Şu “sosyal medyadaki” yalan, dolan ve “iftira” içerikli paylaşımları gördükçe midem bulanıyor.

İnsanlar ne ara bu kadar yalancı, dolancı ve “iftiracı” oldu hayret.

Hayır;

Utanma da kalmadı.

Bırak utanmayı yüzlerinin bile “kızardığını” sanmıyorum.

Adam “sosyal medyada” her türlü yalanı, dolanı ve “iftirayı” atıyor.

Sonra da hiçbir şey yokmuş gibi “pişkinlik” yapıyor.

Biz olsak yerin dibine girer bir daha da çıkamayız…!

***

Maalesef “sosyal medyada” yalan, dolan ve “iftira” paylaşımları en fazla siyasetçiler üzerinden yapılıyor.

Fotoğrafına baksan adam zannedersin ama “sosyal medyada” öyle paylaşımlar yapıyor ki inanılmaz.

Aslında yapılan paylaşımın yalan olduğunu kendisi de biliyor.

Ancak yalan olduğunu bile bile paylaşmaktan geri kalmıyor.

Üstelik yalan paylaşımın doğrusunu sen adamın gözüne sokuyorsun.

Buna rağmen yalanda ısrar ediyor.

Bu nasıl bir siyasettir.

Anlamak mümkün değil…!

***

Bir de “sosyal medya sazanları” var ki onlar yalan paylaşımı yapanlardan daha tehlikeli.

Adam “sosyal medyada” bir paylaşım görmesin.

Siyaseten hoşuna gittiyse yalanmış, dolanmış veya “iftiraymış” hiç önemli değil.

Başlıyor kendi “sosyal medya” mecrasından bir “yalan makinesi” gibi o paylaşımları yaymaya.

Birileri kendisini “yorumlarla” uyarıp paylaşımının yalan olduğunu yazsa bile onları özellikle görmezden geliyor.

Hatta kendini uyaranlara da bir güzel “küfür” ediyor…!

***

Netice itibariyle “sosyal medya” 7’den 70’e hepimizi bozdu.

Cadde ve sokaklar “burnu uzamış” insanlardan geçilmiyor.

Doğru olan “sosyal medyadan” mümkün olduğunca uzak durmak!

Ancak yalana, dolana öyle alıştık ki “sosyal medyada” her gün yalan bir paylaşım yapmadan yapamıyoruz…!