<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Medya Detay Bilişim Teknolojileri - Sakarya'dan Güncel Haber</title>
    <link>https://www.medyadetay.com</link>
    <description>MedyaDetay; Sakarya ve çevre illerinden 7 gün 24 saat doğru, tarafsız, kesintisiz, anlık ve son dakika haberlerini deneyimli kadrosuyla okuyucularına buluşturuyor. Okuyucularımızın doğru, tarafsız, güncel ve hızlı habere ulaşması için profesyonel kadromuzla kaliteli hizmet veriyoruz.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyadetay.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2021. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 22 Apr 2026 17:48:04 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaşlanan nüfusta aşılamanın önemi artıyor]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 65 yaş üstü nüfusun yüzde 11'e ulaşması, ülkemizin hızla yaşlanan bir topluma dönüştüğünü ortaya koyuyor. Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 24-30 Nisan Aşı Haftası kapsamında özellikle 65 yaş sonrası dönemde bazı aşıların belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşıların bir kısmı ömür boyu koruyuculuk sağlamadığı için, özellikle 65 yaş sonrasında belirli aşıların düzenli aralıklarla tekrarlanması büyük önem taşır.</p>

<p>Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, geriatrinin yalnızca hastalıkları değil, bireyin genel sağlık durumu ve yaşam kalitesini bütüncül olarak ele aldığını belirterek, 65 yaş sonrasında demans (bunama), depresyon, osteoporoz (kemik erimesi), idrar kaçırma, malnütrisyon (yetersiz beslenme) ve sarkopeni (kas kaybı) gibi sağlık sorunlarının görülme sıklığı arttığına dikkati çekerek, bu sorunların yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edildiği için dile getirilemeyebildiğini söyledi. Hiçbir şikâyeti olmasa bile her yaşlı bireyin yılda en az bir kez geriatri değerlendirmesinden geçmesini önerdiklerini belirten Prof. Dr. Halil, 'Bu yaklaşım hem geriatrik sendromların erken dönemde fark edilmesini hem de koruyucu hekimlik uygulamalarının hayata geçirilmesini sağlar. Örneğin kemik erimesi (osteoporoz) taraması 65 yaş üzerindeki tüm kadınlara, 70 yaş üzerindeki tüm erkeklere önerilmektedir. Bunun yanında aşılar ve kanser taramaları gibi koruyucu sağlık uygulamaları da sağlıklı yaşlanmanın vazgeçilmez bir parçasıdır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img height="456" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/22/download-45612883892-europe-west1-run-1776841422-224-x750.png" width="750" /></p>

<p>Aşıların hastalıkları ortaya çıkmadan önleyerek bireysel ve toplumsal sağlığın korunmasında hayati bir rol oynadığını ifade eden Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, 'Türkiye, aşılama alanında önemli başarılar elde etmiş bir ülke olup, toplumsal bağışıklama sayesinde birçok hastalığın görülme sıklığı da belirgin şekilde azalmıştır. Ayrıca aşılar, tedavi maliyetlerini önleyerek sağlık sistemine ekonomik katkı sağlar' diye belirten Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, sözlerine şöyle devam etti: 'Ben bir geriatri uzmanı olarak özellikle yaşlı nüfusa vurgu yapmak isterim. Aşılar çoğunlukla çocukluk dönemiyle ilişkilendirilse de aslında her yaş grubunda koruyucu sağlık açısından son derece önemli bir yere sahiptir. Özellikle yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte geriatrik grupta aşılama çok daha kritik hale gelmiştir' diye konuştu.</p>

<p>Yaşla birlikte bağışıklık sisteminde doğal bir zayıflama meydana geldiğini belirten Halil, diyabet, kalp hastalıkları ve KOAH gibi kronik hastalıkların da enfeksiyon riskini artırdığını ifade etti.</p>

<p>Akademik Geriatri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Meltem Gülhan, uzun süreli hareketsizliğin kas kaybı, düşme ve bağımlılık riskini artırdığını vurguladı.</p>

<p>Bazı aşıların yılın her döneminde yapılabildiğini, ancak özellikle solunum yolu viral enfeksiyonları açısından belirli riskli dönemler bulunduğunu belirten Prof. Dr. Halil, aşılama zamanlamasının önemine dikkat çekerek, 'İleri yaş grubunda influenza (grip), RSV ve pnömokok gibi etkenler ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına yol açabilir. İnfluenza ve RSV enfeksiyonları özellikle sonbahar aylarından itibaren artar, kış mevsiminde ise en yüksek seviyeye ulaşır. Bu nedenle bu dönemler, özellikle riskli gruplarda aşılama açısından kritik önem taşır. Buna karşılık tetanos, zona, hepatit ve pnömokok gibi bazı aşılar mevsimden bağımsız olarak yılın herhangi bir döneminde uygulanabilmektedir.' diye konuştu.</p>

<p>Halil, 65 yaş üstü bireylerin, hekimlerine başvurduklarında mutlaka aşılanma programı hakkında bilgi almaları ve önerilen aşıları zamanında yaptırmaları büyük önem taşıdığının altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/yaslanan-nufusta-asilamanin-onemi-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="13421"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer tedavisinde yeni umut...]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, ilaçların hastalığı durduramadığını, ancak nöromodülasyon tekniklerinin süreci yavaşlatmada umut vadettiğini belirtiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, Alzheimer ve demans tedavisinde ilaç dışı yöntemlerin giderek daha fazla önem kazandığını belirterek, nöromodülasyon tekniklerinin hastalığın seyrini yavaşlatmada umut verici sonuçlar sunduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alzheimer hastalığı'nın küresel ölçekte artan bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulayan Dr. Şalçini, mevcut ilaç tedavilerinin hastalığı durduramadığını, yalnızca semptomları sınırlı ölçüde hafiflettiğini ifade etti. Anti-amiloid tedavilere yönelik çalışmaların sürdüğünü ancak yan etkiler ve maliyet gibi nedenlerle henüz yaygın kullanıma girmediğini söyledi. Nöromodülasyonun; elektrik, manyetik alan, ışık ve ses dalgaları gibi fiziksel uyarılarla beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyen bir yaklaşım olduğunu belirten Şalçini, bu yöntemlerin sinaptik plastisiteyi artırarak beyin ağlarını güçlendirmeyi hedeflediğini dile getirdi. Alzheimer'ın artık yalnızca protein birikimiyle değil, aynı zamanda bir 'bağlantı hastalığı' olarak değerlendirildiğini de sözlerine ekledi.</p>

<p>Non-invaziv yöntemlerin günümüzde daha yaygın kullanıldığını belirten Şalçini, özellikle rTMS uygulamasının öne çıktığını ifade etti. Bir diğer yöntem olan tDCS'nin ise düşük yoğunluklu elektrik akımıyla nöronal uyarılabilirliği düzenlediğini ve özellikle hafif bilişsel bozukluklarda etkili olabildiğini aktardı. Ayrıca ultrason temelli Transkraniyal Pulse Stimülasyonu ve odaklanmış ultrason uygulamalarının da derin beyin yapılarına ulaşarak nöroplastisiteyi artırabildiğini ifade etti.</p>

<p>Işık temelli tedaviler ve 40 Hz frekanslı uyarımların da son yıllarda dikkat çektiğini belirten Şalçini, bu yöntemlerin beyin hücreleri üzerindeki olumlu etkilerinin araştırıldığını kaydetti. Tüm bu gelişmelere rağmen demans tedavisinde tek bir standart yaklaşım bulunmadığını vurgulayan Şalçini, tedavi planlarının hastaya özel olarak şekillendirilmesi gerektiğini söyledi. Nöromodülasyon tekniklerinin ilaç tedavileri ve bilişsel rehabilitasyonla birlikte uygulanmasının daha etkili sonuçlar verebileceğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, nöromodülasyon yöntemlerinin umut verici olmakla birlikte henüz gelişim aşamasında olduğunu ve uzun vadeli etkilerinin netleşmesi için daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/alzheimer-tedavisinde-yeni-umut.webp" type="image/jpeg" length="20798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürü Özdemir’den Geyve’ye ziyaret]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/il-saglik-muduru-ozdemirden-geyveye-ziyaret</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/il-saglik-muduru-ozdemirden-geyveye-ziyaret" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, yeni hizmet binasında faaliyete başlayan Geyve İlçe Sağlık Müdürlüğü’nü ziyaret ederek yürütülen sağlık hizmetleri ve yeni yapılanma süreci hakkında bilgi aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>YENİ HİZMET BİNASI YERİNDE İNCELENDİ</strong></p>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Geyve İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulundu. Ziyarette, binanın fiziki yapısı, birimlerin yerleşimi ve vatandaşlara sunulan sağlık hizmetlerinin işleyişi değerlendirildi. Özdemir, yeni hizmet alanının ilçe sağlık hizmetlerinin daha düzenli ve erişilebilir şekilde sunulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><img alt="Geyve (2)-14" class="detail-photo img-fluid" height="806" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/geyve-2-14.JPG" width="1367" /></p>

