Öne Çıkanlar Gürültü haritaları ticari araştırma geliştirme komisyonu mahmut kösemusul sanat yerel

HAK-İŞ Konfederasyonundan 1 Mayıs mesajı

Açıklamada, “HAK-İŞ olarak, Türkiye'nin işçileri, memurları, kamu çalışanları, emeklileri, yoksulları, kadınları, erkekleri, gençleri, engellileri, meslek sahipleri, işsizleri ve sivil toplum kuruluşları olarak; tüm dünya emekçileriyle birlikte bugün 1 Mayıs'ta alanlardayız.
HAK İŞ olarak, 2010 ve 2011’de İstanbul-Taksim’de, 2012 yılında Ankara-Tandoğan’da, 2013 yılında Karabük’te, 2014 Kayseri’de, 2015 Konya’da, 2016’da Sakarya’da, 2017’de Erzurum’da ve 2018’de Adana’da 1 Mayıs’ı emekçilerin yoğun ve coşkulu katılımlarıyla kutladık.
Bugün ise 1 Mayıs'ta, HAK-İŞ ve MEMUR-SEN olarak birlikte Türkiye’nin medeniyet, kültür, tarım; Peygamberler şehri, inanç diyarı Şanlıurfa’dayız.
1 Mayıs’ı, hep birlikte, coşkuyla, heyecanla kutluyoruz.
Şanlıurfa başta olmak üzere, Türkiye’nin dört bir yanında emekçilerin taleplerini gür bir sesle haykırmak için alanlardayız.
HAK-İŞ olarak 2007 yılında kitlesel olarak örgütlenme sürecini başlattığımız taşeron işçilerin kadro mücadelesi için sendikal örgütlülüğünü sağlamak gerektiğini ortaya koymuş ve taşeron şirketlerde çalışan tüm emekçilerin kadro mücadelesini fiilen başlatmıştık.
1 milyona yakın taşeron emekçimiz kadrolu oldu. Geçici ve Mevsimlik işçilerin çalışma süreleri uzatıldı.
Hükümetimiz, 1 milyona yakın kamu işçisini kadroya almakla, ‘Kapitalizme karşı’, ‘Devlet küçülmelidir’ diyenlere karşı büyük bir meydan okuma gerçekleştirmiştir.
Bugün, bu mücadelemizi hep birlikte kazandık. HAK-İŞ’e inandınız, HAK-İŞ’e güvendiniz. Bizler de güveninizi boşa çıkarmadık. Bu başarı hepimizin başarısıdır.
‘Taşeron işçilerin tamamı’’ diye yola çıktık. Bazı istisnalar yaşandı. Ancak, kadroya geçemeyen başta KİT’ler olmak üzere yemekhane çalışanları, HBYS çalışanları, joker çalışanları, kiralık araç şoförleri ve yüzde 70 kapsamına giremeyen bütün taşeron işçilerimizin haklarını elde etmesi ve sorunlarının çözümü yolunda mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz. Kadroya geçen işçilerimizin geriye kalan sorunlarını da aynı kararlılıkla çözme mücadelemiz devam edecektir. Taşerondan kadroya geçen işçilerimize enflasyon farkını talep ediyoruz. Geçici mevsimlik işçilerin 9 ay 29 gün çalışma haklarının uygulanmasını istiyoruz.

2019 yılında yapılacak olan Kamu toplu iş sözleşmelerinde yüksek enflasyonun dikkate alınmasını, işçilerin ve işçi emeklilerinin yüksek enflasyon karşısında korunmasını talep ediyoruz.

Bugün Şanlıurfa’da, 81 ilde ve tüm Türkiye'deyiz, Meydanlardayız!

Bizler, haklarımız için, özgürlüklerimiz için, demokrasi için, insanca hayat adil bir dünya için alanlardayız. Özgürlükçü, katılımcı, sivil ve demokratik Yeni Türkiye için birlikteyiz.

Din, vicdan ve fikir özgürlüğünün toplumun tüm kesimlerine hâkim kılınması için alanlardayız.

Bizler; sosyal devlet, sosyal barış, sosyal adalet, eşitlik ve sendikal haklarımız için 1 Mayıs 2019’da Şanlıurfa başta olmak üzere tüm yurtta alanlardayız.

Ülkemizin bugünü ve geleceği için, ülkemizin bütünlüğü, insanlarımızın birlik, beraberlik ve kardeşliği için alanlardayız.

