Koronavirüs gündemimiz olduğundan bazı konuları unuttuk…

Ya da şöyle söyleyeyim bazı önemli yıldönümlerini es geçtik…

Dün Otizm Farkındalık Günüydü…

Kelimeleri algılayıp anlar ama ima edileni anlayamaz...

Tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 2 Nisan’da “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edildi…

Otizm nedir?

Uzmanların açıklamasına göre: Otizm, üç yaşından önce başlayan ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır...

Bu belirtiler otizmi, Asperger sendromu gibi daha hafif seyreden otistik spektrum bozukluğundan (OSB) ayırır...

Otizm kalıtımsal kökenlidir ancak kalıtsallığı oldukça karmaşıktır ve OSB’nin kökeninin çoklu gen etkileşimlerinden mi yoksa ender görülen mutasyonlardan mı kaynaklandığı çok açık değildir...

Nadir vakalarda, doğum sakatlıklarına neden olan etmenlerle yakından bağlantılıdır...

Diğer görüşlere göre ise çocuklukta yapılan aşılar gibi nedenler tartışmalıdır ve aşı kökenli varsayımların ikna edici bilimsel kanıtları yoktur...

Yakın dönem araştırmaları otizmin prevalansını 1.000 kişiye bir ya da iki vaka olarak tahmin eder, aynı araştırmalardaki tahminlere göre OSB yaklaşık 1.000 kişide altı vakadır ve erkeklerde rastlanma oranı kadınlara göre 4,3 kat daha fazladır...

Otizm vakalarının sayısı 1980’lerden beri oldukça fazla oranda artmıştır.

Bunun nedeni kısmen tanı koyma yöntemlerindeki değişikliklerdir; gerçek prevalansın parantez içerisinde tam açıklaması (Prevalans, zaman içinde belirli bir anda (sıklıkla belirli bir günde), var olan tüm olguların, episodların veya olayların toplam sayısını gösterir. Belirli bir dönemdeki eski ve yeni olguların, aynı dönemdeki risk altında bulunan nüfusa oranıdır. Belirli bir risk altındaki toplumda, belirli bir zaman diliminde veya bunun herhangi bir anında belirli bir hastalığa veya duruma ilişkin eski ve yeni ortaya çıkan tüm olguları bildiren bir göstergedir. İnsidans kısa süreli hastalıklarda daha kullanışlı olmasına rağmen, prevalans kronik hastalıkların görülme sıklıklarının değerlendirilmesinde kullanılır. Bu tanıma göre nokta (an) prevalans ve süre (dönemsel) prevalans olmak üzere iki tür prevalans hesaplanabilir. Nokta (an) prevalans için hesaplama, belirli bir anda (genellikle belirli bir gün veya hafta) bildirilen eski ve yeni hastalık olgularını içererek şekilde yapılır. Süre (dönemsel) prevalans ise belirli bir zaman dilimi içindeki bir sürede (ay, yıl, vb.) bildirilen eski ve yeni hastalık olgularını kapsar. Prevalans da yüzde veya binde biçiminde hız olarak bildirilir.

Prevalansı yorumlamak, geçmişte hastalığa yakalanıp, hastalığı halen devam eden kişilerin sayısına dayandığı için insidansı yorumlamaktan daha zordur. Belli bir zaman aralığı içindeki değişimlere bakıldığında veya alt gruplar ya da toplulukların hastalıklarının sıklıkları karşılaştırıldığında, yeni ortaya çıkan olguları kullanmak ve karşılaştırmalar yapmak daha doğrudur. İnsidansın payı belirlenmiş bir zaman aralığı süresince hastalığı yeni başlayan kişilerden oluşur, prevalansın payı ise, hastalığın ne zaman başladığına bakılmaksızın, belirli bir zaman diliminde belirlenmiş tüm hastaları içerir)
artıp artmadığı anlaşılamamıştır...

Otizm beynin birçok kısmını etkiler ama bu etkinin nasıl geliştiği çok iyi anlaşılamamıştır…

Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder...

Erken davranışsal ya da kavrayışsal müdahaleler çocukların kendine bakabilme yetisi ile sosyal ve iletişimsel yetiler kazanmasına yardımcı olabilir...

Otizm tanılı çocukların çok azı erişkin olduktan sonra bağımsız yaşamakta, bunlardan bir kısmı bunda başarılı olabilmektedir...

Bazılarının otizme bir çare aradığı, diğerlerinin de otizmin bir bozukluktan çok bir durum olduğuna inandığı bir otistik kültür ortaya çıkmıştır...

Otizm’iyaşayan ve farkında olan herkesle otizm’in farkındayız. Otizm hastalık değil, farklılıktır…

Sağlıcakla kalın…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.