<p><strong>SAĞLIK HİZMETLERİNE DAİR BİLGİ ALDI</strong></p>

<p>Ziyaret kapsamında İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Enes Ahmet Güven’den detaylı bilgi alan Özdemir, koruyucu sağlık hizmetleri, birinci basamak sağlık uygulamaları ve vatandaş memnuniyetine yönelik çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Birimlerde görev yapan sağlık personeliyle de görüşen Özdemir, hizmet süreçlerine ilişkin görüş ve ihtiyaçları dinledi.</p>

<p><img alt="Geyve (3)-7" class="detail-photo img-fluid" height="901" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/geyve-3-7.JPG" width="1293" /></p>

<p><strong>HİZMET KALİTESİNE VURGU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan ziyarette, sağlık hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve kaliteli sunulması için yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekildi. Yeni hizmet binasının, hem çalışanlar hem de vatandaşlar açısından daha modern ve verimli bir sağlık hizmeti ortamı oluşturacağı belirtildi.</p>

<p><img alt="Geyve (1)-17" class="detail-photo img-fluid" height="829" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/geyve-1-17.JPG" width="1322" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/il-saglik-muduru-ozdemirden-geyveye-ziyaret</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/geyve-2-14.JPG" type="image/jpeg" length="30168"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağışıklık sistemi değişti! Kadınlar daha çok hissediyor]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırmalar kadın ve erkeklerin ağrıyı yalnızca farklı hissetmediğini, bu süreci biyolojik olarak tamamen farklı deneyimlediğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Science Immunology Dergisi'nde yayımlanan <em><strong>'Monocyte-derived IL-10 drives sex differences in pain duration'</strong></em> başlıklı yazıda enfeksiyon sonrası gelişen ağrının cinsiyetler arasındaki süre farkı fareler üzerinden inceledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya göre ağrı kontrolünde etkili olan, vücudumuzun bağışıklık hücreleri tarafından üretilen, sitokin olarak bilinen özel bir protein türü olan IL-10'un, erkeklerde daha yüksek olduğu kanıtlandı. Bu protein, ağrının hafiflemesinde hayati bir öneme sahip.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>KADIN HASTALARIN REHABİLİTASYON SÜRECİ DAHA HASSAS PLANLANMALI</strong></span></p>

<p>Ağrının oluşum mekanizmasının karmaşık bir süreç ve hekimliğin ağrı dindirme sanatı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Göçmen, yıllarca kadın hastaların kronik ağrı şikayetlerinin klinik ortamlarda yeterince ciddiye alınmadığını ya da hastanın duygusal durumlarıyla açıklandığını hatırlatarak, <em><strong>"Ancak bu yeni araştırmaya göre ortada somut bir bağışıklık sistemi farkı var. Kadınların ağrısı daha uzun sürüyor çünkü vücutları o ağrıyı kapatacak biyolojik mekanizmaya erkekler kadar kolay erişemiyor. Bu bulgular, kadın hastalarımızda ameliyat sonrası rehabilitasyon süreçlerini çok daha hassas planlamamız gerektiğini gösteriyor"</strong></em> açıklamasında bulundu.</p>

<p><img height="505" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/18/ekran-goruntusu-2026-04-18-103917-1776497965-21-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>KADINLARDA AĞRIYI DİNDİREN ALARM DAHA GEÇ DEVREYE GİRİYOR</strong></span></p>

<p>Vücudumuzdaki yaralanma sonrası oluşan ağrıyı dindirmek için bağışıklık sisteminin bir noktada dur alarmı vermesi gerekiyor. Prof. Dr. Selçuk Göçmen, erkeklerdeki hormonların bu sinyali veren IL-10 proteinini artırdığını belirterek, <em><strong>"Erkeklerdeki hormonal destek, ağrıyı durduran doğal bir mekanizmayı tetikliyor. Kadınlarda ise bu destek daha zayıf olduğu için ağrı sinyali daha uzun süre açık kalıyor"</strong></em> diye konuştu.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TEDAVİ YÖNTEMLERİ YENİ STANDART OLACAK</strong></span></p>

<p>Son yıllarda araştırmacıların<em><strong> 'tek tip ağrı tedavisi'</strong></em> yaklaşımının hatalı olduğunu vurgulayarak cinsiyete özgü ağrı mekanizmalarını, hormon döngüsüne göre hazırlanan tedavi planlarını, bağışıklık sistemi temelli ağrı kontrolünü ve kişiselleştirilmiş analjezi yöntemlerini kapsayan yeni bir yaklaşımı savunduklarının altını çizen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, <em><strong>"Bilimsel çalışmalar, kadınların ağrıyı daha yoğun hissetmekten ziyade, biyolojik olarak farklı işleyen bir sinir-bağışıklık sistemi nedeniyle bu süreci daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre bu önemli bulgu, ağrı tedavisinde cinsiyete özel yaklaşımların gerekliliğini net bir şekilde gündeme taşımak anlamına geliyor. Sonuç olarak kadınların ağrıyı daha uzun süreli tecrübe etmesi psikolojik veya kültürel bir durum değil, tamamen nöro-hormonal bir gerçeklik"</strong></em> açıklamasında bulundu.</p>

<p>Prof. Dr. Göçmen,<em><strong> "Hastanın sadece şikayetine değil, biyolojik kimliğine de odaklanan kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin önümüzdeki dönemde standart hale geleceğine inanıyorum"</strong></em> dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/bagisiklik-sistemi-degisti-kadinlar-daha-cok-hissediyor.webp" type="image/jpeg" length="40932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan kalp sağlığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada 19,2 milyon kişi kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının genetik ve yaşam tarzı faktörlerinin birleşimiyle ortaya çıktığını belirterek, 'Önlenebilir riskleri kontrol etmek hayat kurtarır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının yalnızca yaşlılıkla ortaya çıkan bir sorun olmadığını, risk faktörlerinin çok erken yaşlarda şekillendiğini söyledi. Gündüz, yüksek tansiyon, kötü kolesterol (LDL) yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin değiştirilebilir risk faktörleri olduğunu, yaş, cinsiyet ve aile öyküsünün ise değiştirilemeyen riskler arasında yer aldığını ifade etti. Erkeklerde riskin genellikle 45 yaş sonrası, kadınlarda ise menopozla birlikte arttığını belirtti.</p>

<p>Hastalığın temellerinin gençlik yıllarında atıldığını vurgulayan Gündüz, sigara, sağlıksız beslenme ve genetik yatkınlığın erken dönemde; orta yaşta tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin; ileri yaşta ise kronik hastalıkların daha belirgin hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Kalp hastalıklarında erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Gündüz, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk, çabuk yorulma, mide rahatsızlığı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dünya genelinde kardiyovasküler hastalıkların artış eğiliminde olduğunu aktaran Gündüz, her yıl milyonlarca kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini, Türkiye'de ise ölümlerin yaklaşık yüzde 36'sının dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığını hatırlattı. Korunmanın yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün olduğunu vurgulayan Gündüz, Akdeniz tipi beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması ve ideal kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Gündüz, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp kasını zorladığını, damar yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini artırdığını belirtti. Ayrıca kilo kaybının tansiyon üzerinde doğrudan olumlu etki yaptığını ve ilaç tedavisinin doktor önerisi olmadan bırakılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Gündüz, kalp sağlığının korunmasının tek bir önlemle değil, uzun vadeli bir yaşam disipliniyle mümkün olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/uzmandan-kalp-sagligi-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="59418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya’ya 21 yeni hekim atandı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakaryaya-21-yeni-hekim-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakaryaya-21-yeni-hekim-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya’da sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik önemli bir adım atıldı. 2026 Yılı İlk Defa ve Yeniden Atama Kurası kapsamında kente toplam 21 yeni hekim atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>SAĞLIK HİZMETLERİNİN KAPASİTESİ ARTACAK!</strong></p>

<p>Sakarya’nın sağlık kadrosunu güçlendirmeye yönelik çalışmalar kapsamında, 2026 yılı ilk defa ve yeniden atama kurası çerçevesinde kente toplam 21 hekim ataması gerçekleştirildi. Yapılan görevlendirmelerin, şehir genelinde sağlık hizmetlerinin kapasitesini artırması ve vatandaşlara sunulan hizmet kalitesini yükseltmesi bekleniyor. Atamalarla birlikte özellikle yoğunluk yaşanan branşlarda hizmet erişiminin kolaylaşması hedeflenirken, sağlık altyapısının güçlendirilmesine yönelik yatırımların da sürdüğü bildirildi. Öte yandan, Sakarya’ya yönelik sağlık yatırımlarının ve personel takviyelerinin önümüzdeki süreçte de artarak devam etmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Doktor-5" class="detail-photo img-fluid" height="512" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/doktor-5.JPG" width="731" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakaryaya-21-yeni-hekim-atandi</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/kucuk-831.jpg" type="image/jpeg" length="86383"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Obezite hastalığı bel ağrısını tetikliyor!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık ve yaşam koşullarınıniyileşmesi nedeniyle artan yaşlı nüfusun yanı sıra obeziteoranlarının da yükseldiği günümüzde eklem ve bel ağrılarınabağlı şikayetler de artıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Arman Öztürk, uzayan ortalama yaşam süresi, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarınınbel hastalıklarına davetiye çıkardığını söyledi. Omurganın vücudun temel taşıyıcısıolduğunu ve artan yaşla birlikte kas - iskelet yapısınınbozulmaya başladığını belirten Uzm. Dr. Arman Öztürk, herbel ağrısının fıtık nedeniyle olmadığını bu konuda uzman hekimin doğru tedaviyi uygulaması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL PLANLANMALI</strong></p>

<p>Bel ağrısı tedavisinin kişiye özelplanlanması gerektiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Öztürk, 'Belağrısı uzun süredir var olan ve tıp insanlarının da üzerinde durduğu önemli konulardan biri olduğuna dikkati çekerek, 'Eğer hastada bel ağrısı ve hafifkalça ağrısı varsa, ağrı bacağa ve dizin altına doğruyayılmıyorsa, kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma yoksa ya da idrar,büyük abdest tutamama gibi belirtiler yoksa bel fıtığı olma ihtimali de düşük oluyor. Bu belirtilerin olmadığı belağrılarının neredeyse yüzde 90'ı fıtık ilişkisiz olarak belirlenmiş. Hatta kişinin MR'ında fıtık çıksa bile bu ağrınınfıtık ilişkisiz olduğu gösterilmiş. Çünkü her fıtığın derecesi aynı olmuyor, vücut zaman içinde kendisini onarabiliyor. Fıtık aslında omurga yaşlanmasının doğal bir eşlikçisiolarak görülüyor' diye konuştu.</p>

<p><img height="380" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/04/13/uzm-dr-arman-o-ztu-rk-103854337-1776083409-99-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>AŞIRI KİLO VE HAREKETSİZ YAŞAM RİSKİ ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Bel ağrısında muayene hasta hikayesi ve şikayetlerinin yol gösterici olduğunu kaydeden Uzm. Dr. Arman Öztürk, 'Hastanın MR sonucuna göre fıtık olmadığınakarar verdiğimizde eğer aşırı kilo varsa hastanın kilo vermesi için yönlendirdiklerini belirterek, 'Verilen her kilo bel üzerindeki baskınında azalmasını sağlıyor. Hastamızın günlük yaşam aktivitelerini düzenliyoruz. Bunlar, araba kullanırken cüzdanı cebine bir cebine koyup asimetrik oturuşlar yapmamak. Masa veya bilgisayar başında çok çalışıyorsa kambur ya da kaykılarak oturuşlar yapmamak. Ağır sırt çantaları ya da tek kola takılan asimetrik yükleri mümkün olduğunca hayatından uzaklaştırmak' olarak sıraladı.</p>

<p>Cerrahi müdahalenin en son çare olarak uygulandığını dile getiren Uzm. Dr. Öztürk, ' Eğer hastanın bacağında kuvvet kaybı veciddi uyuşma varsa ya da idrar, büyük abdest tutamama gibi belirtiler bulunuyorsa hızlıca cerrahi müdahaleye yönlendiriyoruz. Tabi bel ağrısı için önerdiğimiz günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi ve obeziteden uzak durulması gibikonular burada da geçerli oluyor. Her hastanın durumu farklılık gösterdiği için tanı ve tedavinin de mutlaka uzman hekimlergözetiminde yürütülmesi büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/obezite-hastaligi-bel-agrisini-tetikliyor.webp" type="image/jpeg" length="98733"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kepçe kulakta ameliyatsız tedavi yenidoğan döneminde mümkün]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, kepçe kulağın yenidoğan döneminde ameliyatsız yöntemlerle düzeltilebildiğini ve ilerleyen yaşlarda cerrahiyle kalıcı çözüm sağlanabildiğini paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kepçe kulak, özellikle çocukluk ve gençlik döneminde dış görünümü etkileyen estetik bir durum olarak dikkat çekiyor. Kulakların baş ile normalden daha fazla dışa doğru durmasıyla tanımlanan kepçe kulağın tıbbi adının otapostaz olduğunu açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden KBB Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emre Üstündağ, özellikle erkeklerde kısa saç kullanımı nedeniyle daha belirgin hale geldiğini dile getirdi. Prof. Dr. Üstündağ, yenidoğan döneminde yapılan müdahalelerin etkili olabildiğini belirterek, bu dönemde ameliyatsız tedavinin mümkün olduğunu söyledi. Tedavi seçeneklerini değerlendiren Prof. Dr. Üstündağ, 'Bebeklerde ilk aylarda özel bant veya kalıplarla düzeltme yapılabilirken, çocuk ve yetişkinlerde kepçe kulak görünümü otoplasti denilen kulak estetiği ameliyatı ile kalıcı olarak düzeltilebilir. Kulak gelişiminin yaklaşık yüzde 90'ı tamamlanmış olacağı için en ideal dönem 5-6 yaş sonrasıdır. Yetişkinlerde ise her yaşta uygulanabilir. Genellikle 5-6 yaşından sonra yapılan bu işlem, kulakların başa daha yatık ve doğal görünmesini sağlamak amacıyla uygulanır. Ameliyat sırasında kulak arkasından küçük bir kesi yapılır, kulak kıkırdağı yeniden şekillendirilir (antiheliks plasti) ve kulağın baş ile arasındaki açı azaltılır. Gerekirse kıkırdağın bir kısmı inceltilir veya dikişlerle yeni şekil verilir. Kesi, kulak arkasında kaldığı için iz genellikle görünmez. Ortalama 45 dakika ile 2 saat süren bu operasyon çoğu zaman günübirliktir ve hasta aynı gün evine dönebilir' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>AMELİYATTAN BİR HAFTA SONRA NORMALE DÖNÜŞ</strong></p>

<p>Ameliyat sonrasına da değinen Prof. Dr. Üstündağ, 'Operasyon sonrası kulaklara bandaj veya tenisçi bandı gibi bir bant takılır. İlk bandaj genellikle 3-7 gün kalır. Sonrasında birkaç hafta gece bandı önerilebilir. Çoğu kişi 1 hafta içinde normal hayatına döner. Genellikle güvenli bir ameliyat olsa da nadiren; enfeksiyon, kanama, dikişlerin açılması ve kulakta hafif asimetri gibi durumlar görülebilir. Ancak bu nadir yan etkilerin yanında işlemin başarı oranının yüzde 90'dan fazla olduğunu bilmek gerekir' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/kepce-kulakta-ameliyatsiz-tedavi-yenidogan-doneminde-mumkun.webp" type="image/jpeg" length="43505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile Hekimliği Yönetmeliği'nde online muayene dönemi!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-online-muayene-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-online-muayene-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı. Uzaktan sağlık hizmeti, şiddet durumlarında işlem prosedürleri ve aile hekimliği sözleşmelerinde yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, bugün yayımlanan Resmî Gazete ile Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliğinde kapsamlı değişiklikler yaptı.</p>

<p>Yönetmelikte yapılan düzenlemelerle, aile hekimliği uygulamasında hem hizmet sunumu hem de sözleşme ve yerleştirme süreçleri güncellendi.</p>

<p>Buna göre yönetmeliğe eklenen önemli değişiklikler arasında, aile hekimlerinin evde ve uzaktan sağlık hizmeti sunabilmesi,<strong> </strong>vekalet veya görevlendirme durumunda birimin tüm işlemlerini yapabilmesi yer alırken, sağlık hizmeti sırasında yaşanan şiddet olaylarında, şiddet uygulayan kişilerin aile hekiminden farklı aile sağlığı merkezine yönlendirilmesi düzenlendi.</p>

<p>Sözleşmeli aile hekimliği ve aile sağlığı çalışanlarına ilişkin hükümler de güncellendi.</p>

<p>Bedelli askerlik yapan ve ücretsiz izne ayrılan aile hekimlerine sözleşme önceliği sağlanırken, münhal pozisyonlara Devlet hizmeti yükümlülüğü kurasıyla atama yapılabilecek.</p>

<p>Yönetmelikte ayrıca, aile sağlığı merkezlerinde kullanılan tıbbi cihaz ve malzemelerle ilgili yükümlülükler netleştirildi; teknik ve tıbbi cihazların, bilgisayar ve yazılımın esas olarak aile hekimleri tarafından temin edilmesi kararlaştırıldı. Ortak kullanım alanlarındaki malzemelerin devredilemeyeceği ve kullanımının engellenemeyeceği hükme bağlandı. Bunlara ek olarak, aile hekimleri ve aile sağlığı çalışanlarının hizmet sundukları tüm verilerin Bakanlıkça belirlenen sistemler dışında kayıt edilemeyeceği, uyum eğitiminin en geç 3 ay içinde tamamlanacağı ve güvenlik kamera sistemi standartlarının uygulanacağı düzenlemeleri getirildi.</p>

<p>Yönetmelikteki değişiklikler, aile hekimliği birimlerinde 1 Eylül 2026 tarihine kadar uygulanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu yönetmelik değişikliğinin detaylarına ulaşmak için <a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/04/20260409-6.htm" rel="nofollow"><strong>tıklayın.</strong></a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/aile-hekimligi-yonetmeliginde-online-muayene-donemi</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/aile-hekimligi-yonetmeliginde-online-muayene-donemi.webp" type="image/jpeg" length="57600"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Söğütlü Semt Polikliniği hizmete başladı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sogutlu-semt-poliklinigi-hizmete-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sogutlu-semt-poliklinigi-hizmete-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Söğütlü ilçesinde sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirecek önemli bir adım daha atıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Söğütlü Toplum Sağlığı Merkezi tarafından kullanılan bina, yapılan düzenlemelerin ardından Yenikent Devlet Hastanesi Söğütlü Semt Polikliniği hizmete başladı.</p>

<p><img alt="Sogutlu Semt Poliklnigi3" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/sogutlu-semt-poliklnigi3.jpg" width="800" /><br />
Söğütlü Kaymakamı Mehmet Göze, Söğütlü Belediye Başkanı Selçuk Kurt, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Söğütlü Toplum Sağlığı Merkezi Başkanı Dr. Kürşat Şaşmaz, Belediye Meclisi üyeleri, AK Parti Söğütlü İlçe Başkanı Suat Dirhemci, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Özcan Öktem ve Yenikent Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Alaçam yeni hizmete başlayan semt polikliniğini ve aile sağlığı merkezini ziyaret etti.</p>

<p><img alt="Sogutlu Semt Poliklnigi2" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/sogutlu-semt-poliklnigi2.jpg" width="800" /><br />
Yeni düzenleme ile birlikte Söğütlü ve çevresinde yaşayan vatandaşlarımız gece saat 24.00’e kadar yeşil alan poliklinik hizmeti, enjeksiyon, pansuman gibi birçok hizmete daha hızlı ulaşabilecek. Semt polikliniğinde haftanın belirli günleri çeşitli branşlarda hizmet verilecek.</p>

<p><img alt="Sogutlu Semt Poliklnigi4" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/sogutlu-semt-poliklnigi4.jpg" width="800" /></p>

<p><img alt="Sogutlu Semt Poliklnigi5" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/sogutlu-semt-poliklnigi5.jpg" width="800" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sogutlu Semt Poliklnigi6" class="detail-photo img-fluid" height="533" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/sogutlu-semt-poliklnigi6.jpg" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sogutlu-semt-poliklinigi-hizmete-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 20:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/sogutlu-semt-poliklnigi1.jpg" type="image/jpeg" length="35563"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya Büyükşehir’de otizm farkındalığı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakarya-buyuksehirde-otizm-farkindaligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakarya-buyuksehirde-otizm-farkindaligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Psikoloğu Dilara Demiröz, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi Uzman Psikoloğu Dilara Demiröz, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında önemli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarında erken tanı ve doğru desteğin kritik rolüne işaret eden Demiröz, toplumun bilinçlenmesinin süreci doğrudan etkilediğini ifade etti.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>OTİZM BİR HASTALIK DEĞİL, GELİŞİMSEL FARKLILIKTIR</strong></span><br />
Otizmin doğuştan geldiğini veya yaşamın ilk yıllarında ortaya çıktığını belirten Demiröz, <em><strong>“Otizm bir hastalık değil yapısal farklılıktır. Beynin farklı çalışması nedeniyle sosyal etkileşim ve iletişimde bazı sınırlılıklar görülebilir. Bu süreci doğru eğitim ve destekle yönetmek gerekir”</strong></em> dedi.</p>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>TOPLUMDAKİ YANLIŞ ALGILARA DİKKAT</strong></span><br />
Otizmli bireylerin <em><strong>“duygusuz”</strong></em> olduğu düşüncesinin doğru olmadığını belirten Demiröz, bu bireylerin iletişim kurmak için farklı yollar kullandığını söyleyerek, <em><strong>“Her otizmli birey dahi değildir. Her bireyin kendine özgü yetenekleri ve zorlukları vardır” </strong></em>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Sakarya Buyuksehir Otizm Farkindaligi" class="detail-photo img-fluid" height="527" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/sakarya-buyuksehir-otizm-farkindaligi.JPG" width="790" /><br />
<span style="color:#e74c3c"><strong>BELİRTİLER ERKEN YAŞTA FARK EDİLEBİLİR</strong></span><br />
Otizm belirtilerinin genellikle 18-24 ay arasında belirginleştiğini aktaran Demiröz, <em><strong>“Bazı belirtiler erken yaşta görülebilir. Göz teması kurmama, isme tepki vermeme ve tekrarlayıcı hareketlerin dikkatle izlenilmeli. 6-12 ay arasında bile bazı ipuçları fark edilebilir”</strong></em> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><span style="color:#e74c3c"><strong>“ANLAYIŞ EN GÜÇLÜ İLAÇTIR”</strong></span><br />
Otizme yaklaşımda en önemli unsurun anlayış olduğunu vurgulayan Demiröz, <em><strong>“Otizm bir eksiklik değil, hayatı farklı bir işletim sistemiyle algılamaktır. Anlayış ise bu sistemin en güçlü ilacıdır”</strong></em> dedi.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakarya-buyuksehirde-otizm-farkindaligi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/dilara-demiroz.JPG" type="image/jpeg" length="19117"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sakarya’da evde sağlıkta bir yılda  70 bin ziyaret gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/sakaryada-evde-saglikta-bir-yilda-70-bin-ziyaret-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/sakaryada-evde-saglikta-bir-yilda-70-bin-ziyaret-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yürütülen evde sağlık hizmetlerine ilişkin değerlendirme toplantısı, İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir başkanlığında gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplantıda, evde sağlık hizmetlerinin mevcut durumu ele alınarak sunulan hizmetlerin etkinliği, erişilebilirliği ve vatandaş memnuniyeti değerlendirildi. Ayrıca hizmet kapasitesinin artırılmasına yönelik planlamalar ve saha uygulamalarına ilişkin istişarelerde bulunuldu.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 16 At 10.54.04" class="detail-photo img-fluid" height="1032" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-16-at-105404.jpeg" width="1748" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşılan verilere göre, 2025 yılı boyunca evde sağlık hizmetleri kapsamında 19 bin 422 hastaya ulaşıldı, 70 bin 373 ev ziyareti gerçekleştirildi. Aynı dönemde 126 bin 685 mobil sağlık hizmeti sunulurken, 11 bin 354 hastaya nakil hizmeti sağlandı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 16 At 10.54.04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="692" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-16-at-105404-1.jpeg" width="1200" /></p>

