GÜNDEM

Çatıya yapılan her ek yük, depremde riski katlıyor!

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi, 6 Şubat depremleri sonrası yürütülen yargılamalara ilişkin önemli bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, çatı ve üst katlara yapılan esaslı müdahalelerin binaların taşıyıcı sistemini bozduğu, depremde yıkımı hızlandırdığı ve sorumluluk zincirini kökten değiştirdiği vurgulandı.

Abone Ol

“DEPREMLER SADECE DOĞA OLAYI DEĞİL”

İMO Sakarya Şube Başkanı Semih Uçar tarafından yapılan açıklamada, Türkiye’de yaşanan büyük depremlerin yalnızca doğal afet gerçeğini değil, yapı üretimi, kullanım ve denetim süreçlerinde biriken ihmalleri de ortaya koyduğu ifade edildi. Deprem sonrası yargılamaların bilimsel, adil ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının, benzer acıların tekrar yaşanmaması açısından hayati önemde olduğu belirtildi.

ÇATI VE ÜST KAT MÜDAHALELERİ YAYGIN

6 Şubat 2023 depremleri sonrası yürütülen soruşturma ve kovuşturma dosyalarına yansıyan teknik incelemelerde, çok sayıda yapıda çatı ve üst katlara yönelik esaslı müdahalelerin bulunduğu tespit edildi. Bu müdahalelerin, binanın taşıyıcı sistemini doğrudan etkilediği ve yıkım mekanizmasında belirleyici rol oynadığı vurgulandı.

EN SIK KARŞILAŞILAN MÜDAHALELER NELER?

Açıklamada, uygulamada ve yargı dosyalarında sıkça karşılaşılan müdahaleler şöyle sıralandı: Çatıya güneş enerjisi panelleri ve su depoları yerleştirilmesi, tesisat geçişlerinde kolon, kiriş ve döşemelere zarar verilmesi, çatının tadilatla yaşam alanına dönüştürülmesi, çatı katının piyes kat haline getirilmesi, son kattaki bağımsız bölümlerin dubleks yapılması, binaya bir veya birden fazla kat ilavesi yapılması, bu tür uygulamaların, binanın tasarlandığı statik sistemi köklü biçimde değiştirdiği ifade edildi.

“HAFİF” DEĞİL, CİDDİ RİSK

İMO Sakarya’nın açıklamasında, çatıya kurulan güneş enerjisi sistemlerinin yapıya 15 ton ile 350 ton arasında ek yük getirdiğinin tespit edildiği belirtildi. Bu yüklerin çoğu zaman statik proje, mühendislik hesabı ve denetim olmadan binaya eklendiğine dikkat çekildi. Açıklamada şu uyarı yapıldı: “Çatıya eklenen her yük, sadece düşey bir yük değildir. Binanın yüksekliği kadar bir moment kolu oluşturarak deprem sırasında ilave devrilme ve eğilme momentleri yaratır.”

“EN DEZAVANTAJLI NOKTAYA EKLENEN YÜK”

Çatıya eklenen yüklerin taban kesme kuvvetlerini artırdığı, taşıyıcı elemanlarda öngörülmeyen iç kuvvet artışlarına yol açtığı belirtildi. Özellikle zemin katı zayıflatılmış, taşıyıcı sistemi bozulmuş veya malzeme dayanımı azalmış yapılarda bu ek yüklerin göçme riskini kritik seviyeye taşıdığı vurgulandı.

İLK PROJE ARTIK GEÇERLİ DEĞİLDİR

Açıklamada, çatı ve üst kat müdahalelerinin sadece yük artışıyla sınırlı olmadığı; binanın kütle ve rijitlik dağılımını değiştirerek burulma etkilerini artırdığı ifade edildi.

Taşıyıcı sistem bütünlüğü bozulan bir yapının, ilk projedeki kabullerle deprem kuvvetlerine karşı koymasının teknik olarak mümkün olmadığı vurgulandı.

NEDENSELLİK BAĞI KOPAR

İMO Sakarya, taşıyıcı sisteme esaslı müdahalelerin, nedensellik bağını ve objektif isnadiyet ilişkisini ortadan kaldırdığını belirtti. Yapı kullanıma açıldıktan sonra, mimar ve mühendislerin iradesi ve denetimi dışında yapılan bu müdahalelerden dolayı ilk projede görev alan meslek mensuplarına ceza sorumluluğu yüklenmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edildi.

“SORUMLULUK KURULAMAZ”

Açıklamada, taşıyıcı sistem sonradan değiştirildiğinde, ilk tasarlanan sistemin depremde nasıl davranacağına dair yapılan analizlerin kesinlik içermediği vurgulandı. Bu nedenle, yalnızca ilk proje üzerinden yapılan hesaplarla mimar ve mühendisler hakkında ceza sorumluluğu tesis edilmesinin, ceza hukukunun temel ilkeleriyle bağdaşmadığı belirtildi.

ASLİ SORUMLULUK KİMDE?

İMO Sakarya’ya göre, taşıyıcı sistemin değiştirildiği yapılarda asli sorumluluk: Müdahaleyi gerçekleştirenlerde, müdahaleye izin veren veya göz yumanlarda, esaslı tadilatları denetlemeyen ilgili idarelerdedir.” Açıklamada ayrıca, imar affı veya yapı kayıt belgesi alınmasının, taşıyıcı sisteme yapılan esaslı müdahaleler açısından hukuki ve cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığı vurgulandı.

Yapı kayıt belgesinin, binanın deprem güvenliğini sağlamadığı ve teknik meşruiyet kazandırmadığı açıkça ifade edildi.

“SORUMLULUK ZİNCİRİ YENİDEN TANIMLANMALI”

İMO Sakarya Şubesi, çatı ve üst kat müdahalelerinin kolon kesme ve zemin kat müdahaleleri kadar tehlikeli olduğunun altını çizdi. Deprem sonrası yargılamalarda, gerçek sorumluların tespiti için bu tür esaslı tadilatların titizlikle araştırılması gerektiği vurgulandı. Açıklama şu sözlerle tamamlandı: “Sorumluluğu bulunmayan mimar ve mühendislerin cezalandırılması, hem hukuk devleti ilkesine hem de bilimsel gerçeklere aykırıdır.”

{ "vars": { "account": "G-0MLMEGBNK7" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }