, şeker hastalığı ve genetik yatkınlığın öne çıktığını söyledi. Sigaranın kalp krizi riskini 3-4 kat artırdığını vurgulayan Baltalı, ailesinde erken yaşta kalp krizi öyküsü bulunan kişilerin daha erken yaşlardan itibaren risk faktörlerini kontrol ettirmesi gerektiğini kaydetti. Kalp krizinin bazen hiçbir belirti vermeyebildiğini belirten Baltalı, en sık görülen şikâyetin göğüs ağrısı ve sol kol ağrısı olduğunu söyledi. Sağ koroner damar tıkanıklıklarında ise karın ağrısı, mide bulantısı ve ciddi ritim bozukluklarının görülebileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>İLK MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Kalp krizi geçiren kişiye yapılacak ilk müdahalenin istirahat ettirmek ve 112'yi aramak olduğunu söyleyen Baltalı, hastanın sırt üstü yatırılması ve hareket ettirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman olmayan kişilerin müdahalesinin tehlikeli olabileceğini vurgulayan Baltalı, kalp masajının bilinçsizce yapılmasının çalışan kalbi durdurabileceğini ifade etti. Bu nedenle ilk aşamada kişinin nefes alıp almadığının ve nabzının kontrol edilmesi, ardından profesyonel sağlık ekiplerinin beklenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM KALP KRİZİNİ ÖNLEYEBİLİR</strong></p>

<p>Baltalı, kalp krizi riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, kolesterolün kontrol altına alınması, sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin önemine de dikkat çekti. Zeytinyağı, sebze, meyve ağırlıklı beslenme ile yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin koruyucu etki sağladığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/kalp-krizinde-en-onemli-ilk-adim-112yi-aramak.webp" type="image/jpeg" length="71002"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağız kuruluğu uyarısı! Sürekli su içme ihtiyacı başka hastalıkların habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/agiz-kurulugu-uyarisi-surekli-su-icme-ihtiyaci-baska-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/agiz-kurulugu-uyarisi-surekli-su-icme-ihtiyaci-baska-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız kuruluğunun, özellikle sıcak havalarda ve yetersiz sıvı tüketiminde sık görülebildiğini belirten uzmanlar, ancak bu durumun her zaman basit bir susuzluk belirtisi olmayabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, ağız kuruluğunun yalnızca susuz kalmaktan kaynaklanmadığını, diyabetten tiroit hastalıklarına, kullanılan ilaçlardan bağışıklık sistemi hastalıklarına kadar birçok nedene bağlı gelişebileceğini söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Yavuz, sürekli su içme ihtiyacının özellikle uzun sürmesi halinde mutlaka altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'AĞIZ KURULUĞU SADECE SUSUZLUK HİSSİ DEĞİL'</strong></p>

<p>Ağız kuruluğunun, tükürük bezlerinin yeterli miktarda tükürük üretememesi sonucu ortaya çıktığını belirten Yavuz, tıbbi adıyla kserostomi olarak bilinen bu durumun geçici susuzluk hissinden farklı olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><img height="422" src="https://www.igfhaber.com/static/2024/12/12/1733903882-sedanur-yavuz-1733988457-131-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Sıcak hava ve yetersiz sıvı alımının geçici ağız kuruluğu yapabileceğini söyleyen Yavuz, ancak şikâyetin kalıcı hale gelmesi durumunda diyabet, tiroit hastalıkları, Sjögren sendromu, nörolojik hastalıklar, radyoterapi öyküsü ve bazı ilaçların yan etkilerinin araştırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>BAZI İLAÇLAR AĞIZ KURULUĞU YAPABİLİYOR</strong></p>

<p>Tansiyon ilaçları, antidepresanlar, alerji ilaçları ve bazı idrar söktürücülerin ağız kuruluğuna yol açabileceğini belirten Yavuz, bu nedenle sürekli su içme isteğinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. Tükürüğün sadece ağızı ıslatan bir sıvı olmadığını dile getiren Yavuz, bunun ağız içini temizlediğini, asitleri nötralize ettiğini, diş minesini koruduğunu ve zararlı bakteri ile mantarların çoğalmasını sınırlandırdığını aktardı.</p>

<p>Tükürük miktarı azaldığında çürüklerin, diş eti iltihaplarının, ağız kokusunun ve özellikle Candida kaynaklı enfeksiyonların daha sık görülebileceğini söyleyen Yavuz, ağız kuruluğunun ağız sağlığı açısından önemli bir risk faktörü olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>GECE UYANMA, YUTMA GÜÇLÜĞÜ VE ÇATLAYAN DUDAKLARA DİKKAT</strong></p>

<p>Ağız kuruluğunun bazı belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Yavuz, özellikle; gece ağız kuruluğu nedeniyle sık uyanma, sürekli su içmeden konuşamama, yutma güçlüğü, dilde yanma ve çatlaklar, dudaklarda sürekli çatlama, sık mantar enfeksiyonu, kısa sürede birden fazla diş çürüğü ve sürekli ağız kokusu durumlarında hekime başvurulması gerektiğini kaydetti. Bu şikâyetlerin birkaç haftadan uzun sürmesi halinde değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>SADECE SU İÇMEK YETMEZ</strong></p>

<p>Ağız kuruluğunu yalnızca su içerek gidermeye çalışmanın yanlış olduğunu belirten Dr. Sedanur Yavuz, alkol içeren ağız gargaralarının da şikâyeti artırabileceğini söyledi. Şekersiz, tercihen ksilitol içeren sakızların bazı hastalarda tükürük akışını artırabileceğini ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını aktardı. Yavuz ayrıca, fazla kahve tüketimi, sigara, ağızdan nefes alma ve şekerli içeceklerin de ağız kuruluğunu artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Ağız kuruluğunun çoğu zaman tek başına bir hastalık değil, başka bir sağlık sorununun belirtisi olduğunu vurgulayan Yavuz, tedavi sürecinde kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi, sistemik hastalıkların değerlendirilmesi ve tükürük bezlerinin fonksiyonlarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Gerekli durumlarda ilgili branşlarla iş birliği yapıldığını söyleyen Yavuz, bol sıvı tüketimi, sigara ve alkolden uzak durma, florürlü diş macunu kullanma, düzenli diş hekimi kontrolü ve gerekirse yapay tükürük ürünlerinden faydalanılmasını önerdi. Yavuz, erken tanı ve doğru tedaviyle diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve ağız enfeksiyonlarının önüne geçilebileceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/agiz-kurulugu-uyarisi-surekli-su-icme-ihtiyaci-baska-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/agiz-kurulugu-uyarisi-surekli-su-icme-ihtiyaci-baska-hastaliklarin-habercisi-olabilir.webp" type="image/jpeg" length="36324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutkanlık her zaman hastalık değildir]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anahtarın yerini unutmak, odaya girince neden geldiğini hatırlayamamak ya da yeni tanışılan kişinin adını çıkaramamak çoğu zaman hastalık anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre beyin, gereksiz bilgileri ayıklayarak önemli anıları koruyor. Ancak unutkanlık günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemeye veya giderek artmaya başladığında uzman değerlendirmesi gerekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda hemen herkesin karşılaştığı unutkanlık anları, çoğu zaman endişeye neden olsa da her unutkanlık hastalık belirtisi değil. Prof. Dr. Murat Kurt, beynin sağlıklı çalışabilmesi için 'unutma' mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu belirterek, hafızanın kusursuz bir kayıt cihazı olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Kurt'a göre beyin, her gün karşılaştığı milyonlarca uyaranın tamamını aynı ayrıntıyla saklamak yerine önemli gördüğü bilgileri güçlendiriyor, gereksiz ayrıntıları ise eliyor. Bu nedenle unutmak, çoğu zaman hafızanın bir hatası değil, sağlıklı işleyişinin önemli bir parçası.</p>