<p>2026 yılının ilk iki ayında ise çalışmalar hız kesmeden devam etti. Bu kapsamda 3 bin 319 hastaya ulaşılırken, 11 bin 751 ev ziyareti gerçekleştirildi. 22 bin 571 mobil sağlık hizmeti sunulurken, bin 929 hastaya nakil hizmeti verildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 16 At 10.54.02" class="detail-photo img-fluid" height="986" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-16-at-105402.jpeg" width="1536" /></p>

<p>Toplantıda, evde sağlık hizmetlerinin özellikle yaşlı, engelli ve yatağa bağımlı bireyler için büyük önem taşıdığı vurgulanarak, hizmetlerin daha geniş kitlelere ulaştırılması adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 03 16 At 10.54.02 (2)" class="detail-photo img-fluid" height="1094" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-16-at-105402-2.jpeg" width="1536" /><img alt="Whatsapp Image 2026 03 16 At 10.54.02 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="980" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-16-at-105402-1.jpeg" width="1536" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/sakaryada-evde-saglikta-bir-yilda-70-bin-ziyaret-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-03-16-at-105404.jpeg" type="image/jpeg" length="75784"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüksek riskli gebelik ameliyatlarında “Ototransfüzyon” dönemi]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/yuksek-riskli-gebelik-ameliyatlarinda-ototransfuzyon-donemi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/yuksek-riskli-gebelik-ameliyatlarinda-ototransfuzyon-donemi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum Kliniği’nde, plasentanın rahim duvarına normalden daha derin yapışmasıyla ortaya çıkan yüksek riskli gebeliklerde “ototransfüzyon” yöntemi uygulanmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Klinikte yapılan uygulamada, ameliyat sırasında karın boşluğunda biriken kan özel cihazlarla toplanıp temizlenerek yeniden hastaya veriliyor. Hastanın kendi kanının kullanılması sayesinde alerjik reaksiyon riskinin ortadan kalktığı, yöntemin bu yönüyle güvenli olduğu belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, deneyimli ekip tarafından uygulandığında komplikasyon riskinin oldukça düşük olduğunu vurgulayarak, şimdiye kadar uygulanan 15 vakanın tamamında rahmin korunduğunu ve hiçbir hastada kan bankasından transfüzyon ihtiyacı doğmadığını ifade etti.</p>

<p>Yöntemin özellikle yoğun kanama riski bulunan plasenta invazyonu vakalarında tercih edildiği, bu sayede hem hastanın doğurganlığının hem de genel sağlığının korunmasının hedeflendiği aktarıldı.</p>

<p><img alt="Riskli Gebelik2" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/riskli-gebelik2.jpg" width="800" /></p>

<p>Daha önce kalp-damar, ortopedi ve travma cerrahisinde kullanılan ototransfüzyonun, kadın doğum alanında sınırlı sayıda merkezde uygulandığına dikkati çeken uzmanlar, elde edilen sonuçların umut verici olduğunu ve yöntemin belirli hasta gruplarında kullanılmaya devam ediliyor.</p>

<p>Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda hastanede perinatoloji (yüksek riskli gebelik) uzmanı olarak görev yapan Prof. Dr. Selçuk Özden, yaklaşık 2 yıllık araştırma sürecinin ardından yöntemi başarıyla uygulamaya başlandı.</p>

<p>Yöntem kapsamında, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kan özel cihazlar (Cell Saver-hücre kurtarıcı) aracılığıyla toplanıp filtrelenerek yeniden hastaya veriliyor. Bu sayede dışarıdan kan nakline duyulan ihtiyaç önemli ölçüde ortadan kaldırılıyor.</p>

<p><img alt="Riskli Gebelik4" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/riskli-gebelik4.jpg" width="800" /></p>

<p>Türkiyede bu yöntemi uygulayan ilk kadın doğum kliniği. Bu olgularda literatürde yüzde 50 ile 100 arasında rahimin alınması söz konusuyken, hastaların yaklaşık yüzde 95’inde rahimi koruyarak ameliyat gerçekleştirebiliyor. Bu durum, hastanın doğurganlığının korunması açısından son derece önemli.</p>

<p>Ameliyat olan hasta Sezen Terzioğlu, sürece ilişkin yaşadıklarını şöyle anlattı; “Bu, 10 yıl aradan sonra ikinci doğumum. Bebeğim şu an 40 günlük. Hamilelik sürecinde özel bir hastanede takip ediliyordum. Doktorum, ‘plasenta perkreta’ teşhisi koyunca beni Selçuk Özden hocaya yönlendirdi. Selçuk Hoca da aynı teşhisi koydu ve karşılaşabileceğimiz tüm riskleri detaylı şekilde anlattı. Rahmin alınması ya da mesane duvarının zarar görmesi gibi ihtimallerden bahsetti.</p>

<p>Takip sürecim oldukça uzun sürdü. Yaklaşık bir buçuk ayı evde istirahat ederek geçirdim. Daha sonra doğumum gerçekleşti. Çok şükür, bahsedilen risklerin hiçbiri yaşanmadı. Ameliyat yaklaşık 2,5-3 saat sürdü.</p>

<p><img alt="Riskli Gebelik5" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/riskli-gebelik5.jpg" width="800" /></p>

<p>Ameliyat sırasında karın boşluğumda biriken kendi kanım toplanıp filtrelenerek tekrar bana verildi. Bu sayede dışarıdan kan almaya ihtiyaç duyulmadan operasyon tamamlandı. Şu an hem ben hem de bebeğim çok iyiyiz. Selçuk Hoca’ya ve tüm sağlık ekibine teşekkür ediyorum.”</p>

<p>Riskli gebelik süreci geçiren Ayşen Bölükbaş ise, “Bu benim ikinci gebeliğim. İlk doğumumu özel bir hastanede yapmıştım. İkinci gebeliğimde de yine aynı doktorumla takibe başladık. Ancak gebeliğimin 13. haftasında doktorum beni ‘plasenta previa’ tanısıyla riskli gebelik kapsamında yönlendirdi. Bu süreçte Selçuk Özden ile tanıştık. Selçuk Bey de yaptığı muayenelerde tanıyı netleştirdi ve karşılaşabileceğimiz tüm riskleri ayrıntılı şekilde anlattı.</p>

<p>Takibimiz bu şekilde devam etti. 33 hafta 1 günlükken yaşadığım kanama nedeniyle hastaneye başvurdum ve yatışım yapıldı. Ardından doğumum gerçekleşti. Plasentamın ileri seviyede olması nedeniyle rahmin alınabileceği ihtimali vardı. Hatta plasenta ilerleyerek çevre dokulara kadar ulaşmıştı. Ancak doktor bey tüm süreç boyunca yanımda oldu ve yapılacakları sürekli anlattı.</p>

<p>Çok şükür, rahmim alınmadan ve herhangi bir komplikasyon yaşanmadan bu süreci atlattık. Ameliyat sırasında vücudumdan çıkan kan filtrelenerek tekrar bana verildi. Bu sayede dışarıdan kan ihtiyacı oluşmadı. Olası bir durum için önlem olarak kan hazır bulundurulmuştu ancak buna gerek kalmadı.</p>

<p>Ameliyat sonrasında da herhangi bir sorun yaşamadım. Sürecim oldukça rahat geçti. Doktor beye ve tüm ekibe teşekkür ediyorum” diye konuştu.</p>

<p><img alt="Riskli Gebelik3" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/riskli-gebelik3.jpg" width="800" /></p>

<p>Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi, aynı zamanda Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Ameliyathanesi Sorumlusu Ayça Taş Tuna, hücre kurtarma (ototransfüzyon) tekniklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Tuna, hücre kurtarma yönteminin kanamalı hastalarda dünya genelinde uygulanan en güncel ve önemli yaklaşımlardan biri olduğunu belirterek, “Bu teknik, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kendi kanının toplanarak yeniden hastaya verilmesine dayanır” dedi.</p>

<p>Bu sayede dışarıdan yapılacak kan nakillerine bağlı risklerin azaltıldığını vurgulayan Tuna, “Dışarıdan verilen kanda alerjik reaksiyonlar, enfeksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacına kadar gidebilecek komplikasyonlar görülebilir. Hücre kurtarma yöntemiyle bu riskleri büyük ölçüde önlemiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Tuna, söz konusu yöntemin Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde özellikle sezaryen ameliyatlarında ve kanama riski yüksek hastalarda sıkça uygulandığını sözlerine ekledi.</p>

