Kimileri yasakları çiğneyerek, kimileri önüne sunulan doğruları takip ederek; herkesin kendisi için çizdiği bir yol ve kendisi için seçtiği doğruları vardır. Şans, kader, tercih… Ne derseniz artık. Sonuç olarak deneyimlerden doğan bir yol çizer onu seçeriz çoğu zaman.

Bu hafta bazen doğruların yanlış olduğunu açıkça gösteren bir hayat deneyimine tanıklık ediyoruz. Küçük yaşlarda Epilepsi nöbeti geçirmesinden dolayı doktorunun, yaptığı sporu acilen yasaklaması üzerine kendi doğrusunda devam edip, yaptığı sporla Epilepsi nöbetlerini yenen Oğuz Gündüz ile sohbetteyiz.

Hepimizin bildiği gibi Epilepsi günümüzde yaygın olduğu kadar, kolay atlatılan bir rahatsızlıkta değil. Nöbet geçirdiğiniz evrelerde doktorunuzun durumu değerlendirmesi ve tavsiyeleri ne oldu?

Lisedeydim. Önce çok fazla elim ve kolum kasıldı, sonrasında da bayıldım. Ardından doktora gittim haliyle. Önce gittiğim doktor hiçbir sorunun olmadığını söyledi. Başka bir doktora daha gitmekte fayda var diyerek farklı bir doktora daha gittim. Gerekli kontroller yapıldı ve sonuç olarak Epilepsi olduğum kesinleşti. Ardından tedaviye başladım, ayda bir rutin kontrole gidiyordum. Bu süreç devam ederken sporda yapıyordum fakat doktorumun bana verdiği yapılmaması gerekenler listesinde yer alan; adrenalin ve sporun altı çiziydi ve kesinlikle yapmamam gerektiğini söyledi. Eğer yapmaya devam edersem ya tekerlekli sandalyede kalacağımı ya da öleceğimi söyledi. Hatta tekerlekli sandalyede kalma riskimden çok ölüm riskimin daha fazla olduğunu da özellikle belirtti. Bu etik olarak uygun olmasa da ben spor yapmaya devam ettim. Ailemden gizli olarak da olsa devam ettim…

Hangi spor dalı ile uğraşıyorsunuz? Hastalık evresinde ne gibi etkileri oldu ve bunu nasıl fark ettiniz?

Body building sporuyla uğraşıyorum. Aslında fark ettim diyemem çünkü sporu yaparken ölüm tehlikesi olmasına rağmen hastalığımı hiç düşünmedim. Tamamen sevdiğim için devam ettim. Spor yaptığım süreçte 1 kez nöbet geçirdiğim oldu. Sonra abim spor yaptığımı fark etti ve uyardı. 1-2 hafta kadar bıraksam da devam ettim. Belki dışardan bakıldığında iyi bir örnek olarak gözükmeyebilir ölüm riskinden bahsediyoruz ama iyi ki yapmışım diye üstüne basa basa her defasında söylüyorum.

Doktorunuzun, yaptığınız sporu yasaklamasına rağmen hayatınızı aslında büyük bir tehlikeye atmış oldunuz. Bu doğru bir örnek gösterilemeyebilir ama hiç korkmadınız mı kötü ihtimalden, ölümün ihtimali bile korkutucuyken?

O ihtimali bile düşünmedim açıkçası. Evet baktığınızda bu doğru bir örnek değil ama sanırım hep olumlu düşündüğüm için belki de içimde hiç öyle bir korku ya da aklımda öyle olumsuz düşünce olmadı. Bırakmamak konusunda ısrarcıydım çünkü kendi isteklerim doğrultusunda hayatımı devam ettireceğimi düşünüyorum herkes gibi.

Yaptığınız sporun çok ağır olmasının yanında çalışmalarınızı da hala sürdürüyorsunuz. Sonuç olarak tamamen atlattınız mı ve ülkemizde birçok epilepsi hastasına bu konudaki tavsiyeleriniz ne olacak? 

1 buçuk yıl boyunca ilaçlarımı bırakmadım, yeme-içmeme dikkat ettim, organik beslendim, spora da devam ettim sadece çok fazla ağırlık kaldırmadan… Yani tam anlamıyla 1 buçuk yıl içinde tamamen Epilepsiyi atlattım. Savunma oyuncusuydum, güçlü oyuncu olmak istiyordum.  Bu süre içerisinde fark ettiğim bir şey oldu ben bireysel olarak çok çalışkan ve çok hırslı bir insandım ve bireysel sporda daha başarılı olacağımı düşündüm. Her gece kafamı yastığa koyduğumda şampiyon olmayı ve bana şampiyon dediklerini hayal ediyordum. Epilepsi hastalarına ve tüm herkese tavsiyem; hayatlarında her zaman bir hedef olması ve o hedef uğruna koşmaları. Benim için hayatın anlamı budur zaten, yaptığımız işte en iyisi olmak. Ve bir gün şampiyon olarak anılırsam insanlara sıfırdan değil eksilerden başladığımı ve insanın gerçekten istediğinde başarılı olacağını göstermek istiyorum. Bunu da 2018’de 100 kilo ve üstü Türkiye Body building 24 yaş altı  grubunda Nisan ve Eylül yarışında yapacağım derecelerle kanıtlayacağım.
 

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.