AKP’li milletvekili Zeyid Aslan’ın TBMM oturumunda CHP’li Muharrem İnce’ye ettiği sözler herkesin dilinde dolaşıyor, ‘muhavere’ dillere destan:
Z. Aslan : Bağırma oradan.
M. İnce : Evvela senden başlamalı.
Z. Aslan : El kol hareketleri yapma lan!
M. İnce : Seninle muhatap olmuyorum.
Z. Aslan : Küfür mü edeceksin, ne yaparsın?
Z. Aslan : İstediğimi yaparım.
M. İnce : Eder misin?
Z. Aslan : istersem kafanı kırarım!
M. İnce : Kabadayı mısın, kimsin?. S..tir git ya!
Z. Aslan : Senin kıçını si…erim!
Zeyid Aslan, külhanbeyini sollayıp küfürü savurunca herkesin parmağı ağzında kaldı, meclis tutanağına geçen kaba sözleri gazete sayfalarından patladı…
***
Okurlarımız bu köşede genel olarak yerel konuların işlendiğini bilirler…
Peki, ülkeyi şaşkına çeviren bu konuya ben neden iliştim?
Çünkü, Zeyid Aslan Sakarya’ya yabancı değil…
Sakarya AKP’den sorumlu koordinatör milletvekiliydi; en son Ali İhsan Yavuz’un Adapazarı ilçe başkanı, Yusuf Alemdar’ın il başkanı seçildiği –Aziz Duran’ın işinin bitirildiği- kongreyi bir güzel koordine etmişti!..
O süreçte tanıştığımız milletvekili, çoğu kişiye nazik üslup kullanıyordu, gazetecilere karşı kullandığı lisan müeddepdi, teşkilatla ilişkilerde muaşerete dikkat ediyordu, delegelere saygılıydı…
Ama, bakıyorsunuz bugün birden bire değişiyor, karşımıza bambaşka bir üslup çıkıyor…
Kızdığına ana avrat dümdüz gidebiliyor…
Bayan gazetecilerle başlayan serüven, Kamer Genç’in ardından Muharrem İnce ile sürüyor…
Bu nasıl bir ruh halidir?..
***
Bizim dilimizde güzel bir uyarı var:
“Üslubu beyan
Ayniyle insan.”
Büyüklerimiz demişler ki konuşma biçimi insanın karakterini vurgular, kimliğini açıklar…
İş bu noktada çatallaşıyor…
Zeyid Aslan’ın kimliği hangisi?
Yandaşa nazik ve saygılı olanı mı, karşıta sövüp sayanı mı?
‘Eğer üslubu beyan, ayniyle insan’ ise karşımızdaki başka bir insan, başka bir karakter, başka bir kişilik…
Biri edepli…
Öteki saldırgan…
Gerektiğinde milletvekili birini, gerektiğinde ikincisini kullanıyor…
Bu çatallaşmanın esrarı ne?
***
İktidar milletvekilinin üslubundaki kimlik çatallaşması ülke sorunlarına bakarken de var mı?
Demokratik düzenden yana mı?
Dikta rejimini mi savunuyor?
Zeyid Aslan daha önceki vukuatlarında partisi tarafından etkin bir müeyyide ile karşılaşmadı…
Demek ki partisi içinde korunup kollanıyor…
O halde sorabiliriz:
Aslan’ı ve parti içinde onu koruyanların anlayışı yarın tüm AKP’yi kuşatırsa, sırası gelince, güçlerinin yeteceğini anladıklarında, kendileri gibi düşünmeyen yurttaşlara dönerek diyecekler mi?
-Lan!.. Kafanı kırarım!
-Artislik yapmayın!
En sonunda da ekleyecekler mi?
-Analarınızı toplayıp gidin buradan lan!..
Muhalif milletvekillerine yaptıkları gibi yaparlar mı dersiniz?..
Maazallah!..