<p>Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selçuk Özden de, ototransfüzyon yöntemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p><img alt="Riskli Gebelik6" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/riskli-gebelik6.jpg" width="800" /></p>

<p>Özden, ototransfüzyonun güvenli bir uygulama olduğunu belirterek, “Hastanın kendi kanını kullanıyoruz. Antijenik bir özelliği olmadığı için herhangi bir reaksiyon gelişmez. Ameliyat sırasında karın boşluğunda biriken kanı toplayıp temizleyerek yeniden hastaya verebiliyoruz. Bu yönüyle oldukça güvenlidir” dedi.</p>

<p>Her tıbbi uygulamada olduğu gibi bazı risklerin söz konusu olabileceğini ifade eden Özden, “Hava embolisi gibi komplikasyonlar teorik olarak mümkündür ancak bu yöntemi bilen deneyimli bir ekip tarafından uygulandığında bu riskler ortadan kalkar. Nitekim şu ana kadar uyguladığımız 15 vakanın hiçbirinde komplikasyon yaşanmadı” diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uygulanan vakaların tamamında rahmin korunduğunu vurgulayan Özden, “15 hastanın 15’inde de rahmi koruduk. Ancak bu durum her hasta için geçerli olmayabilir. Hastanın hayatını riske sokacak bir durum varsa rahim alma ameliyatı geciktirilmeden yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Rahmin korunmasının sadece doğurganlık açısından değil, hastanın psikolojik durumu açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Özden, “Rahim bir organdır ve alınması hastanın özgüvenini de etkileyebilir. Biz bu yöntemle hem organı hem de doğurganlığı korumuş olduk” dedi.</p>

<p>Ototransfüzyon sayesinde çoklu kan nakillerine bağlı risklerin de önüne geçildiğini belirten Özden, alerjik reaksiyon gibi komplikasyonların da bu yöntemle azaltıldığını söyledi.</p>

<p>Dünya genelinde plasenta invazyonu vakalarında klasik yaklaşımın sezaryen sırasında rahmin alınması olduğunu hatırlatan Özden, “Biz yaklaşık 15 yıldır bu yöntemi uygulamıyoruz. Daha önce rahim koruma oranımız yüzde 90 civarındaydı, bu yöntemle yüzde 100’e ulaştık” dedi.</p>

<p>Yöntemin özellikle yoğun kanama riski bulunan hastalarda uygulandığını ifade eden Özden, “Her obstetrik kanamada kullanmıyoruz. Daha çok plasenta invazyonu olan, ciddi kanama beklenen hastalarda tercih ediyoruz” diye konuştu.</p>

<p>Ototransfüzyonun uzun yıllardır kalp-damar, ortopedi ve travma cerrahisinde kullanıldığını belirten Özden, obstetrik alandaki kullanımının ise sınırlı olduğunu kaydetti.</p>

<p>Ameliyatlarda ciddi miktarda kanın geri kazanıldığını vurgulayan Özden, “Bir hastamızda yaklaşık 6 litre kan topladık ve temizleyerek tekrar hastaya verdik. Bu sayede ameliyat sırasında ve sonrasında banka kanına ihtiyaç duymadık” dedi.</p>

<p>Özden, elde edilen sonuçların son derece memnuniyet verici olduğunu sözlerine ekledi. / <strong>Mehmet KARAKAŞ</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/yuksek-riskli-gebelik-ameliyatlarinda-ototransfuzyon-donemi</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/riskli-gebelik1.jpg" type="image/jpeg" length="18574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar böbrek sağlığı  için SGM’de buluştu]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/uzmanlar-bobrek-sagligi-icin-sgmde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/uzmanlar-bobrek-sagligi-icin-sgmde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi, toplumda giderek artan böbrek hastalıklarına dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla alanında uzman isimlerin katıldığı “Herkes İçin Böbrek Sağlığı” başlıklı bilgilendirme programını gerçekleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>BÖBREK HASTALIKLARININ BELİRTİLERİ VE RİSKLERİ DETAYLANDIRILDI</strong></p>

<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi, toplumda giderek artan böbrek hastalıklarına dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla alanında uzman hekimlerin katıldığı “Herkes İçin Böbrek Sağlığı” başlıklı farkındalık programı düzenledi. Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Bilim Dalı iş birliğiyle gerçekleştirilen programın moderatörlüğü Prof. Dr. Hamad Dheir üstlenirken, konuşmacı olarak Doç. Dr. Mahmud İslam yer aldı. Programda böbreklerin vücuttaki görevleri, hastalıkların erken belirtileri ve risk faktörleri detaylı şekilde ele alındı.</p>

<p><img alt="Sağlik (4)-4" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/saglik-4-4.JPG" width="2000" /></p>

<p><strong>ERKEN TANININ ÖNEMİ VURGULANDI</strong></p>

<p>Programda özellikle tansiyon ve diyabet gibi hastalıkların böbrek sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, erken teşhisin hayati öneme sahip olduğu ifade edildi. Katılımcılara ayrıca günlük yaşamda böbrek sağlığını korumaya yönelik öneriler de sunuldu.</p>

<p><img alt="Sağlik (3)-4" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/saglik-3-4.JPG" width="2000" /></p>

<p><strong>“RİSK GRUBUNDAKİLER DÜZENLİ TAKİP ŞART”</strong></p>

<p>Programın moderatörü Prof. Dr. Hamad Dheir, “Böbrek hastalıkları çoğu zaman sessiz ilerler. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşıyor. Basit kontrollerle ciddi hastalıkların önüne geçmek mümkündür. Özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli takiplerini ihmal etmemesi gerekiyor” dedi.</p>

<p><img alt="Sağlik (2)-7" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/saglik-2-7.JPG" width="2000" /></p>

<p><strong>“BÖBREK YAŞINIZI BİLİYOR MUSUNUZ?”</strong></p>

<p>Konuşmacı Doç. Dr. Mahmud İslam ise, “Kaç kişi böbrek yaşını biliyor?” diye sorarak, “Böbrek yaşının bilinmesi erken teşhis açısından oldukça önemlidir. Herkesin düzenli kontroller yaptırarak bu değeri öğrenmesi gerekiyor. Yeterli su tüketimi ve dengeli beslenme böbrek sağlığının korunmasında önemli rol oynar” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Sağlik (1)-5" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/saglik-1-5.JPG" width="2000" /></p>

<p><strong>YOĞUN KATILIM GERÇEKLEŞTİ</strong></p>

<p>Programa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Özer, Sakarya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Kayhan Özdemir, Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Fatih Güneysu ile Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Ahmet Öksüzoğlu’nun yanı sıra çok sayıda vatandaş katılım sağladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Sağlik (5)-1" class="detail-photo img-fluid" height="1333" src="https://medyadetaycom.teimg.com/medyadetay-com/uploads/2026/03/saglik-5-1.JPG" width="2000" /></p>

<p><strong>“BU TÜR FARKINDALIK PROGRAMLARINI ÖNEMSİYORUZ</strong>”</p>

<p>Programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Mustafa Özer, “Toplum sağlığını önceleyen çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Böbrek sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak ve erken tanının önemini anlatmak adına bu tür programları önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN BİLİNÇLENDİRME</strong></p>

<p>Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen programda, toplumda yaygın olarak bilinen yanlışlara da değinilerek doğru bilinen yanlışlar sade ve anlaşılır bir dille aktarıldı. Katılımcılar, program sonunda merak ettikleri soruları uzmanlara yöneltme fırsatı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/uzmanlar-bobrek-sagligi-icin-sgmde-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 14:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/saglik-3-4.JPG" type="image/jpeg" length="79360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser artık yaş tanımıyor!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/kanser-artik-yas-tanimiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/kanser-artik-yas-tanimiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser artık yaşlılık hastalığı olmaktan çıkıp gençlerin geleceğini tehdit eden toplumsal bir sorun haline gelirken araştırmalar, işlenmiş gıda tüketimindeki artış, hareketsiz yaşam, obezite ve beslenme alışkanlıkları gibi faktörlerin genç bedenleri savunmasız bıraktığını kanıtlıyor. 15-39 yaş aralığındaki gençler ve genç erişkinlerde özellikle kolorektal, meme, tiroid, lenfoma, melanom ve testis kanserlerinde ciddi bir yükseliş mevcut.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerde ve genç erişkinlerde görülen kanser vakalarındaki bu artışın tek bir nedene bağlanamayacağını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Modern yaşamın getirdiği yaşam tarzı değişiklikleri ve beslenme alışkanlıklarındaki dönüşüm temel faktörler arasında görülüyor. Bunun yanı sıra çevresel maruziyetler de hastalık riskini tetikliyor. Gençlerdeki bu artış grafiğinde tıptaki teknolojik gelişmeler de önemli bir rol oynuyor. Erken tanı yöntemlerindeki iyileşmeler sayesinde vakalar artık çok daha hızlı tespit edilebiliyor' dedi.</p>