<p><strong>DUYGUSAL ANILAR DAHA GÜÇLÜ YER EDİYOR</strong></p>

<p>Sık tekrarlanan düşünceler, endişeler ve duygusal açıdan yoğun deneyimler beyinde daha güçlü biçimde pekişebiliyor. Özellikle travmatik yaşantılar ve sürekli zihni meşgul eden olumsuz düşünceler, uygun bir ipucuyla yeniden kolayca hatırlanabiliyor. Prof. Dr. Kurt, bir bilginin kalıcı hale gelmesinde yalnızca tekrarın değil, dikkat ve anlamlı işlemenin de önemli olduğunu belirtiyor. Dijital ortamda hızla tüketilen içeriklerin ise çoğu zaman yüzeysel işlendiğini ifade eden Kurt, sürekli ekran kaydırmanın hafızayı güçlendirmek yerine bilişsel yükü artırabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>ODAYA GİRİNCE NEDEN NE YAPACAĞIMIZI UNUTUYORUZ?</strong></p>

<p>Bir odaya girdikten sonra neden oraya geldiğini unutma durumu da bilimsel olarak açıklanabiliyor. 'Kapı eşiği etkisi' olarak bilinen bu durum, ortam değiştiğinde beynin bağlamı güncellemesiyle ilişkilendiriliyor. Yoğun çalışma temposu, dikkat bölünmesi ve aynı anda birden fazla işle uğraşmak bu tür kısa süreli unutkanlıkları artırabiliyor. Prof. Dr. Kurt, sorunun çoğu zaman hafızadan ziyade dikkatle ilgili olduğunu belirterek, birkaç saniye durup yeniden odaklanıldığında bilginin çoğunlukla geri geldiğini ifade ediyor.</p>

<p><img height="913" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/25/1787580945-prof-dr-murat-kurt-1787660959-788-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI?</strong></p>

<p>Zaman zaman isim unutmak, anahtarın yerini karıştırmak veya bir randevuyu hatırlamakta gecikmek tek başına hastalık göstergesi olmayabiliyor. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı belirgin şekilde aksatması veya giderek kötüleşmesi önem taşıyor. Aynı soruları tekrar tekrar sormak, tanıdık yerlerde yön bulmakta zorlanmak ya da para yönetimi gibi günlük işlerde güçlük yaşamak tıbbi değerlendirme gerektirebilecek belirtiler arasında bulunuyor.</p>

<p>Uykusuzluk, depresyon, kronik stres, yoğun iş temposu, bazı ilaçlar ve dikkat dağınıklığının da hafızayı olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Kurt, bu tür durumlarda uzman değerlendirmesinin önemine işaret ediyor.</p>

<p><strong>KÖTÜ ANILARIN ETKİSİ AZALTILABİLİR</strong></p>

<p>Travmatik veya olumsuz anıların tamamen silinmesinin mümkün olmadığını belirten Kurt, ancak bu anıların oluşturduğu duygusal yükün azaltılabileceğini ifade ediyor. Psikoterapi, sağlıklı baş etme yöntemleri ve gerektiğinde profesyonel destekle kişinin anıyla kurduğu ilişkinin değişebileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>HAFIZAYI KORUMAK İÇİN 5 TEMEL ÖNERİ</strong></p>

<p>Prof. Dr. Kurt, hafızayı desteklemek için 'mucize' bir yöntem olmadığını vurgulayarak şu alışkanlıklara dikkat çekiyor:</p>

<ul>
 <li>Kaliteli ve düzenli uyumak.</li>
 <li>Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak.</li>
 <li>Yeni beceriler öğrenmek ve zihinsel olarak aktif kalmak.</li>
 <li>Güçlü sosyal ilişkileri sürdürmek.</li>
 <li>Dengeli, Akdeniz tipi beslenmek ve stresi yönetmek.</li>
</ul>

<p>Özellikle odaklanma gerektiren işlerde dikkati sürekli bölen alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kurt, hafıza için en değerli yatırımın sağlıklı yaşam alışkanlıkları olduğunu ifade ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/unutkanlik-her-zaman-hastalik-degildir.webp" type="image/jpeg" length="85902"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Zayıflama iğnesinde kritik uyarı!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Obezite tedavisinde giderek yaygınlaşan GLP-1 grubu ilaçlar, bilinçsiz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, özellikle sosyal medya ve arkadaş tavsiyesiyle bu ilaçlara başlanmaması gerektiğini belirterek 5 kritik uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Obezite tedavisinde son yılların en çok konuşulan yöntemlerinden biri haline gelen ve kamuoyunda 'zayıflama iğnesi' olarak bilinen GLP-1 grubu ilaçlar, milyonlarca kişinin kilo verme umudu oldu. Ancak uzmanlar, bu ilaçların yalnızca iştah azaltıcı ürünler olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, GLP-1 grubu ilaçların metabolizma, hormon dengesi ve kan şekeri üzerinde etkili güçlü tıbbi tedaviler olduğunu belirterek, bilinçsiz kullanımın başta pankreas, safra kesesi ve sindirim sistemi olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>UZMAN KONTROLÜ ŞART</strong></p>

<p>Çetin, bu ilaçların herkes için uygun olmadığını vurgulayarak tedaviye mutlaka hekim değerlendirmesi sonrasında başlanması gerektiğini ifade etti. Özellikle pankreatit öyküsü, safra taşı veya safra yolu hastalığı, medüller tiroit kanseri riski ve ileri düzey mide-bağırsak hastalığı bulunan kişilerin ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>TEDAVİ ÖNCESİ TETKİK ÖNEMLİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi öncesinde kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeylerinin yanı sıra karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Çetin, gerekli durumlarda safra kesesi ve pankreasın da incelenebileceğini aktardı.</p>

<p><strong>'DAHA FAZLA KULLANIRSAM DAHA HIZLI KİLO VERİRİM' YANILGISI</strong></p>

<p>İlaç dozunun kişinin kendi kararıyla artırılmasının ciddi risk taşıdığını belirten Çetin, hızlı doz artışının bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak şikayetleri ve sıvı kaybına neden olabileceği uyarısında bulundu. İlaçların düzensiz kullanılmasının da tedavinin etkinliğini azaltabileceğini kaydetti.</p>

<p>Tedavi sırasında ortaya çıkan her belirtinin sıradan bir yan etki olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çetin, şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar ve yüksek ateş gibi belirtilerde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Çetin, GLP-1 grubu ilaçların internetten edinilen bilgiler veya çevre tavsiyesiyle başlanacak ürünler olmadığını, tedavinin kişinin sağlık geçmişi ve mevcut hastalıkları dikkate alınarak hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/zayiflama-ignesinde-kritik-uyari.webp" type="image/jpeg" length="89316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dondurma masum değil! Glikoz ve fruktoz şurubuna dikkat]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının vazgeçilmez lezzeti dondurma, içeriğine ve porsiyonuna dikkat edilmediğinde yüksek miktarda şeker ve kalori alımına yol açabiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarında serinletici etkisiyle sıkça tüketilen dondurma, içeriği ve porsiyon miktarına dikkat edilmediğinde sağlıklı beslenme düzeninin dışına çıkabiliyor. Uz. Dyt. Betül Merd, dondurmanın 'soğuk olduğu için hafif' olduğu düşüncesinin doğru olmayabileceğini belirterek, seçim yaparken ürün etiketlerinin mutlaka incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dondurmanın sağlıklı ya da sağlıksız olduğuna yalnızca ürünün adına bakılarak karar verilmemesi gerektiğini belirten Merd, süt, yoğurt veya krema içeren; gerçek meyve, kakao ve kuruyemiş gibi bileşenler kullanılan ürünlerle, yoğun şeker, glikoz veya fruktoz şurubu, bitkisel yağ ve aroma vericiler içeren ürünlerin aynı besin değerine sahip olmadığını vurguladı.</p>