Bizler, işsizliğin azalması, istihdamın artması için, güçlü birey ve güçlü toplum için, daha fazla sendikal haklarımız için alanlardayız.

HAK-İŞ Konfederasyonu olarak sendikasız ve örgütsüz bütün çalışanlara 'Örgütlü ol, Sendikalı ol, HAK-İŞ'li ol' diyoruz.

Sendikasızlaştırmaya, güvensizleştirmeye, kuralsızlaştırmaya, işten atılmalara, yeni özelleştirmelere, kayıt dışı ve düşük ücretlerle çalıştırmaya, insan onuruna yakışmayan her türlü işe, her türlü davranışa HAYIR diyoruz.

Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını, sendikalı olduğu için işçilerin işten çıkarılmamasını istiyoruz.

Yeni üretim biçimlerine karşı, yeni örgütlenme bilinci diyoruz.

İş kazalarının sona erdirilmesini, iş sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin artırılmasını, sağlıklı çalışma ortamlarının oluşturulmasını istiyoruz.

Kıdem tazminatı hakkımızın geriye götürülmemesini, aksine güçlendirilmesini, işsizlikle daha etkin mücadele edilmesini istiyoruz.

İnsan onuruna yaraşır saygın iş istiyoruz. Asgari gelir desteği uygulamasına geçilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insan onuruna yakışır ve yaşanabilir olmasını, vergi adaletsizliklerinin giderilmesini ve ücretlerdeki yüksek vergi dilimlerinin düşürülmesini istiyoruz. Yoksulluğun önlenmesini istiyoruz.

Üretim ve istihdama dayanan bir kalkınma modeli, adaletli bir gelir dağılımı, daha özgür, daha müreffeh bir Türkiye istiyoruz.

Ücretlerdeki ağır vergi yüküne hayır diyoruz. Ücretlilerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, ekonomik büyümeden ve refah artışından hak ettiğimiz payı istiyoruz. İnsanı merkeze alan, daha adil ve sürdürülebilir bir dünya ve Türkiye ekonomisi istiyoruz. İstihdam, üretim, yatırım ve örgütlenme diyoruz. İşsizlik mutlak değil, istihdam imkânsız değil diyoruz.

Teknoloji 4.0 insana yakışsın istiyoruz. HAK-İŞ, dijitalleşme, Endüstri 4.0 ve platform ekonomisi bağlamında, en temel unsurun nitelikli ve örgütlü işgücü olduğuna inanmaktadır.

Üretirken, doğal yaşam ve ekolojik çevrenin korunmasını, başta su kaynakları olmak üzere orman, su yatakları, akarsular, göller ve denizler gibi insanlığın ortak değer ve miraslarının ticarileştirilmemesini ve korunmasını istiyoruz.

Akıllı teknolojiyi etkin kullanarak, ülkemizin tarihi şehir ve konut mimarisinin güncellenerek, yaşanabilir, kültürel şehirler için planlama yapılmasını istiyoruz.

Ülkemizin tarihi şehir ve konut mimarisinin kültürel dokuya zarar vermeden, korunarak, yaşanabilir, insan yüzlü, kültür ve medeniyet şehirleri için planlama yapılmasını istiyoruz.

Çocuk istismarının kesinlikle önlenmesini istiyoruz.

İstihdamda kadın ve gençlere daha çok yer verilmesini istiyoruz.

Annelik hakkının korunmasını, kreş ihtiyacının karşılanmasını istiyoruz.

Gençlerin eğitim, staj, işe giriş ve istihdam imkânlarının geliştirilmesini istiyoruz. Öğrencilikteki staj sürelerinin emeklilikten sayılmasını istiyoruz.

Engellilerin toplumsal yaşama etkin bir şekilde katılımının sağlanmasını istiyoruz.

Her türlü ayrımcılıktan uzak, kalkınmanın temeli olan insan kaynağının gelişmesine katkıda bulunacak gerçekçi politikalar istiyoruz.

Kaliteli, sürekli sağlık hizmetleri almak toplumun en temel hakkı olduğunu bu hakkın toplum içerisinde ulaşılabilir, kapsayıcı ve faydalanıcı olması önemli bir gerekliliktir. Sağlık politikalarının giderek etkisiz bir hale geldiğini ve bu kapsamda yeni sağlık politikalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtmek için alanlardayız.