<p>Gençlerde kanser artışındaki en büyük problemlerden birinin semptomların sıklıkla göz ardı edilmesi olduğunu dile getiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Gençlerin enerjik yapısı, ciddi belirtilerin basit yorgunluklar veya geçici hastalıklarla karıştırılmasına neden olarak tanı gecikmelerine yol açıyor. Oysa vücudun verdiği sinyalleri gençlik enerjisiyle maskelemek, hastalığa yayılma fırsatı tanıyor. Gençlerin kendi vücutlarındaki değişimlere karşı sergileyeceği bilinç düzeyi tedavinin başarı şansını doğrudan etkiliyor' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerde kanserin yayılım gösterdiği noktalar arasında omurganın hayati bir yer tuttuğunu hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Merkezi sinir sistemi tutulumları arasında omurga metastazlarına sanılandan daha sık rastlanıyor. Bu nedenle gençlerde görülen, istirahatle geçmeyen ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen şiddetli sırt, bel veya boyun ağrıları mutlaka ciddiye alınmalı' uyarısında bulundu.</p>

<p>Genç yaş grubundaki hastalar için kanserin sadece bir sağlık sorunu değil, yaşamın en aktif döneminde verilen zorlu bir sınav olduğunun altını çizen Prof. Dr. Selçuk Göçmen, 'Gençler ve genç erişkin hastalar, eğitim ve kariyer planlarının kesintiye uğraması, ağır psikolojik yükler ve uzun dönemli tedavi yan etkileriyle baş başa kalıyor. Hastalık sonrası hayatta kalım sürecinde ise sosyal hayata adaptasyon ve iş gücüne yeniden katılım, en az tıbbi tedavi kadar kritik bir önem taşıyor' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>ERKEN TANI ÖNEMLİ</strong></p>

<p>Gençlerdeki kanser vakalarındaki artışının bireysel değil, toplumsal bir sağlık problemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Göçmen, 'Yaşa uygun tarama programlarının geliştirilmesi, psikososyal destek ağlarının örülmesi ve eşit sağlık hizmeti sunulması bu tablonun değişmesi için çok önem taşıyor. Genç yaşta görülen kanserler nadir değil. Erken farkındalık, doğru tanı ve kişiye özel tedavi yaklaşımları ile bu tabloyu gençlerin lehine çevirmek mümkün' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/kanser-artik-yas-tanimiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/kanser-artik-yas-tanimiyor.webp" type="image/jpeg" length="83322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek sağlığı konuşulacak]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/bobrek-sagligi-konusulacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/bobrek-sagligi-konusulacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi, böbrek hastalıklarına dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla“Herkes İçin Böbrek Sağlığı” adlı bilgilendirme toplantısı düzenleyecek. 26 Mart Perşembe günü SGM’de gerçekleştirilecek program saat 13.30’da başlayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi, toplumda giderek artan böbrek hastalıklarına dikkat çekmek ve erken tanının önemini vurgulamak amacıyla “Herkes İçin Böbrek Sağlığı” başlıklı program düzenliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sakarya Üniversitesi ve Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Bilim Dalı iş birliğiyle düzenlenecek program, 26 Mart Perşembe günü saat 13.30’da Sosyal Gelişim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Erken belirtiler ve risk faktörleri ele alınacak</strong><br />
Böbrek sağlığının korunması, hastalıkların erken belirtileri ve risk faktörleri ele alınacağı toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Hamad Dheir üstlenirken, konuşmacı olarak Doç. Dr. Mahmud İslam yer alacak.</p>

<p><strong>Sağlıklı yaşam için öneriler sunulacak</strong><br />
Program kapsamında katılımcılara, böbreklerin vücuttaki temel görevleri, hastalıkların erken uyarı işaretleri, günlük yaşamda böbrek sağlığını koruma yolları, tansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerinin etkisi ile toplumda yaygın olan yanlış bilgiler sade ve anlaşılır bir dille aktarılacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/bobrek-sagligi-konusulacak</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/bobrek-sagligi.jpg" type="image/jpeg" length="45615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[O enfeksiyon göz sağlığını tehdit ediyor]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Oftalmoloji Derneği Uvea-Behçet Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırım, Toksoplazma Gondii'nin üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu ve ani görme değişikliklerinde vakit kaybetmeden göz hekimine başvurulması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk Oftalmoloji Derneği Uvea-Behçet Birimi Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırım, dünya nüfusunun yaklaşık üçte birini enfekte eden Toksoplazma Gondii parazitinin, enfeksiyona bağlı üveitlerin en yaygın nedenlerinden biri olduğunu açıkladı. Yıldırım, enfeksiyonun kalıcı görme kaybına yol açabileceğini belirterek, ani görme değişikliklerinde acilen göz hekimine başvurmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p><img height="500" src="https://www.igfhaber.com/static/2026/03/25/1774349975-prof-dr-ozlem-y-ld-rm-1774427652-546-x750.jpeg" width="750" /></p>

<p><strong>AZ PİŞMİŞ ET, İYİ YIKANMAMIŞ SEBZE SİZİ GÖZÜNÜZDEN EDEBİLİR</strong></p>

<p>Toksoplazma Gondii paraziti başlıca kedilerde bulunuyor ve dışkı yoluyla toprak, su ve gıdalara bulaşabiliyor. İnsanlar parazitle enfekte etlenmiş çiğ ya da az pişmiş et, yıkanmamış sebze-meyve veya kirli su ile enfekte olabiliyor. Gebelikte ilk kez enfekte olan annelerde ise parazit plasenta yoluyla bebeğe geçebilir; erken dönemde bulaşma riski düşük olsa da ciddi sonuçlara yol açabilir, gebeliğin ileri dönemlerinde ise doğumsal toksoplazmozis gelişebilir.</p>

<p>Bağışıklığı güçlü kişilerde enfeksiyon çoğunlukla belirti vermez; ancak parazit, beyin, retina ve kaslarda doku kistleri oluşturarak uzun süre pusuda kalabilir. Bu kistler aktive olduğunda, retinada geri dönüşümsüz görme kayıplarına yol açabilir. Hastaların çoğu tek gözde ani görme kaybı, bulanıklık, ışık hassasiyeti veya uçuşma şikâyetiyle başvuruyor. Tedavi edilse bile gözde kalıcı nedbe dokusu oluşabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Yıldırım, korunma yöntemleri arasında ellerin düzenli yıkanması, etlerin iyi pişirilmesi, sebze ve meyvelerin iyice yıkanması, temiz su kullanımı ve kişisel hijyenin önemine vurgu yaptı. Ayrıca gebelik dönemi taramaları ve gıda güvenliği önlemlerinin hastalığın sıklığını azaltmada kritik rol oynadığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/o-enfeksiyon-goz-sagligini-tehdit-ediyor.webp" type="image/jpeg" length="65290"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Katarakt sadece yaşlıların kapısını çalmıyor!]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/katarakt-sadece-yaslilarin-kapisini-calmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/katarakt-sadece-yaslilarin-kapisini-calmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel olarak yaşlanmanın doğal bir parçası olarak kabul edilen katarakt, son yıllarda tıp dünyasında şaşırtan bir değişimle gündemde. Doğal göz merceğinin saydamlığını yitirerek görmenin bulanıklaşmasıyla ortaya çıkan bu tablo, artık sadece yaşlıların kapısını çalmıyor; 30'lu ve 40'lı yaşlarda birçok kişi de göz hekimlerine başvuruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genellikle 50 yaşından sonra görmeye alışkın olduğumuz katarakt, artık gençlerin de görme kalitesini tehdit ediyor. Prof. Dr. Kadriye Ufuk Elgin erken yaşta kataraktın en önemli nedeninin genetik miras olduğunu belirterek, 'Eğer kişinin aile öyküsünde, özellikle birinci derece akrabalarında katarakt gelişimi varsa, bu durum bireyin mercek yapısının çok daha erken yaşlarda bozulmasına zemin hazırlıyor.' dedi. Genetik kadar modern dünyanın beraberinde getirdiği kronik sağlık sorunlarının da kataraktı yine erken yaşlarda tetikleyebileceğini ifade eden Prof. Dr. Elgin, 'Kontrolsüz seyreden diyabet, yüksek tansiyon, obezite ve göz içi basıncı katarakt sürecini hızla öne çekiyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÇOCUKLUKTAKİ GÖZ KAZALARI KATARAKTI TETİKLİYOR</strong></p>