<p>Özellikle market ürünlerinde <i><strong>'dondurma'</strong></i>, <i><strong>'sütlü buz'</strong></i> ve <i><strong>'bitkisel yağlı ürün' </strong></i>gibi ifadelerin birbirinden farklı olduğuna dikkat çeken Merd, tüketicilerin ürünlerin ön yüzündeki <i><strong>'çilekli'</strong></i> veya <i><strong>'çikolatalı'</strong></i> gibi ifadelerden ziyade içindekiler listesini ve besin değerleri tablosunu incelemesini önerdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="577" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/23/1787204512-uz-dyt-bet-l-merd-1787500127-416-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>'ERİ­MİYORSA SAĞLIKSIZDIR' İDDİASI DOĞRU DEĞİL</strong></span></p>

<p>Sosyal medyada sıkça paylaşılan, dondurmanın su altında tutulmasına rağmen erimediğini gösteren videolar da gündeme geldi. Merd, bir dondurmanın geç erimesinin veya şeklini korumasının tek başına ürünün sağlıksız olduğunu göstermediğini belirtti.</p>

<p>Dondurmanın erime davranışında yağ miktarı, süt proteinleri, şeker ve kuru madde oranı, emülgatör ve stabilizatörler, hava miktarı, üretim teknolojisi ve saklama koşulları gibi birçok faktörün etkili olduğu ifade edildi.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>'FİT' VE 'MEYVELİ' İFADELERİNE ALDANMAYIN</strong></span></p>

<p>Uz. Dyt. Merd, <i><strong>'şekersiz'</strong></i>, <i><strong>'fit'</strong></i>, <i><strong>'light'</strong></i> veya <i><strong>'meyveli'</strong></i> ifadelerinin de bir ürünün otomatik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmediğini belirtti.</p>

<p>Tüketicilere dondurma alırken şu noktalara dikkat etmeleri önerildi:</p>

<ul>
 <li>İçindekiler listesini mutlaka okuyun.</li>
 <li>Şeker veya şeker içeren bileşenlerin listedeki sırasına dikkat edin.</li>
 <li>Kullanılan yağ kaynağını kontrol edin.</li>
 <li>Şeker ve enerji miktarını besin değerleri tablosundan inceleyin.</li>
 <li>Bir paketin tamamını tek porsiyon olarak tüketmeyin.</li>
 <li>'Meyveli' ifadesinin gerçek meyve içerdiği anlamına gelmediğini unutmayın.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/dondurma-masum-degil-glikoz-ve-fruktoz-surubuna-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="71197"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız kuruluğu, diş çürükleri ve diş eti sorunları gibi problemlere karşı düzenli kontrollerin ve koruyucu ağız bakımının önemine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tip 1 diyabet, çocukluk döneminde düzenli takip gerektiren kronik hastalıklar arasında yer alırken, hastalığın ağız ve diş sağlığı üzerindeki olası etkileri de ailelerin dikkat etmesi gereken konular arasında bulunuyor. Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, diyabetli çocuklarda ağız sağlığı takibinin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, koruyucu yaklaşımla sürdürülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p><strong>DİYABET VE AĞIZ SAĞLIĞI ARASINDA ÇİFT YÖNLÜ İLİŞKİ</strong></p>

<p>Kan şekeri kontrolünün yetersiz olduğu dönemlerde ağız kuruluğu ve ağız içi enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunların görülebileceğini belirten Demir, diş eti hastalıklarının da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilecek faktörler arasında değerlendirildiğini ifade etti. Özellikle glisemik kontrolün yetersiz olduğu veya cerrahi ve invaziv diş işlemlerinin planlandığı durumlarda, çocuğu takip eden hekim ile diş hekiminin iletişim halinde olması gerektiği vurgulandı.</p>

<p><strong>FLORÜRLÜ DİŞ MACUNU VE DÜZENLİ KONTROL ÖNEMLİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tip 1 diyabetli çocuklarda düzenli ağız bakımının önemine dikkat çeken Demir, yaşa uygun florür içeren diş macunuyla günde en az iki kez diş fırçalanmasını önerdi. Çocuğun bireysel çürük riskine göre profesyonel florür uygulamalarının değerlendirilebileceğini belirten Demir, düzenli diş hekimi kontrollerinin çürük ve diş eti problemlerinin erken fark edilmesine yardımcı olduğunu söyledi.</p>

<p>Dengeli ve çocuğun bireysel gereksinimlerine uygun beslenmenin hem diyabet yönetimine hem de ağız ve diş sağlığına katkı sağlayabileceği belirtildi.</p>

<p>Özellikle ağız kuruluğunun görüldüğü durumlarda yeterli su tüketiminin ağız içindeki nem dengesinin korunmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Demir, diş tedavisi randevularının da çocuğun günlük diyabet rutini, öğün düzeni ve kan şekeri kontrolü dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti. Demir, 'Glisemik kontrol, tükürük özellikleri, ağız hijyeni, beslenme düzeni ve bireysel diş çürüğü riskinin birlikte değerlendirilmesi ve rutin kontrollerin aksatılmaması' gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/tip-1-diyabetli-cocuklarda-agiz-ve-dis-sagligi-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="89703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Büyüyünce düzelir' diye beklemeyin]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini belirten Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, aileleri endişelendiren belirgin farklılıklarda 'büyüyünce düzelir' düşüncesiyle beklemek yerine profesyonel değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk döneminde kazanılan her yeni beceri gelişimin önemli bir parçasını oluştururken, her çocuğun gelişim süreci farklı ilerleyebiliyor. Uzmanlar, gelişimsel farklılıkların her zaman bir sorun anlamına gelmediğine dikkat çekerken, belirgin işaretlerin erken dönemde değerlendirilmesinin önemini vurguluyor. Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların oturma, emekleme, yürüme, oyun oynama ve çevreleriyle etkileşim kurma gibi becerileri farklı zamanlarda kazanabildiğini belirtti. Mehlepçi, ailelerin çocuklarında belirgin bir farklılık gözlemlemesi halinde 'biraz daha büyüsün, düzelir' diye beklememesi gerektiğini ifade ederek, erken değerlendirmenin çocuğun ihtiyacına uygun desteğe zamanında ulaşmasını sağlayabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>'ERKEN MÜDAHALE ÇOCUĞU KALIBA SOKMAK DEĞİL'</strong></p>

<p>Erken müdahalenin yalnızca terapi seanslarından ibaret olmadığını belirten Mehlepçi, bunun çocuğun kendi potansiyelini desteklemeye yönelik bir süreç olduğunu kaydetti. Mehlepçi, 'Bizim için erken müdahale; çocuğu belirli bir kalıba sokmak değil, onun kendi potansiyelini desteklemek, bağımsızlığını artırmak ve günlük yaşama katılımını güçlendirmek anlamına geliyor' dedi. Çocuğun yalnızca yapamadıklarına değil, yapabildiklerine ve desteğe ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanılması gerektiğini vurguladı. Profesyonel değerlendirme yapılmasının mutlaka bir problem bulunduğu anlamına gelmediğini belirten Mehlepçi, bazı durumlarda aileye çocuğun gelişiminin yolunda olduğunun söylenebileceğini ifade etti. Mehlepçi, 'Önemli olan belirsizliği ortadan kaldırmak ve çocuğun gelişimini doğru şekilde takip etmek' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AİLELER HANGİ İŞARETLERE DİKKAT ETMELİ?</strong></p>

<p>Uzman, özellikle şu durumlarda profesyonel değerlendirme yapılmasının yararlı olabileceğini belirtti:</p>

