Türkiye'de son yıllarda çocuk yaşta (özellikle 12-18 yaş arası) cinayet işleyen vakalarda dikkat çeken bir artış yaşanıyor.
Bu tür olaylar çoğunlukla çete çatışmaları, kavgalar, silahlı saldırılar ya da akran cinayetleri şeklinde karşımıza çıkıyor.
Türk Ceza Kanunu'na göre, 18 yaş altındaki kişiler "suça sürüklenen çocuk" kategorisinde değerlendiriliyor ve bu nedenle cezaları indirimli olarak uygulanıyor...
Örneğin, 15-18 yaş grubu için kasten öldürme suçunda ceza 18-24 yıl arasında, 12-15 yaş arası ise kusur yeteneğine göre daha hafif veya tedbir odaklı olarak karara bağlanıyor...
Gündemdeki Bazı Öne Çıkan Vakalar Son 1-2 yıl içinde kamuoyunda büyük yankı uyandıran bazı olaylar sıralamam gerekirse…
Mattia Ahmet Minguzzi cinayeti (2025, İstanbul Kadıköy): 15 yaşındaki Minguzzi, yine 15 yaşındaki B.B. tarafından bit pazarında beş defa bıçaklanarak öldürüldü. Zanlının yaşı nedeniyle dava çocuk mahkemesinde görülmekte ve 24 yıla kadar hapsi isteniyor. Cinayetten önce taraflar arasında parkta bir husumet olduğu ifade ediliyor...
Atlas Çağlayan cinayeti (2026, İstanbul Güngören): 17 yaşındaki Atlas, "yan bakma" tartışması sonucu 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak hayatını kaybetti. Ailesi "bunlar çocuk değil, cani" diyerek ağır ceza talebinde bulundu...
Organize suç örnekleri: Bazı suç örgütleri, 18 yaşından küçük bireyleri tetikçi olarak kullanıyor. Bu kapsamda çocuklar dört cinayet ile 41 ayrı eylemden sorumlu tutuldu...
Mesela, 17 yaşındaki Ercan Kaptan'ın ve 16 yaşındaki Hüseyin Asil'in öldürülmesi bu tür olaylara örnek gösteriliyor. Yalnızca Bakırköy'de 68 çocuk hakkında dava açıldı ve bunlardan 18'i tutuklandı...
İzmir'de H.Ç.Ç. cinayeti: 14 yaşında bir çocuk, 168 bıçak darbesiyle yaşamını yitirdi. Zanlının 14-15 yaş grubunda olduğu ve 15 yıl hapis cezasına çarptırıldığı olay toplum vicdanını derinden sarstı...
Diğer vakalar: İzmir'de, 11 yaşındaki bir çocuğun yine bir çocuk olan 13 yaşındaki Eymen'i tabancayla öldürmesi olayında fail koruma altına alındı. Bunun yanı sıra birçok kavga sonucu 16-17 yaş grubundaki gençlerin işlediği cinayetler de kayıtlara geçti…
Son yıllarda çeteler, çocukları "daha az ceza alacakları" gerekçesiyle tetikçi olarak kullanmaya yöneliyor. TÜİK verileri, çocuklarla bağlantılı olayların yaklaşık %10 oranında arttığını gösteriyor...
Yasal durum: Türk hukuk sisteminde, 12-15 yaş grubunda kusur yeteneği (eylemin sonuçlarını anlama kapasitesi) değerlendirilirken; 15-18 yaş grubunda cezalar doğrudan indirimli olarak uygulanıyor. Bu nedenle ağır cinayetlerde bile müebbet yerine, genellikle 18-24 yıl arasında hapis cezaları veriliyor. Bu durum kamuoyu nezdinde "yetersiz ceza" tartışmalarına yol açıyor...
2025-2026 döneminde Adalet Bakanlığı, ağır cinayet suçlarında ceza indirimlerinin hakim takdirine bırakılması ya da kısmen kaldırılmasını göz önünde bulunduran düzenlemeler üzerinde çalışmalar yürütüyor. Bu adımlarla, rehabilitasyon süreçlerinin daha etkili hale getirilmesi ve suç örgütlerine yönelik ağır yaptırımların uygulanması hedefleniyor...
Bu tür vakalar, hem mağdurları hem de failleri çocuk olan bireyleri derinden etkileyebiliyor ve genellikle şiddet kültürü, aile ve çevresel sorunlar ile silaha kolay erişim gibi faktörlerle ilişkilendiriliyor. Toplumda "çocuk katili" algısı zamanla artıyor olsa da hukuk sistemi, bu tür vakalarda genelde ıslah odaklı bir bakış açısını benimsemeye devam ediyor...
Sağlıcakla kalın…