Bugüne kadar bu sütunlarda yazdığım yazılarıma çok alınan çıktı. Hatta bize kızıp içini bir güzel dökenler bile oldu.
Bir o kadar da, belki de daha da fazla okuyucumuz ise yazılarımdan dolayı teşekkür edip bizleri motive etti.
Açıkçası okuyucularımızdan gelen bu ilgi bizleri fazlasıyla memnun etti. Bu da bize okuyucularımıza iyi şeyler vermek adına daha fazla sorumluluk ekledi…
Bize kızanlara gelince; onlar bana her ne kadar kızsalar da benim onlara hiçbir kırgınlığım olmadığı gibi onlara hak vermiyor da değilim!
Zira yazılarımdan dolayı bana kızanlar bugüne kadar tabirimi maruz görün hep “altı okka” yapılmaya alıştı.
Sırtları hep sıvazlandı. Yanlış da yapsalar, doğru da yapsalar hep “aferin” deyip bir taraflarına su serpildi…
Doğal olarak bu da bize kızanların hep hoşuna gitti. Dahası bu “ahbap çavuş” ilişkisi her iki tarafın da işine geldi.
Bir taraf eğrisiyle doğrusuyla gemisini yürüttü. Öbür taraf ise “adam sende” muhabbeti yaparak “ne şişi yaktı ne de kebabı.”
Kısacası bu işten her iki taraf da karlı çıktı. Peki, “kim zarar gördü?” Elbette ki “siz!”
Kimse alınmasın ama ikili ilişkilerim bozulacak diye, göz göre göre yapılan yanlışlara alkış tutacak değiliz.
Çok şükür küçük menfaat ilişkileri içine girip birilerinin “bir tarafına su serpmek” gibi bir alışkanlığımız olmadı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi, ister Cumhurbaşkanı isterse para babası olsun kimsenin önünde eğilmedik eğilmeyiz de. Biliyoruz ki; rızkın sahibi Allah’tır…
Hep dile getiriyoruz, getirmeye de devam edeceğiz. Bu millet “15 Temmuz” akşamı “250 şehit” vermişken kimse bizden hiç bir şey olmamış gibi davranmamızı beklemesin.
Hele “15 Temmuz” akşamı suratları “kireç” gibi olup olanı biteni bilmem neredeki kafede televizyondan izleyip sonradan “kahramanlık” taslayanlar hiç beklemesin.
Unutmayın ki bu millet “250 şehidi” hala daha bir takım hesaplar içinde olup “FETÖ’cüleri” himaye etmeye devam eden yöneticiler için vermedi…
Sen “15 Temmuz” akşamına kadar “FETÖ’cülere” destek ol. 16 Temmuz sabahı kalk çocuğunu okullarından al, bir iki yeri “mühürle” ama hala daha yapacağını yap.
Ondan sonra birileri çıkıp “2014’ten bu yana neredeydin. Hala daha içindeki ‘FETÖ’cüleri’ neden himaye ediyorsun?” diye sorunca da alın.
Boşuna “kimse alınmasın!” Alınacak birileri varsa o da millettir. En azından bizler bu vebale ortak olmayacağız. Aksi halde “250 şehit” bize hakkını helal etmez…

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bilen 4 hafta önce

Helal sana Gümüşel, bahsettiğin bazı belediye başkanları kendilerine bir şey olmayacak hissiyle hareket ediyor. Bu cumhuru reis o tip belediye başkanlarını biliyor

Avatar
Adem KAYA 4 hafta önce

Mustafa bey yazmış olduğunuz bu güzel yazıyı öncelikle sitenizde kalem sallayan sözde yazar neşat efendiye okutun.Zira kendisi AK parti içerisinde yıllardır fetö şerefsizleriyle iş tutan onlara yardım yataklık yapanları görmezden gelip onlarla ilgili tek bir kalem oynatmadan bütün suç ve kabahati muhalefet partilerinde görmeketedir. Yazarlık bu olmamalıdır zira fetö destekçisinin yandaşı partidaşı ve muhalefet partilisi olmaz.17-25 Aralıktan sonra dahi fetöcülerle ilişiğini kesmeyen AK partililerden de bir iki satır bahsetsin bakalım neşat hemde öyle laf ola beri gele mahiyetinde değil sık sık.