<ul>
 <li>Hareket gelişiminde belirgin gecikme,</li>
 <li>Denge ve koordinasyon güçlükleri,</li>
 <li>Postür ve hareketlerde belirgin farklılıklar,</li>
 <li>Motor becerilerde zorlanma,</li>
 <li>Hareketleri planlamada güçlük,</li>
 <li>Günlük yaşam aktivitelerinde yaşıtlarına göre belirgin bağımlılık,</li>
 <li>Ses, dokunma veya harekete karşı aşırı ya da düşük tepki,</li>
 <li>Oyun ve çevreyle etkileşimde belirgin güçlük.</li>
</ul>

<p>Bu işaretlerin çocuğa etiket koymak amacıyla değil, ihtiyaçların zamanında fark edilerek doğru desteğin sağlanması için değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mehlepçi, erken müdahalenin bir yarış olmadığının altını çizdi.</p>

<p><strong>'ÇOCUĞUNUZU BAŞKALARIYLA KIYASLAMAYIN'</strong></p>

<p>Ailelere çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamaları çağrısında bulunan Mehlepçi, 'Çocuğumuz neden diğer çocuklar gibi değil?' sorusu yerine, 'Çocuğumuz bugün nerede ve onun gelişimini desteklemek için ne yapabiliriz?' sorusunun sorulması gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın hem ailelerin kaygısını azaltacağını hem de çocuğun güçlü yönlerine odaklanmayı sağlayacağını ifade eden Mehlepçi, 'Biz çocuğu değiştirmeye çalışmıyoruz. Onun güçlü yönlerini destekleyerek, ihtiyaç duyduğu alanlarda gelişimine eşlik ediyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/buyuyunce-duzelir-diye-beklemeyin.webp" type="image/jpeg" length="28189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karasu Devlet Hastanesi’nde ameliyatlar 3 kat arttı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/karasu-devlet-hastanesinde-ameliyatlar-3-kat-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/karasu-devlet-hastanesinde-ameliyatlar-3-kat-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Karasu Devlet Hastanesi’nin ilk 7 aylık verilerini paylaştı. Hastanede son iki yıla kıyasla ameliyat, poliklinik ve yatarak tedavi gören hasta sayısında dikkat çekici artış yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>AMELİYAT SAYISI 3 KATTAN FAZLA ARTTI</strong><br />
Karasu Devlet Hastanesi’nde ilk 7 ayda yapılan ameliyat sayısı 466’dan 1.613’e yükseldi. Bu artış, hastanede gerçekleştirilen cerrahi işlemlerin son iki yılda önemli ölçüde arttığını ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Ameli̇yat (1)" class="detail-photo img-fluid" height="760" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/ameliyat-1.jpg" width="1056" /></p>

<p><strong>POLİKLİNİK SAYISI 153 BİNİ AŞTI</strong><br />
Hastanenin toplam poliklinik muayene sayısı da 103 bin 845’ten 153 bin 14’e çıktı. Böylece ilk 7 ayda hastanede 153 binden fazla poliklinik muayenesi gerçekleştirildi.</p>

<p><strong>YATAN HASTA SAYISI DA ARTTI</strong><br />
Yatarak tedavi gören hasta sayısında da yükseliş yaşandı. Son iki yılda 1.433 olan yatarak tedavi gören hasta sayısı 2.129’a ulaştı.</p>

<p><img alt="Ameli̇yat (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/ameliyat-2.jpg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MÜDÜR ÖZDEMİR VERİLERİ PAYLAŞTI</strong><br />
Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir’in paylaştığı veriler, Karasu Devlet Hastanesi’nde sağlık hizmetlerinin kullanımında son iki yılda önemli bir artış yaşandığını gösterdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/karasu-devlet-hastanesinde-ameliyatlar-3-kat-artti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/ameliyat-1.jpg" type="image/jpeg" length="84814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Müdür Özdemir’den Karasu çıkarması!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/mudur-ozdemirden-karasu-cikarmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/mudur-ozdemirden-karasu-cikarmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, yaz aylarında nüfusu önemli ölçüde artan Karasu’da sağlık hizmetlerini yerinde değerlendirmek amacıyla Karasu Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti. Özdemir, hastanenin acil servis ve polikliniklerinde incelemelerde bulunurken, sağlık hizmeti alan vatandaşlarla da bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAĞLIK HİZMETLERİNİN İŞLEYİŞİ!</strong></p>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, özellikle yaz döneminde nüfusu ve buna bağlı olarak sağlık hizmetlerine olan talebi önemli ölçüde artan Karasu’da incelemelerde bulundu. Gerçekleştirilen ziyaret kapsamında Karasu Devlet Hastanesi’nin sağlık hizmetleri yerinde değerlendirildi. Hastanenin farklı birimlerinde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Özdemir, sağlık hizmetlerinin işleyişini yakından inceledi.</p>

<p><img alt="4-923" class="detail-photo img-fluid" height="659" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/4-923.JPG" width="1036" /></p>

<p><strong>ACİL SERVİS VE POLİKLİNİKLERİ ZİYARET ETTİ</strong></p>

<p>Özdemir’in ziyaretinde hastanenin özellikle acil servis ve polikliniklerinde sunulan sağlık hizmetleri ele alındı. Acil serviste ve polikliniklerde sağlık hizmeti alan vatandaşlarla görüşen Özdemir, hastaların talep ve görüşlerini dinledi. Yaz aylarında Karasu’da yaşanan nüfus yoğunluğunun sağlık hizmetlerine yansıması nedeniyle hastane kapasitesi ve hizmet süreçlerinin önem taşıdığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="3-1126" class="detail-photo img-fluid" height="678" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/3-1126.JPG" width="1007" /></p>

<p><strong>HASTALARA GEÇMİŞ OLSUN DİLEĞİ</strong></p>

<p>İl Sağlık Müdürü Özdemir, hastanede tedavi gören hastaları da ziyaret etti. Hastaların sağlık durumları hakkında bilgi alan Özdemir, kendileriyle sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Vatandaşların sağlık hizmetlerinden memnuniyetleri ve yaşadıkları süreçler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.</p>

<p><img alt="2-1336" class="detail-photo img-fluid" height="703" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/2-1336.JPG" width="1054" /></p>

<p><strong>YAZ DÖNEMİNDE KARASU’DA YOĞUNLUK ARTIYOR</strong></p>

<p>Karasu, özellikle yaz aylarında tatilcilerin yoğun ilgisi nedeniyle nüfusu önemli ölçüde artan ilçelerin başında geliyor. İlçedeki nüfus hareketliliği, başta acil servisler olmak üzere sağlık kuruluşlarındaki hizmet yoğunluğunu da beraberinde getiriyor. Bu nedenle yaz döneminde sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve etkin şekilde sürdürülebilmesi büyük önem taşıyor.</p>

<p><img alt="1-1881" class="detail-photo img-fluid" height="685" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/1-1881.JPG" width="1016" /></p>

<p><strong>SAĞLIK HİZMETLERİ YERİNDE TAKİP EDİLİYOR</strong></p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen saha ziyaretleriyle ilçelerdeki sağlık hizmetlerinin mevcut durumu, vatandaşların ihtiyaçları ve sağlık kuruluşlarının çalışma süreçlerinin yerinde takip edilmesi amaçlanıyor. Karasu Devlet Hastanesi’ndeki ziyaret de bu kapsamda gerçekleştirilirken, sağlık hizmetlerinin vatandaş odaklı şekilde sürdürülmesine yönelik çalışmaların devam edeceği belirtildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/mudur-ozdemirden-karasu-cikarmasi</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/4-923.JPG" type="image/jpeg" length="96556"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı sıcaklar kalbi vuruyor!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/asiri-sicaklar-kalbi-vuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/asiri-sicaklar-kalbi-vuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşırı sıcak ve yüksek nem, sıvı-mineral kaybının yanı sıra damarlarda genişlemeye yol açarak kan basıncında ani düşüş ve dalgalanmalara neden olabiliyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, hipertansiyon hastalarını yaz aylarında oluşabilecek ciddi sağlık risklerine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcaklar ve yüksek nem, özellikle kalp ve damar sağlığı açısından ciddi riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Dr. Doğaç Çağlar Gürbüz, terlemeyle yaşanan sıvı ve mineral kaybının damarlarda genişlemeye neden olabileceğini, bunun da kan basıncında ani düşüşlere ve dalgalanmalara yol açabileceğini belirtti. Türkiye'de her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu ifade eden Gürbüz, henüz tanı almamış çok sayıda kişinin bulunduğuna dikkat çekti. Gürbüz, aşırı sıcaklarda tansiyon kontrolünün ihmal edilmesinin bayılma, ritim bozukluğu, böbrek yetmezliği, kalp krizi ve felç gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğini söyledi.</p>