<p>Erken kataraktta bir diğer sebep ise göz travmaları. Prof. Dr. Elgin, küçük yaşlarda yaşanan spor yaralanmaları veya kazalar sonucunda göze alınan sert darbelerin etkisinin yıllar sonra katarakt olarak ortaya çıkabileceğine işaret ediyor. Ayrıca ultraviyole ışınlarının etkisi ve sigara kullanımı genç yaştaki kataraktın 'gizli suçluları' arasında yer aldığını söylüyor.</p>

<p><strong>GENÇ YAŞTA KATARAKT NASIL ÖNLENİR?</strong></p>

<p>Prof. Dr. Elgin, erken başlangıçlı katarakttan korunmak için UV ışınlarını engelleyen güneş gözlüğü takmak, sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, diyabeti kontrol altında tutmak ve antioksidanlar açısından zengin bir beslenmenin faydalı olacağını söylüyor. Hem katarakt hem de diğer teşhis edilmemiş göz hastalıkları için düzenli göz muayenesinin öneminin altını çizdi.. Kataraktın ilaçla tedavisinin mümkün olmadığını söyleyen Prof. Dr. Elgin, 'Kataraktın tek tedavisi ameliyattır. Ameliyat genellikle damla anestezisi ile yapılır. Gerekli durumlarda sedasyon veya genel anestezi uygulanabilir. Hasta, ameliyattan sonra aynı gün taburcu edilebilir ve ertesi gün sosyal yaşantısına dönebilir. Kataraktın tedavisinde uzun yıllardır fakoemülsifikasyon yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemde ses dalgaları (Ultrasound) ile kataraktlı lens göz içinde parçalanıp dışarı alınır ve yerine yeni bir mercek yerleştirilir' diye konuştu.</p>

<p>Son yıllarda klasik tek odaklı merceklerin yerini çok odaklı premium (akıllı) göz içi lenslerin de tedavide öne çıktığını aktaran Prof. Dr. Elgin, bu mercekler sayesinde hastalar hem katarakttan kurtuluyor hem de diğer kırma kusurlarının tedavi edilmesiyle net bir görüşe kavuşabildiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/katarakt-sadece-yaslilarin-kapisini-calmiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/katarakt-sadece-yaslilarin-kapisini-calmiyor.webp" type="image/jpeg" length="88771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karaciğer sağlığını tehdit eden 6 önemli faktör]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/karaciger-sagligini-tehdit-eden-6-onemli-faktor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/karaciger-sagligini-tehdit-eden-6-onemli-faktor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerin sessizce ilerleyen hasarlara açık olduğunu vurgulayarak, sağlıklı yaşam için dikkat edilmesi gereken 6 temel faktörü açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Karaciğer hastalıkları, dünya genelinde her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ölümüne yol açarak küresel ölüm nedenleri arasında ilk 10'a girmeye devam ediyor. Vücudun temel metabolik işlevlerini yerine getiren karaciğer, yaşamsal öneme sahip maddelerin üretimi, besinlerin enerjiye dönüştürülmesi ve toksinlerin vücuttan atılması gibi kritik görevler üstleniyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Yıldız, karaciğerin sağlıklı çalışmasının uzun vadeli yaşam kalitesi için kritik olduğunu belirterek, en temel korunma yolunun sağlıklı bir kiloda kalmak olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yıldız, karaciğerde en sık hasara yol açan 6 faktörü ve korunma yollarını şöyle açıkladı:</p>

<p><strong>Hepatit B: </strong>Dünya genelinde en yaygın viral hepatit türü olan Hepatit B, çoğunlukla anneden bebeğe geçiyor ve kronik karaciğer hastalığı ile siroz ve karaciğer kanserine yol açabiliyor. Prof. Dr. Yıldız, Hepatit B aşısının yaşam boyu koruma sağladığını hatırlattı.</p>

<p><strong>Obezite ve Karaciğer Yağlanması: </strong>Obezite, karaciğerde 'metabolik disfonksiyonla ilişkili yağlı karaciğer' hastalığını tetikliyor. Araştırmalara göre, obezite sorunu yaşayan kişilerin yaklaşık %80'inde karaciğerde yağ birikimi görülüyor. Prof. Dr. Yıldız, sağlıklı beslenme, düzenli yürüyüş ve ideal kiloya ulaşmanın karaciğer yağlanmasını azaltmaya yardımcı olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>İlaçlar ve Bitkisel Ürünler: </strong>Bazı ağrı kesiciler ve bitkisel ürünler bilinçsizce kullanıldığında karaciğerde ani iltihap ve toksik hepatite yol açabiliyor. Doktor kontrolü olmadan hiçbir ürünün kullanılmaması öneriliyor.</p>

<p><strong>Aşırı Alkol Tüketimi: </strong>Alkolün karaciğerde parçalanması sırasında oluşan toksik maddeler, zamanla yağlanma, iltihaplanma ve siroza neden olabiliyor. Haftada 2-3 kadehi aşmamak karaciğer sağlığı için kritik bulunuyor.</p>

<p><strong>Genetik Hastalıklar: </strong>Karaciğer bazı genetik bozukluklar nedeniyle enzim, reseptör veya taşıyıcı protein üretiminde sorun yaşayabiliyor. Erken tanı ve düzenli sağlık kontrolleri sayesinde çoğu genetik hastalık ilaçla kontrol altına alınabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Otoimmün Hastalıklar: </strong>Otoimmün hepatit ve primer biliyer kolanjit gibi hastalıklar, genetik yatkınlığı olan kişilerde enfeksiyon ve ilaç tetiklemeleri ile ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Yıldız, ailede otoimmün karaciğer hastalığı öyküsü olanların düzenli takip edilmesi gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/karaciger-sagligini-tehdit-eden-6-onemli-faktor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/karaciger-sagligini-tehdit-eden-6-onemli-faktor.webp" type="image/jpeg" length="32505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kolon kanserine karşı 'erken teşhis' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.medyadetay.com/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyadetay.com/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı kapsamında vatandaşları düzenli taramaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Ahmet Mehlepçi, Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı dolayısıyla yaptığı açıklamada, kolon kanserinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Kolorektal kanserlerin hem dünyada hem de Türkiye'de en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığını belirten Mehlepçi, hastalığın erken evrede tespit edilmesi durumunda büyük ölçüde tedavi edilebildiğine dikkat çekti. Türkiye'de kolon kanserinin erkeklerde üçüncü, kadınlarda ise ikinci sırada görüldüğünü ifade eden Mehlepçi, bu durumun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarama programlarının önemine değinen Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 50-70 yaş aralığındaki vatandaşlara düzenli kontrol önerildiğini hatırlattı. Gaitada gizli kan testinin (GGK) basit ve ağrısız bir yöntem olduğunu belirten Mehlepçi, bu test sayesinde hastalığın belirti vermeden erken aşamada tespit edilebildiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye genelinde taramaların ücretsiz olarak yapıldığını ve hizmetlerin büyük ölçüde Aile Sağlığı Merkezleri aracılığıyla sunulduğunu ifade eden Mehlepçi, vatandaşların herhangi bir şikâyeti olmasa bile aile hekimlerine başvurarak tarama yaptırabileceğini kaydetti. GGK testinin pozitif çıkması durumunda hastaların ileri tetkik için yönlendirildiğini belirten Mehlepçi, kolonoskopi ile kesin tanı konulabildiğini ve gerekli durumlarda poliplerin alınabildiğini aktardı. Erken tanı konulan hastalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Öte yandan Mehlepçi, uygulamada bazı aksaklıklar yaşandığını da dile getirerek, özellikle kolonoskopi randevularındaki gecikmelere dikkat çekti. Devlet hastanelerinde yoğunluk nedeniyle randevu sürelerinin uzayabildiğini belirten Mehlepçi, bu durumun tanı sürecini olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RSS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.medyadetay.com/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyadetaycom.teimg.com/crop/1280x720/medyadetay-com/uploads/2026/03/kolon-kanserine-karsi-erken-teshis-uyarisi.webp" type="image/jpeg" length="19575"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
