Üst üste “zam” yapıldı olmadı.

Kapalı alanlarda yasaklandı tutmadı.

Araç içinde bile “ceza” kesildi.

Hatta “haram” diye fetva bile “uyduruldu.”

Ne yapıldıysa olmadı.

Olmadı, olmadı, olmadı.

Vatandaş “sigarasını” içmekten vazgeçmedi…!

***

Galiba vatandaş işi biraz da “inada” bindirdi.

İş “inada” binince de vatandaş kendi çözümünü kendi üretti.

“Zamma” karşı;

“Yasaklara” karşı;

“Cezalara” karşı;

Farklı çözüm yolları buldu.

Hele “sigara” hakkında “haram” diye “uydurulan” fetvaya hiç itibar etmedi…!

***

Vatandaşın bulduğu ilk yöntem “evde tütün sarmak” oldu.

Maşallah kimi görsem “tütün sarıyor.”

Daha doğrusu ucuz yollu küçük bir makine satın almış.

Bir torba da “tütün.”

Yanına bir de filtreli “sigara kâğıdı!”

Mis gibi “sigarasını” yapıyor.

Hem de “sigaraya” gelen “zamlara” inat “bedava” denilecek bir bedel karşılığında.

Keyifle de “tüttürüyor” Vallahi…!

***

Yahu milletin “sigarasıyla” bu kadar uğraşmayın.

Baksanıza;

Her evi neredeyse “rejiye” çevirdiniz.

Biraz daha sıkboğaz ederseniz bu millet kendi “tütününü” kendi üretecek.

Nasıl mı?

“Saksıya” eker, gene eker.

Sonra da;

Kurutur.

Kıyar.

İçmeye devam eder.

Yapar mı, yapar…!

***

Tabi;

“Demokrasilerde çareler tükenmezmiş.”

Son çare olarak “tütün” ekimi de yasaklanabilir.

Ancak bu milletin de “tükenmeyen çareleri” olduğu unutulmamalıdır.

Nitekim biz “seferberlik” zamanı “tütün” yerine “mısır püskülü” sarıp içen bir neslin evlatlarıyız.

Öyleyse bu millet “tütün” bulamazsa “mısır püskülü” sarar.

“Mısır püskülü” bulamazsa “kavak yaprağı” sarar.

“Tütün” niyetine de içer.

Kısacası “tütün” ekimini dyasaklamakta bu millete çare olmaz…!

***

Peki;

- N’apalım?

- Şu “sigara” denen illetle mücadele etmeyelim mi?

Elbette edelim.

İnsanları “sigaradan” kurtarmak için sonuna kadar mücadele edelim.

Ancak “sigara” ile mücadelenin yöntemi;

“Yasaklamak” ve ha bire “zam” yapmak değildir.

Hele hele uyduruk bir fetva vererek “haram” demek hiç değildir.

Nitekim bunların hiç birinin çözüm olmadığı da ortadadır…!

***

Kim bilir belki de “sigara” ile mücadele konusunda en güzel yöntemi;

İnsanlara “sigaranın” zararlarını doğru ve bilimsel olarak anlatmaktır.

Yılmadan, usanmadan anlatmaktır.

Bunun için başarılı çalışmalar yapan “Yeşilay” gibi bir STK vardır.

Sağlık Bakanlığı gibi büyük bir kurum vardır.

Bu kurumların “sigara” ile mücadele noktasında yaptıkları da az değildir.

Kaldı ki bugünden yarına insanları “sigaradan” vazgeçirmek de mümkün değildir.

Bu uzun soluklu bir mücadeledir.

Fazla gevezelik ettim galiba!

Ateşi olan var mı…?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sedat Zenginoğlu 12 ay önce

Haram olduğuna dair bir çok delil varken, haram fetvasına uydurma demek akla ziyandır. Yazıklar olsun.
İsraf haramdır
Sağlığa bilerek zarar vermek haramdır gibi

Avatar
Erdem Demir 12 ay önce

Sedat bey harama helale israf ve sağlığa zararlı diye bir yaklaşımda bulunursanız o zaman şeker ve tuzda yemeyeceksiniz. tuz ve şekerinde sağlığa zararlı olduğunu uzmanlar söylüyor. dahası bu ülkede en çok israf edilen nimet ekmektir. bu anlayışa göre israf oluyor diye ekmekte yemeyelim. bu örnekleri öğle çoğaltırız ki sonuçta yediğimiz her şeyden şüphe eder oluruz. sigara ile ilgili islam alimlerinin ne dediğine bakarsanız haram diye bir ifade bulamazsınız. vesselam.

Avatar
Sedat Zenginoğlu 12 ay önce

İşimize geldiģi gibi yorum yapmayalım. İSLAM dini oyuncak deģildir. Diyanet İşleri başkanı haram diyor bitti. Herkes bildiģi işle ilgili yorum yapsın... yok şeker yok ekmek, bu yoldan gidersek bir yere varamayız.. Otoriteye saygı. Bitti..

banner517

banner516