<p><img height="567" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/17/1786947450-dr-do-a-a-lar-g-rb-z-1786980929-637-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>HİPERTANSİYON HASTALARINA 10 KRİTİK YAZ ÖNERİSİ</strong></p>

<p><strong>1.</strong> <strong>Su tüketimini artırın: </strong>Terlemeyle kaybedilen sıvı ve minerallerin yerine konulması için susamayı beklemeden yeterli sıvı alınması öneriliyor. Uzman, genel olarak günlük 2,5-3 litre sıvı tüketilmesini, ancak kalp veya böbrek hastalığı bulunanların miktarı hekimlerine danışarak belirlemesini tavsiye ediyor.</p>

<p><strong>2. İdrar söktürücü ilaçlara dikkat:</strong> Diüretik ilaçlar yaz aylarında terlemeyle birlikte aşırı sıvı ve tuz kaybına neden olabilir. İlaç dozlarının doktor kontrolü olmadan değiştirilmemesi, gerekli durumlarda hekim tarafından yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>3.</strong> <strong>11.00-16.00 saatleri arasında güneşten kaçının: </strong>Özellikle günün en sıcak saatlerinde doğrudan güneşe maruz kalmanın tansiyon düşüklüğü ve sıcak çarpması riskini artırabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>4.</strong> <strong>Beslenmenizi hafifletin:</strong> Aşırı yağlı, kızartılmış ve tuzlu yiyecekler yerine sebze, meyve, zeytinyağlı yemekler ve hafif proteinlerden oluşan Akdeniz tipi beslenme öneriliyor.</p>

<p><strong>5. Buz gibi duştan kaçının:</strong> Ani soğuk, damarlarda hızlı daralmaya ve kan basıncında ani yükselmelere neden olabilir. Serinlemek için ılık duş tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p><strong>6</strong>. <strong>Klima sıcaklığını aşırı düşürmeyin: </strong>Kavurucu sıcaktan çok soğuk ortamlara ani geçişlerin damar sistemini etkileyebileceğine dikkat çekilirken, klimanın yaklaşık 22-24 derece civarında tutulması öneriliyor.</p>

<p><strong>7. Egzersizi serin saatlere taşıyın:</strong> Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktivitelerin sabah erken veya akşam saatlerinde yapılması, egzersiz sırasında yeterli sıvı alınması gerekiyor.</p>

<p><strong>8</strong>. <strong>Çay, kahve ve alkole dikkat: </strong>Fazla kafein ve alkol tüketiminin kalp hızını ve ritim bozukluğu riskini artırabileceği belirtiliyor. Bu nedenle özellikle sıcak havalarda tüketimin sınırlandırılması öneriliyor.</p>

<p><strong>9</strong>. <strong>Doğru kıyafet seçin: </strong>Vücudun ısı kaybını kolaylaştırmak için açık renkli, bol ve hava geçirgenliği yüksek pamuklu veya keten kıyafetlerin tercih edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p><strong>10. Tansiyonunuzu düzenli ölçün:</strong> Yaz aylarında 'kendimi iyi hissediyorum' diyerek ölçümlerin ve doktor kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Gürbüz, tansiyonda inatçı düşüklük veya yüksekliğin görülmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/asiri-sicaklar-kalbi-vuruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/asiri-sicaklar-kalbi-vuruyor.webp" type="image/jpeg" length="54591"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrekleri sessizce tehdit eden üç hastalık]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Böbrek taşları, böbrek tümörleri ve alt idrar yolu tıkanıklıkları uzun süre belirti vermeden ilerleyerek kalıcı böbrek hasarına neden olabiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, erken tanı ve kişiye özel tedavinin böbrek fonksiyonlarının korunmasındaki önemine dikkat çekerek, özellikle idrar yapma alışkanlıklarındaki değişikliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vücudun atık maddelerden arındırılmasında hayati rol üstlenen böbrekler, yalnızca kanı süzen organlar olarak görev yapmıyor. Su, tuz ve mineral dengesinin korunmasından tansiyonun düzenlenmesine, alyuvar üretiminin desteklenmesinden D vitamininin aktif hale getirilmesine kadar birçok yaşamsal işlevi bulunan böbrekler, bazı ürolojik hastalıklar nedeniyle zamanla işlevlerini kaybedebiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Adil Güçal Güçlü, böbreklerin süzme işlevini kalıcı olarak bozabilen üç önemli ürolojik soruna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/09/1786081720-op-dr-adil-g-al-g-l-1786273419-913-x750.jpeg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BÖBREK TAŞLARI YÜKSEK BASINCA NEDEN OLABİLİYOR</strong></p>

<p>Böbreklerde oluşan taşların idrarı mesaneye taşıyan kanallara düşmesi, idrar akışını engelleyebiliyor. İdrarın böbrekte birikmesiyle oluşan yüksek basınç, zaman içerisinde böbrek dokusuna zarar vererek kalıcı fonksiyon kaybına yol açabiliyor. 'Hidronefroz' olarak adlandırılan bu durumda biriken idrar, ciddi enfeksiyonların gelişmesi için de uygun ortam oluşturabiliyor. Tedavi edilmeyen enfeksiyonların kana karışması ise hayati risk oluşturabiliyor.</p>

<p>Böbrek taşı riskinin azaltılmasında yeterli su tüketimi, tuz kullanımının sınırlandırılması ve düzenli sağlık kontrolleri önem taşıyor. Taş oluşması durumunda ise günümüzde kapalı cerrahi yöntemler, lazer teknolojileri ve dışarıdan uygulanan ses dalgalarıyla tedavi seçenekleri bulunuyor.</p>

<p><strong>BÖBREK TÜMÖRLERİ BELİRTİ VERMEDEN İLERLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Böbrek tümörlerinin erken evrede çoğu zaman ağrı, kanama veya başka belirgin bir şikâyete yol açmadığına dikkat çeken Güçlü, bu nedenle hastalığın sıklıkla farklı nedenlerle gerçekleştirilen ultrasonografi veya tomografi sırasında tesadüfen tespit edildiğini belirtti. İleri yaş, sigara kullanımı, hipertansiyon ve obezite böbrek tümörleri açısından önemli risk faktörleri arasında gösteriliyor.</p>

<p>Erken tanının böbreğin korunması açısından da önem taşıdığını belirten Güçlü, geçmişte tümör saptandığında böbreğin tamamının alınmasının daha sık uygulandığını, günümüzde ise nefron koruyucu cerrahi sayesinde yalnızca tümörlü dokunun çıkarılarak sağlıklı böbrek dokusunun korunabildiğini ifade etti.</p>

