Seçim takvimi hızla işliyor. Eh zaman da su gibi akıp gidiyor. Her ne kadar “su uyusa” bile siyasi rakipler uyumuyor.
Baksanıza daha şimdiden bazı belediye başkanları hakkında dosyalar hazırlanıp ilgili partilerin genel merkezlerine postalanıyor.
Kuşkusuz haklarında dosya hazırlanan belediye başkanlarını da AK Partili isimler oluşturuyor.
Siyasi anlamda baş edemedikleri isimlerle en kolay ve kestirme yoldan mücadele etmenin yolu bu…
Oldum olası insanların özel hayatlarını karıştırarak “belden aşağıya” vurmaya çalışanları hiç anlamamışımdır.
Bir insan ancak bu kadar “aciz” olup başkalarının “mahremiyetine” girip sonra da bunu koz olarak kullanır.
Maalesef bu her seçim döneminde kullanılan bir yöntem olmuştur. Siyasi rakiplerini alt edemeyeceğini anlayanlar bu yolu hep tercih etmiştir…
Sorsanız onlar da insanların özel hayatına girip haklarında bu tür “dosya” hazırlanmasına karşıdır.
Ama aynı kişiler siyasi rakipleriyle ilgili bilgileri gündeme getirmek için birilerini teşvik etmekten de geri kalmazlar.
Böylece yemin etseler başları ağrımaz. Zira bu işi yani hazırlanan “bel altı dosyaları” kendileri adına bir başkaları zaten gündeme getirmiştir.
Artık onlar için yapılması gereken kamuoyunda “timsah gözyaşı” dökmek ve bu tür “dosyaların” kullanılmasını eleştirmektir…
İşin tuhafı böylesi “ucuz dosyalar” ilgili siyasi rakipler tarafından genel merkez hatta Genel Başkana kadar yollanır.
Sonra da hemen ardından bir kamuoyu oluşturup “fısıltı gazeteleri” devreye sokulur ve bir anda ilgili kişi günün konusu olur.
Sonra da herkes birbiri hakkında, “dosya” hazırlanan siyasi kişi hakkında şu soruyu sorar; “fotoğrafları gördün mü…?”
Aslında pek çok kimse ne “fotoğraf” ne de bir “görüntü” görmüştür ama sanki senaryoyu kendileri yazmış gibi ballandıra, ballandıra anlatırlar.
İşte bu noktada işin içine yıllarca destek verip beslediğin “fısıltı gazeteleri” girince olay daha farklı bir hal alır.
İsim vermeden ilgili siyasetçinin sözde “skandal fotoğrafları” hakkında yorum yapılır. Herkes de o siyasetçinin kim olduğunu anlar…
Garip ama bizim insanımız da özellikle “bel altı” muhabbeti çok sever. Hele bir de işin kahramanı siyasetçi olunca doğru yanlış demeden dayanamayıp hemen atlar.
Bir anda bu çirkinliğin kendisi de bir parçası olur. Bu sayede de siyasi rakipler tarafından gündeme getirilen “bel altı dosyası” ile ilgili niyet hâsıl olur.
Ben şahsen siyasilerin, yerel seçimlerde rakiplerinin “kasık tıraşı” ile uğraşmaları yerine projelerini anlatmalarını bekliyorum. Başka bir şey beni ilgilendirmiyor…