Çocukları suça teşvik edenleri bulun

Abone Ol

Geçtiğimiz günlerde, bir olayda çocukların arasına giren kardeşlerden biri dört bıçak darbesi aldı. Neredeyse her gün, çocuk yaşta bireylerin karıştığı bir suç haberi duymaktayız. Bu gidişle sokaklarda çocukların neden olduğu suç eylemlerinin önüne geçilemeyeceği günlere doğru ilerliyoruz...

18 yaşına kadar çocukların hem ailelerinin hem de devletin sorumluluğu altında olduğunu unutmamak gerekir. Çünkü bir çocuğa ne öğretirseniz, çoğunlukla onu yapar. Olayların bir diğer boyutunda da bıçaklananların ailelerinin, bu suçu işleyen çocukların çevresinden tehdit aldığı, polise şikayet edildiğinde ise baskıya maruz kaldığı görülüyor...

Öncelikli olarak, çocukları suça teşvik eden kişileri ve mekanizmaları ortaya çıkarmamız gerekiyor. Zira bu tür olaylar hem toplumsal farkındalık hem de derin bir öfke barındırıyor. Bu noktada, yapılması gerekenler ve dikkat edilmesi gereken hususlar oldukça fazla...

"Teşvik eden" kavramını geniş ele almak önemlidir. Bu kişiler yalnızca doğrudan azmettirenler olmakla kalmaz, aynı zamanda dolaylı olarak çocuğu suça sürükleyen çevresel faktörleri de içine alır. Çocukların ceza ehliyetinin olmaması veya daha hafif cezalar alması sebebiyle onları suç işlemeye yönlendiren bireyler ve gruplar mevcuttur...

Uyuşturucu ticareti, hırsızlık, gasp gibi suçlara çocukları alet eden bu şahıslar dikkatle takip edilmelidir. Bazı durumlarda aile içindeki ihmaller ve sorunlar da çocukları suç dünyasına iter. Şiddete maruz bırakılan, temel ihtiyaçları karşılanmayan veya madde bağımlısı bireylerle yaşayan çocuklar sokakta yaşamaya sürüklenebilir ya da suça mecbur kalabilir...

Çocuğun dahil olduğu arkadaş grubu veya çete normları da onun davranışlarını şekillendirebilir ve suç işlemesine neden olabilir...

Teknolojik boyutta ise internet üzerinden çocukları istismar eden kişilerin faaliyetleri büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Şiddet içerikli video oyunları veya yasa dışı aktivitelere yönlendiren kişiler özellikle sosyal medya ve gizli mesajlaşma uygulamalarında faaliyet göstermektedir. Bu platformlar üzerinden gerçekleşen çocuk istismarlarına dair denetimler artırılmalıdır...

Ekonomik zorluklar nedeniyle bazı çocuklar dilenmeye veya kayıt dışı tehlikeli işlerde çalışmaya zorlanırken, bazıları ailesi tarafından hırsızlık ve benzeri suçlara itilebilmektedir...

Çözüm önerileri arasında polis ve jandarmanın, özellikle çocuklarla ilgilenen birimlerinin sokakta yaşayan veya çalışan çocuklar üzerine daha fazla odaklanması yer alıyor. Siber suçlarla mücadele birimlerinin kapasiteleri artırılarak çocukları hedef alan internet hesaplarının tespit edilmesi sağlanmalı ve dijital platformlar sıkı şekilde denetlenmelidir...

Okullarda ise öğretmenler ve rehberlik servisleri önemli bir rol üstlenmelidir. Devamsızlık yapan, davranış problemleri olan ya da kötü niyetli kişilerle temas halinde olduğu düşünülen öğrencilerin durumu sosyal hizmetlere veya kolluk kuvvetlerine bildirilmelidir...

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı kurumlar da risk altındaki aileleri ve çocukları belirleyerek destek sağlamakla yükümlüdür. Sokakta çalışan veya yaşayan çocuklarla ilgili saha çalışmaları sürekli yapılmalıdır. Öte yandan mahalle sakinleri, esnaflar ve vatandaşlar da çevrelerinde çocuklara yönelik istismar ve ihmal durumlarını fark ettiklerinde yetkili yerlere durumu bildirmelidir...

Türk Ceza Kanunu; çocukları suça teşvik etmeyi ya da sürüklemeyi ciddi bir suç olarak nitelendirir...

Ancak en önemli nokta şudur: Çocuklar suçun faili değil, mağdurudur. Bu gençleri bu yola iten ihmal, istismar ve yönlendirme unsurlarına karşı daha etkin şekilde mücadele etmek toplumsal bir görevdir…

Sağlıcakla kalın…

{ "vars": { "account": "G-0MLMEGBNK7" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }