Göreve geldiğinden buyana Baro Başkanı Recep Hacıeyüpoğlu Sakarya Barosu’na iyi bir ivme kazandırdı. Özellikle de “Sakarya Baro Binası” önemli bir kazanç oldu.
Bu hafta da “Avukatlar Günü” nedeniyle düzenlenen etkinlikler dolu dolu geçiyor. Seminerler, sinema, tiyatro, balo vs gibi faaliyetler bunlardan sadece bir kaçı.
İşin tuhafı bizler de bu seneki etkinlikler sayesinde “Avukatlar Günü” diye bir gün olduğunun farkında vardık.
Geçtiğimiz yıllarda kutlanmışsa bile çelenk koyma ve saygı duruşu dışında bir faaliyette bulunulmadığından çok da fazla önemsememişiz.
Kendi adıma bunu bir “kusur” olarak kabul etmekle birlikte bunda Sakarya Barosu’nda görev yapan isimlerin de katkısı bulunduğunu söyleyebilirim.
Siz böylesi önemli bir günde mutat program dışına çıkmayıp günü geçiştirirseniz elbette bizler de çok fazla üzerinde durmayız…
Yine de haklarını yemeyelim. Bugüne kadar Sakarya Baro Başkanlığı yapmış bütün isimler karınca kararınca “temsil” görevini yerine getirmeye gayret etti.
Bu anlamda kimseyi eleştirmeye hakkımız yok. Yapabildikleri ölçüde, imkânlar dâhilinde hepsi bir şeyler yapmaya çalıştı.
Ancak 27 yıllık meslek hayatım içinde aklımda kalan Sakarya Baro Başkanı ismini say deseniz en fazla iki veya üç isim sayabilirim.
Biz, Sakarya Barosu ile seçimden seçime ilgilenir ve sonra da unutur giderdik. Belki Sakarya Barosu’ndan bir iki açıklama yapıldığında aklımıza gelirdi…
Zaten Sakarya Barosu’nun seçimleri bile sessiz sedasız geçerdi. Alışık olduğumuz seçimlerin aksine “hararet” hiç yükselmezdi.
Genel olarak baktığımızda Sakarya Barosu’na “aday” bile çıkmakta zorlanır ve “ortak isim” üzerinde uzlaşma sağlanırdı.
Bu anlamda Sakarya Baro Başkanlığı neredeyse “devre mülk başkanlık” gibi bir konuma gelmişti…
Bu dönem Sakarya Baro Başkanlığı’na seçilen Recep Hacıeyüpoğlu “temsil” görevinin dışına çıkan isim oldu.
Eyüpoğlu, Baro gibi bir kurumun aslında “toplum” için ne kadar önemli olduğunu hem meslektaşlarına hem de vatandaşlara göstermiş oldu.
Dolayısıyla Sakarya Barosu’nun sadece “temsil” görevi bulunan bir kurum olmadığı böylece anlaşılmış oldu…
Netice itibariyle Recep Hacıeyüpoğlu’nun Sakarya Barosu’na kazandırdığı “Baro Binası” gibi hizmetler gelecekte başına sıkıntı olabilir.
Zira biz toplum olarak iş yapanı, hizmet edeni pek sevmeyiz. Yapılan her işin altında mutlaka bir “çapanoğlu” ararız.
Hizmet etmek amacıyla iş yapmaya çalışana “köstek olmak” hakkında “dedikodu” yapmak, hele, hele eleştirmek en iyi yaptığımız iştir.
Bu yönüyle “Baro Başkanı’na tavsiyem” biraz “temsil” görevinde kalmasıdır. Ama biliyorum ki, Recep Hacıeyüpoğlu bu “tavsiyeme” uymayacaktır…