İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2025-2026 eğitim öğretim döneminde meydana gelen çocuk işçi ölümlerine ilişkin raporunu açıkladı. İSİG Meclisi’nin kendi derlemelerine göre 1 Eylül 2025-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında en az 95 çocuk çalışırken hayatını kaybetti. Raporda, bir önceki eğitim öğretim dönemine göre çocuk işçi ölümlerinde yüzde 32 artış yaşandığı belirtildi.
Bir Eğitim Yılında 95 Çocuk
İSİG Meclisi, raporunda çocuk işçiliğinin Türkiye’de önemli bir sorun olmaya devam ettiğini belirtti. Rapora göre 2023-2024 eğitim öğretim döneminde 66, 2024-2025 döneminde ise 72 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 2025-2026 döneminde ise bu sayı en az 95 olarak kayıtlara geçti. İSİG Meclisi, verilerin yüzde 34’ünün yerel kaynaklar ve kendilerine ulaşan bildirimlerden elde edildiğini açıkladı. Raporda ayrıca 18 yaşında hayatını kaybeden 29 işçinin bulunduğu, bunların bir bölümünün yaş hesabı nedeniyle çocuk işçi kategorisine girebileceği ifade edildi.
En Fazla Ölüm Tarımda
Raporda çocuk işçi ölümlerinin çalışma alanlarına göre dağılımı da yer aldı. İSİG Meclisi’nin verilerine göre bir yıllık dönemde; 37 çocuk tarım sektöründe, 27 çocuk sanayide, 18 çocuk inşaat sektöründe, 13 çocuk ise hizmet sektöründe çalışırken hayatını kaybetti. Buna göre çocuk işçi ölümlerinin yüzde 39'u tarım sektöründe gerçekleşti. İSİG Meclisi, tarımda çocuk işçi ölümlerinin hâlâ ilk sırada olduğunu ancak geçmiş yıllara kıyasla çocuk işçiliğinin kentlerde ve özellikle sanayi, inşaat ve hizmet sektörlerinde daha görünür hale geldiğini savundu.
28 Çocuk 5-14 Yaş Aralığındaydı
Raporda hayatını kaybeden çocukların yaş ve cinsiyet dağılımlarına da yer verildi. Buna göre hayatını kaybeden 95 çocuğun 28’i 5-14 yaş, 67’si ise 15-17 yaş aralığındaydı. Çocukların 14’ünün kız, 81’inin erkek olduğu belirtildi. Rapora göre yaşamını yitiren çocuklardan 14'ü ise göçmen veya mülteciydi. Bu çocukların 11'inin Suriyeli, 2'sinin Afganistanlı, 1'inin ise Iraklı olduğu kaydedildi.
Hangi Şehirlerde Çocuk İşçi Ölümleri Yaşandı?
İSİG Meclisi’nin raporunda çocuk işçi ölümlerinin kentlere göre dağılımı da paylaşıldı. En fazla ölümün kaydedildiği iller arasında Antalya 9, Şanlıurfa 6, Mersin 5 ölümle yer aldı. Diyarbakır, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş ve Kocaeli’nde 4'er; Ağrı, Ankara, Bursa, Gaziantep ve Manisa’da ise 3'er çocuk işçinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Kırsalda Çocuklar Tarlada, Kentlerde Fabrikada
Raporda çocuk işçiliğinin kırsal ve kentsel alanlardaki farklı biçimlerine dikkat çekildi. Kırsal bölgelerde özellikle mevsimlik tarım işçiliğinin çocuklar açısından önemli bir sorun olduğu belirtilirken, aileleriyle birlikte farklı kentlere giden çocukların tarla, bağ ve bahçelerde çalıştırıldığı ifade edildi. İSİG Meclisi, bu çocukların barınma, ulaşım, temizlik ve eğitim gibi temel ihtiyaçlara erişim konusunda da sorunlarla karşılaştığını savundu. Raporda, tarım işçisi ailelerin çocuklarının uygun olmayan koşullarda taşındığı ve bazı çocukların eğitim hayatından koparak çalışmak zorunda kaldığı ileri sürüldü.
Sanayi, İnşaat ve Hizmet Sektörü
İSİG Meclisi'ne göre çocuk işçiliğinin ağırlık merkezlerinden biri de artık kentler. Sanayi bölgeleri, küçük atölyeler, inşaatlar, restoranlar, AVM'ler ve hizmet sektörünün farklı alanlarında çocukların çalıştırıldığı belirtilen raporda; moto kurye, satış elemanı, mutfak çalışanı, ayakkabı boyacısı ve atık toplayıcısı olarak çalışan çocuklara da dikkat çekildi. İnşaat sektöründe ise çocukların çırak veya kalfa adı altında yetişkinlerle benzer iş yüküyle çalıştırıldığı iddia edildi.
MESEM Tartışması
Raporun önemli başlıklarından birini de Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) oluşturdu. İSİG Meclisi, MESEM kapsamında eğitim gören çocukların önemli bir bölümünün ekonomik nedenlerle çalışma hayatına yöneldiğini savundu. Raporda, çocukların eğitim adı altında işyerlerinde uzun saatler çalıştırıldığı ileri sürülürken, MESEM sisteminin çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığı iddia edildi. İSİG Meclisi, mevcut uygulamanın çocukların eğitim, sağlık ve sosyal gelişimi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek MESEM'lerin kapatılması çağrısında bulundu.
“Çocuk İşçiliği Normalleştirilmemeli”
İSİG Meclisi raporunda, çocukların çalışmasının ekonomik zorunluluk haline gelmemesi gerektiği savunuldu. Raporda çocuk işçiliğinin önlenmesi için eğitimin tamamen parasız olması, okullarda çocuklara yönelik sosyal desteklerin artırılması, mevsimlik tarım işçisi çocukların eğitimlerinin güvence altına alınması ve çocukların çalışma hayatından uzak tutulması yönünde öneriler sıralandı. İSİG Meclisi ayrıca çocukların uyuşturucu, çeteleşme, şiddet ve diğer risklerden korunabilmesi için yaşam alanlarının daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.
“Çocukların Yeri İşyerleri Değil, Okullar ve Oyun Alanları”
Raporun sonuç bölümünde İSİG Meclisi, çocukların ekonomik nedenlerle çalışma hayatına itilmesinin önüne geçilmesi çağrısında bulundu. Çocuk işçiliğinin yalnızca iş kazaları meydana geldiğinde gündeme gelen bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini belirten İSİG Meclisi, çocukların eğitim hakkının korunması ve çalışma koşullarının denetlenmesi gerektiğini savundu. Raporda, 2025-2026 eğitim öğretim yılında hayatını kaybeden en az 95 çocuk anılırken, çocuk işçiliğinin önlenmesi için daha kapsamlı politikalar uygulanması gerektiği ifade edildi. İSİG Meclisi, raporunu “kırlarda ve kentlerde çocuk işçiliğiyle mücadele” çağrısıyla tamamladı.