<p><strong>PROSTAT BÜYÜMESİ BÖBREKLERİ DE ETKİLEYEBİLİR</strong></p>

<p>Böbrek sağlığını tehdit eden bir diğer önemli sorun ise alt idrar yollarındaki tıkanıklıklar. Özellikle yaş ilerledikçe erkeklerde sık görülen iyi huylu prostat büyümesi ve idrar kanalı darlıkları, mesanenin tam olarak boşalmasını engelleyebiliyor. Mesanede biriken idrarın oluşturduğu yüksek basınç zaman içerisinde böbreklere kadar ulaşabiliyor. Erken dönemde tedavi edilmeyen prostat ve mesane kaynaklı sorunlar, uzun vadede böbrek fonksiyonlarının bozulmasına, bazı hastalarda ise diyaliz gerektirebilecek son dönem böbrek yetmezliğine kadar ilerleyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle idrar yapma alışkanlıklarında meydana gelen değişikliklerin göz ardı edilmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>BU BELİRTİLER VARSA ÜROLOJİYE BAŞVURUN</strong></p>

<p>Uzmanlar, böbreklerin verdiği uyarıların zamanında fark edilmesinin önemine dikkat çekiyor. İdrarda gözle görülür kanama, aniden başlayan şiddetli yan ağrısı, sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları veya idrar yaparken zorlanma gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde üroloji uzmanına başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Herhangi bir şikâyet bulunmasa bile özellikle 50 yaş ve üzerindeki erkeklerin düzenli üroloji kontrollerini aksatmaması gerektiği belirtiliyor. Yıllık ürolojik değerlendirme ve gerekli durumlarda ultrasonografi ile böbrek, prostat ve idrar yollarını ilgilendiren birçok hastalık erken evrede tespit edilebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/bobrekleri-sessizce-tehdit-eden-uc-hastalik.webp" type="image/jpeg" length="44699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuğun diş sağlığı sadece fırçalamaktan ibaret değil]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda ağız ve diş sağlığının temelleri süt dişlerinin çıkmasıyla atılıyor. Uzmanlar; düzenli diş fırçalamanın yanı sıra beslenme, ekran kullanımı, duruş bozuklukları ve ağızdan nefes alma alışkanlığının da çene ve diş gelişimi üzerinde etkili olduğuna dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının erken yaşta kazandırılması, ilerleyen dönemlerde ortaya çıkabilecek ağız ve diş sağlığı problemlerinin önlenmesinde önemli rol oynuyor. Uzmanlara göre ilk süt dişlerinin çıkmaya başladığı 6-12 aylık dönemden itibaren ağız hijyeni bir rutin haline getirilmeli. Yaklaşık 2,5-3 yaşlarında tamamlanan 20 süt dişinin düzenli temizlenmemesi, çürük ve enfeksiyon riskini artırabiliyor. 'Nasıl olsa değişecek' düşüncesinin yanlış olduğuna dikkat çeken uzmanlar, süt dişlerinin sağlıklı olmasının çocuğun beslenmesi, konuşması, çene gelişimi ve ileride çıkacak daimi dişlerin doğru şekilde sürmesi açısından büyük önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<p><strong>DİŞ FIRÇALAMAYI ZORUNLULUK DEĞİL, RUTİN HALİNE GETİRİN</strong></p>

<p>Çocukların alışkanlık kazanmasında ebeveynlerin rolü büyük. Özellikle küçük yaşlarda anne ve babalarını örnek alan çocukların, diş fırçalamayı ailece gerçekleştirilen keyifli bir rutine dönüştürmeleri öneriliyor. Diş fırçalamanın ceza veya zorunluluk şeklinde sunulmaması gerektiğini belirten uzmanlar, daimi dişlerin tamamlanmasına kadar fırçalama sürecinin ebeveyn kontrolünde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Diş macunu miktarının da yaşa göre ayarlanması gerekiyor. 3 yaşına kadar pirinç tanesi, 3-6 yaş arasında ise bezelye tanesi büyüklüğünde diş macunu kullanılması öneriliyor. Dişlerin günde iki kez doğru teknikle fırçalanmasının yanı sıra düzenli diş hekimi kontrollerinin de ihmal edilmemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>PROBİYOTİKLER DESTEK OLABİLİR AMA DİŞ FIRÇALAMANIN YERİNİ TUTMAZ</strong></p>

<p>Güncel araştırmalar, belirli probiyotik suşlarının çürüğe neden olan bazı bakterilerin seviyesini azaltabileceğine işaret ediyor. Probiyotiklerin tükürük akışı, pH dengesi ve tamponlama kapasitesi üzerinde olumlu etkileri olabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, probiyotiklerin düzenli diş fırçalamanın alternatifi olmadığının altını çiziyor. Sağlıklı ağız için temel yaklaşımın doğru fırçalama, dengeli beslenme ve düzenli diş hekimi kontrolleri olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong>EKRAN KARŞISINDA YEMEK ÇÜRÜK RİSKİNİ ARTIRABİLİR</strong></p>

<p>Tablet ve telefonların çocukların günlük yaşamında daha fazla yer alması, ağız ve diş sağlığı açısından da yeni riskleri beraberinde getiriyor. Ekran karşısında yemek yiyen çocukların yiyecekleri ağızlarında daha uzun süre bekletebildiğine dikkat çekiliyor. Özellikle şeker ve karbonhidrat içeren gıdaların ağızda uzun süre kalması çürük riskini artırabiliyor. Ekran karşısında yemeğe odaklanılmaması, ağız açık yemek yeme gibi alışkanlıkların gelişmesine de neden olabiliyor.</p>

<p><strong>YANLIŞ DURUŞ ÇENE GELİŞİMİNİ ETKİLEYEBİLİR</strong></p>

<p>Uzun süre tablet veya telefon kullanan çocuklarda cihazın göz hizasının altında tutulması, başın sürekli öne eğilmesine yol açabiliyor. Uzmanlar, uzun süreli yanlış duruşun boyun postürü, solunum fonksiyonları ve çene gelişimi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diş sıkma, travmalar ve postür bozuklukları çene eklemi sorunlarının nedenleri arasında gösterilirken; çene hareketlerinde kısıtlılık, çiğneme sırasında zorlanma veya eklemden ses gelmesi gibi belirtilerin dikkate alınması gerekiyor.</p>

<p><strong>AĞIZDAN NEFES ALMAYA DİKKAT</strong></p>

<p>Uzun süreli ekran kullanımıyla birlikte bazı çocuklarda ağızdan nefes alma alışkanlığının da görülebileceği belirtiliyor. Ağızdan nefes alma, dilin doğru pozisyonda bulunmasını engelleyerek üst çene gelişimini etkileyebiliyor. Erken fark edilmeyen bu durumların ilerleyen dönemlerde çene darlıkları, kapanış bozuklukları ve yüz gelişimiyle ilgili sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, ebeveynlere çocuklarının yalnızca dişlerini değil; nefes alma biçimini, duruşunu, beslenme ve ekran alışkanlıklarını da takip etmelerini öneriyor. Erken yaşta kazanılan doğru ağız bakım alışkanlıklarının ise çocukların yaşam boyu ağız ve diş sağlığını korumada en önemli adımlardan biri olduğu belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/cocugun-dis-sagligi-sadece-fircalamaktan-ibaret-degil.webp" type="image/jpeg" length="14173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İlaç denetiminde uluslararası standart dönemi]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK), analiz ve kontrol süreçlerinde uluslararası ilaç otoriteleri ile laboratuvarların rapor ve kılavuzlarını belirli şartlarla dikkate alabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK) Ulusal Kontrol Laboratuvarı'nın çalışma esaslarını düzenleyen yönetmelikte önemli değişiklik yapıldı. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenleme, ilaç analiz ve değerlendirme süreçlerinde uluslararası iş birliğinin önünü açtı. Yeni düzenlemeye göre TİTCK, güven uygulamaları kapsamında karşılaştırılabilir standartlara sahip yabancı ilaç otoriteleri, ulusal kontrol laboratuvarları ile bölgesel ve uluslararası kuruluşlar tarafından hazırlanan analiz, değerlendirme ve seri serbest bırakma süreçlerine ilişkin bilgi ve belgeleri, kendi yayımlayacağı kılavuza uygun olması halinde dikkate alabilecek. Yönetmelikle ayrıca, Kurumun konuya ilişkin bir kılavuzunun bulunmadığı durumlarda, resmî internet sitesinde duyurmak kaydıyla diğer ülkelerin resmî sağlık otoriteleri veya uluslararası kuruluşların yayımladığı kılavuzları da kabul edebilmesine imkan tanındı. Düzenleme, ilaç kontrol süreçlerinde uluslararası standartlarla uyumun artırılması ve değerlendirme mekanizmalarının daha etkin yürütülmesini amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="497" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/07/screenshot-2026-08-07-at-16-59-03-7-agustos-2026-cuma-1786111148-644-x750.png" width="750" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/ilac-denetiminde-uluslararasi-standart-donemi.webp" type="image/jpeg" length="20140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya Şehir Hastanesi için kritik toplantı!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakarya-sehir-hastanesi-icin-kritik-toplanti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakarya-sehir-hastanesi-icin-kritik-toplanti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu başkanlığında gerçekleştirilen değerlendirme toplantısında, kasım ayında hizmete açılması planlanan Sakarya Şehir Hastanesi'nin yapım, açılış ve hizmete geçiş süreci tüm yönleriyle ele alındı. Gözler şimdi 19 Ağustos'ta yapılacak demirbaş ve tıbbi malzeme ihalesine çevrildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakan Memişoğlu süreci değerlendirdi</strong></p><p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Samsun, Trabzon, Aydın ve Sakarya'da yapımı devam eden şehir hastanelerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda, dört şehir hastanesinin yapım çalışmaları, açılış hazırlıkları ve hizmete geçiş süreçleri ayrıntılı şekilde ele alınırken, özellikle kasım ayında açılması hedeflenen 1000 yataklı Sakarya Şehir Hastanesinin son durumu da masaya yatırıldı.</p><p><strong>Kasım ayı hedefi korunuyor</strong></p><p>Sakarya'da yapımı büyük ölçüde tamamlanan 1000 yataklı Şehir Hastanesi'nin planlanan takvim doğrultusunda kasım ayında hizmete açılması hedefleniyor. Hastanenin açılışı öncesinde ihtiyaç duyulan tıbbi cihaz, demirbaş ve diğer malzemelerin temin edilmesi amacıyla 19 Ağustos'ta gerçekleştirilecek ihale, hizmete geçiş sürecinin en kritik aşamalarından biri olarak görülüyor.</p><p><img src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/08/hastane-1-10.JPG" alt="Hastane (1)-10" class="detail-photo img-fluid" style="" width="1304" height="767"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>"Sağlık altyapımızı güçlendirmeye devam ediyoruz"</strong></p><p>Toplantıya ilişkin değerlendirmede bulunan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık altyapısını yeni yatırımlarla daha da güçlendirdiklerini belirtti. Memişoğlu, vatandaşlara yüksek standartlarda sağlık hizmeti sunmayı hedeflediklerini ifade ederek, ülkenin farklı bölgelerinde modern şehir hastanelerini hizmete kazandırmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü vurguladı.</p><p><strong>Sakarya'nın sağlık yükünü önemli ölçüde hafifletecek</strong></p><p>Hizmete girmesiyle birlikte Sakarya'nın sağlık kapasitesini önemli ölçüde artırması beklenen 1000 yataklı Şehir Hastanesi, yalnızca kent merkezine değil çevre illere de hizmet verecek önemli bir sağlık üssü olacak. Modern altyapısı, ileri teknolojiyle donatılmış birimleri ve yüksek yatak kapasitesiyle bölgenin en büyük sağlık yatırımlarından biri olarak gösterilen hastanede, açılış öncesindeki hazırlıklar planlanan takvim doğrultusunda devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakarya-sehir-hastanesi-icin-kritik-toplanti</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/kucuk-974.jpg" type="image/jpeg" length="73164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustos sıcaklarında sağlıklı kalmak için...]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uz. Dr. Yasin Bakcan, aşırı sıcaklarda sağlık risklerini önlemek için 10 öneride bulundu. Uz. Dr. Bakcan; su tüketimi, beslenme, klima kullanımı ve sıcak çarpması belirtileri konusunda kritik uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcakları her yıl daha uzun sürüyor, etkisi ise daha sert hissediliyor. Ağustos ayında daha da artan aşırı sıcaklar; bireylerin yaşam konforunu azaltmanın yanı sıra sıcak çarpmasından kalp ve böbrek sorunlarına kadar ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için tehlike oluşturan bu dönemde alınacak basit ancak etkili önlemler, sağlığı korumada kritik rol oynuyor.</p>

<p><img height="605" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/08/03/1785737790-uzm-dr-yasin-bakcan-jpg-1785742065-908-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p>Uz. Dr. Yasin Bakcan, yaz aylarını güvenli ve sağlıklı geçirmek için dikkat edilmesi gereken 10 önemli öneriyi sıraladı.</p>

<p><strong>1. GÜNÜN EN SICAK SAATLERİNDE DIŞARI ÇIKMAYIN</strong><br />
Yaz aylarında güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği 11.00-16.00 saatleri, sıcaklığın en yoğun hissedildiği zaman dilimidir. Mümkünse bu saatlerde dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması gerekiyorsa gölgede kalınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalıdır. Park halindeki araçlarda çocuklar, yaşlılar veya evcil hayvanlar hiçbir koşulda bırakılmamalıdır.</p>

<p><strong>2. SUSAMAYI BEKLEMEYİN, GÜN BOYU DÜZENLİ SU TÜKETİN</strong><br />
Sıcak havalarda sıvı ihtiyacı belirgin şekilde artar. Günlük su tüketimi kişinin yaşı, kilosu ve sağlık durumuna göre değişmekle birlikte, kilogram başına en az 30 ml olmalı; çoğu yetişkin için bu miktar yaklaşık 3 litreye kadar çıkabilmektedir. Su tek seferde değil, gün içine yayılarak tüketilmelidir. Susamayı beklemek ise vücudun sıvı kaybetmeye başladığının önemli bir göstergesidir.</p>

<p><strong>3. SICAK ÇARPMASININ BELİRTİLERİNİ VE SONUÇLARINI BİLİN</strong><br />
Sıcak çarpması, yaz aylarının en ciddi sağlık sorunlarından biridir. Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, davranış değişiklikleri, aşırı halsizlik, ağız kuruluğu, terlemenin azalması ve vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıkması en önemli belirtiler arasındadır. İlk soğutma uygulamalarına rağmen belirtiler düzelmiyor ya da bilinç değişikliği gelişiyorsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşırı sıcağa maruz kalınması sonucunda ısı krampları, ısı yorgunluğu, ısı senkopu, rabdomiyoliz ve ısıya bağlı döküntüler gibi hastalıkların yanı sıra; kalp, dolaşım, solunum, böbrek ve sinir sistemini etkileyen sağlık sorunları, psikiyatrik etkiler ve uyku bozuklukları da görülebilir. Duruma erken müdahale edilmediğinde çoklu organ yetmezliği gibi hayati risk oluşturan ciddi tabloların gelişebileceği unutulmamalıdır.</p>

<p><strong>4. YAZ AYLARINDA BESLENMENİZİ HAFİFLETİN</strong><br />
Ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, taze sebzeler ve zeytin; ana öğünlerde ise ızgara veya haşlama yöntemleriyle hazırlanmış yemekler tüketilmelidir. Sebze ve meyveler vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurken, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Uzun süre aç kalınmasına neden olan şok diyetlerden de kaçınılmalıdır.</p>

<p><strong>5. İÇECEK SEÇİMİNİZİ DİKKATLİ YAPIN</strong><br />
Çay, kahve ve gazlı içecekler günlük su ihtiyacını karşılamaz. Aşırı tüketildiklerinde sıvı dengesini olumsuz etkileyebilir. Yaz aylarında suyun yanı sıra ayran, süt, sade maden suyu ve şekersiz komposto gibi içecekler daha doğru seçeneklerdir. Gün boyu yeterli miktarda sıvı alınmasına dikkat edilmeli; özellikle idrar söktürücü etkisi bulunan alkol ve kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.</p>

<p><strong>6. KRONİK HASTALIĞINIZ VARSA SICAKLARA KARŞI DAHA DİKKATLİ OLUN</strong><br />
Hipertansiyon, diyabet, kalp ve böbrek hastaları sıcak havalardan daha fazla etkilenebilir. Bu nedenle serin ortamlarda bulunmaları, düzenli sıvı tüketmeleri ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaları önem taşır. İlaç dozlarında veya kullanım saatlerinde değişiklik yapılması gerekiyorsa mutlaka hekim görüşü alınmalıdır.</p>

<p><strong>7. KLİMAYI DOĞRU KULLANIN</strong><br />
Klimalar doğru kullanıldığında sıcak havaların olumsuz etkilerini azaltır. Ancak filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesi ve ortam sıcaklığının dış ortamla aşırı fark oluşturmayacak şekilde, yaklaşık 23 derecede tutulması gerekir. Ani sıcaklık değişimleri çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.</p>

<p><strong>8. HALSİZLİK VE BAŞ AĞRISINI HAFİFE ALMAYIN</strong><br />
Yaz aylarında görülen halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü çoğu zaman sıvı ve elektrolit kaybından kaynaklanır. Ancak yeterli sıvı alımına rağmen bu şikâyetler devam ediyor ya da göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı, bulantı ve kusma gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>9. SICAK ÇARPMASINDA İLK MÜDAHALEYİ ÖĞRENİN</strong><br />
Sıcak çarpması yaşayan kişi derhal serin bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla kıyafetler çıkarılmalı ve üzerine ılık su uygulanarak buharlaşma yoluyla soğutulmalıdır. Bilinci açıksa su verilebilir. Ancak bilinci kapalı kişilere ağızdan sıvı verilmemeli; kolonya dökmek veya buz gibi suyla ani soğutma uygulamak gibi yanlış yöntemlerden kaçınılmalıdır. Eş zamanlı olarak acil sağlık desteği istenmelidir.</p>

<p><strong>10. ÇOCUKLARI SICAK HAVALARDA DAHA YAKINDAN TAKİP EDİN</strong><br />
Çocuklar, sıvı kaybından yetişkinlere göre daha hızlı etkilenebilir. Bu nedenle günün en sıcak saatlerinde dışarıda kalmamaları, sık sık su içmeleri, ince ve açık renkli kıyafetler giymeleri ve şapka kullanmaları sağlanmalıdır. Ayrıca oyun sırasında düzenli dinlenme molaları vermeleri teşvik edilmelidir. Şekerli ve gazlı içecekler yerine su tüketmeleri konusunda desteklenmeleri büyük önem taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/08/agustos-sicaklarinda-saglikli-kalmak-icin-bu-onerilere-dikkat.webp" type="image/jpeg" length="84187"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde hemodiyaliz hizmeti hastaların yaşam kalitesini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/evde-hemodiyaliz-hizmeti-hastalarin-yasam-kalitesini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/evde-hemodiyaliz-hizmeti-hastalarin-yasam-kalitesini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya'da böbrek yetmezliği hastalarının yaşam kalitesini artırmak amacıyla yürütülen evde hemodiyaliz hizmeti Akyazı ve Karasu'da da uygulanmaya başlandı. Sağlık yöneticileri, uygulamadan yararlanan hastaları evlerinde ziyaret ederek tedavi süreçlerini değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>GÜVENLİ VE KONFORLU BİR ŞEKİLDE</strong></p>

<p>Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi (SEAH) Nefroloji Kliniğinin koordinasyonunda yürütülen Evde Hemodiyaliz Hizmeti, şehir merkezinde başarıyla uygulanmasının ardından Akyazı ve kısa bir süre önce Karasu'da da hayata geçirilerek böbrek yetmezliği hastalarının hizmetine sunuldu. Hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen uygulama sayesinde uygun hastalar, tedavilerini kendi ev ortamlarında güvenli ve konforlu bir şekilde sürdürebiliyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 30 At 15.19.17 (5)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-30-at-151917-5.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>HASTALARA EVLERİNDE ZİYARET!</strong></p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Oğuzhan Bodur, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Kliniğinden Doç. Dr. Zafer Ercan, Karasu Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Anıl Erdik, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Müge Yıldız ve Diyaliz Servisi Sorumlusu Muharrem Yılmaz, Karasu'da evde hemodiyaliz hizmetinden yararlanan hastaları evlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerde hastaların tedavi süreçleri değerlendirilirken, evde hemodiyaliz uygulamasının sağladığı konfor, tedaviye uyum ve yaşam kalitesine katkıları hakkında hasta ve yakınlarıyla görüş alışverişinde bulunuldu. Sağlık ekipleri, hastaların talep ve önerilerini dinleyerek uygulamanın işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 30 At 15.19.17 (4)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-30-at-151917-4.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>YAŞAM KALİTESİNE KATKI!</strong></p>

<p>Evde hemodiyaliz hizmetinden yararlanan 65 yaşındaki terzi Kenan Küsmez ile 52 yaşındaki çiftçi İlkay Atasoy, uygulamanın yaşam kalitelerine önemli katkı sağladığını ifade etti. Tedavilerini kendi evlerinde, ailelerinin yanında güvenli ve konforlu bir ortamda sürdürebilmenin kendileri için büyük bir kolaylık olduğunu belirten hastalar, hastaneye düzenli olarak gitme zorunluluğunun ortadan kalkmasıyla günlük yaşamlarını daha rahat planlayabildiklerini dile getirdi. Evde hemodiyaliz hizmetinden duydukları memnuniyeti ifade eden Küsmez ve Atasoy, bu imkânın sağlanmasında emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 30 At 15.19.17 (3)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-30-at-151917-3.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>TEORİK VE UYGULAMALI EĞİTİMLER</strong></p>

<p>SEAH Nefroloji Kliniği koordinasyonunda sürdürülen uygulama kapsamında uygun hastalar, gerekli teorik ve uygulamalı eğitimleri tamamladıktan sonra diyaliz tedavilerini evlerinde güvenli bir şekilde sürdürebiliyor. Ev ortamlarının teknik uygunluğu sağlık ekipleri tarafından değerlendirilirken, hastalar düzenli olarak uzman ekipler tarafından takip ediliyor. Bu sayede hastalar, hastaneye bağımlı kalmadan tedavilerine devam ederken günlük yaşamlarını ve sosyal hayatlarını daha konforlu bir şekilde sürdürebiliyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 30 At 15.19.17 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-30-at-151917-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p><strong>MODERN TEDAVİ MODELİ</strong></p>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında Evde Hemodiyaliz Hizmetinin il genelinde yaygınlaştırılması hedeflenirken, hasta odaklı bu modern tedavi modelinin daha fazla böbrek yetmezliği hastasına ulaştırılması için çalışmalar aralıksız sürdürülüyor. Gerçekleştirilen hasta ziyaretleriyle hem tedavi süreçleri yakından takip ediliyor hem de uygulamanın etkinliği ve sürdürülebilirliği yerinde değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 30 At 15.19.17 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-30-at-151917-1.jpeg" width="1600" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/evde-hemodiyaliz-hizmeti-hastalarin-yasam-kalitesini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-30-at-151917-1.jpeg" type="image/jpeg" length="36511"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