Sağlık sektörünün maliyetinin giderek artması ve uygulanan sağlık politikalarının giderek etkisiz hale gelmesi toplumsal bir soruna haline gelmiştir.

Sağlık hizmetlerinin toplumun tüm bireylerini kapsayacak şekilde ulaşılabilir ve yeterli olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu problemlerin ileride daha da zor ve içinden çıkılmaz yeni problemlere neden olmadan çözülmesi gerektiğine inanıyoruz ve bunun için alanlardayız.

Ülkemize sığınan bütün göçmen kardeşlerimiz için uygulanabilir, sürdürülebilir, ulusal ve uluslararası politikaların geliştirilmesini istiyoruz. Göçmenlere istismar değil, emeğine itibar diyoruz.

ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşıma kararını, Golan Tepelerini İsrail’e peşkeş kararnamesini reddediyor ve asla kabul etmiyoruz.

Uluslararası Filistin ve Kudüs’e Destek Sendikalar Birliği olarak bütün dünyayı bu oldubitti karara karşı mücadeleye çağırıyoruz. İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamları kınıyoruz.

Üç dinin kutsal şehri Kudüs’e yönelik tek taraflı kararları asla kabul etmiyoruz. Kudüs düşmez, mücadele bitmez diyoruz.

İsrail’in Filistin’de işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesini istiyoruz. 30 Mart 2018 tarihinde Filistinli kardeşlerimiz tarafından başlatılan Büyük Geri Dönüş Yürüyüşünü destekliyoruz.

Bölgede barış ve huzurun yeniden tesis edilmesi için İsrail ve ABD yönetimini sorumlu davranmaya davet ediyoruz.

Dünyanın dört bir yanında toprakları işgal edilmiş, vatanlarından uzaklaştırılmış, yaşam hakları elinden alınmış tüm mazlumların uğradığı zulmün son bulmasını, tüm dünyada demokrasinin galip gelmesini, adalet ve barışın kazanmasını istiyoruz.

Doğu Türkistan’da, Filistin’de, Suriye’de, Myanmar’da, Dünyanın neresinde olursa olsun yapılan zulümleri, soykırımları, vahşetleri lanetliyoruz.

Yeni Zelanda’da camilere gerçekleştirilen Müslüman katliamlarını, Sri Lanka’daki saldırıları kınıyoruz.

İsrail zindanlarında mahkûm edilen Filistinlilerin ve Suriye zindanlarında esir tutulan kadın ve çocukların bir an evvel salıverilmesini istiyoruz.

Bizler her zaman “Savaşa Hayır” dedik. Ancak Teröre Karşı verilen bütün mücadeleleri destekliyoruz.

Sınırlarımızın güvenliği ve terör yuvalarının kurutulması için devletimiz tarafından yurt içi ve yurtdışında teröre karşı gerçekleştirilecek operasyonları destekliyoruz.

FETO, PKK, DAEŞ, YPG, YPJ, DHKP-C ve diğerleri hepsi terör örgütüdür. Ülkemizin ve dünyanın bunlarla etkin mücadele etmesi çağrısı için alanlardayız. Terörün bir an önce son bulmasını istiyoruz. Terörün her türlüsüne karşı olduğumuz için buradayız.

15 Temmuz Türkiye’yi işgal ve hain Darbe girişimini unutmadık. Unutturmayacağız.

Darbe girişimini yapan başta FETÖ örgütü olmak üzere bütün darbe davalarının tamamının biran evvel sonuçlandırılmasını ve suçluların cezalandırılmasını istiyoruz.

12 Eylül darbecileri gibi 28 Şubat post modern darbecilerinin de yargı önüne çıkarılıp yargılanmasını ve hüküm giymelerini önemsiyoruz. 28 Şubat davasındaki kararı eksik ve yetersiz bulduğumuzu belirtiyoruz.

Ülkemizin ve milletimizin tekrar bu karanlık müdahale dönemlerini bir daha yaşamamasını temenni ediyoruz.

Ülkemiz üzerine oynanan siyasi ve ekonomik oyunlara, kaos oluşturma çabalarına, demokrasi dışı yöntemlere ve bütün darbe girişimlerine HAYIR diyoruz.

Hayatlarının baharında vatan için şehit olan askerlerimize, polislerimize, korucularımıza ve ülkemizin değişik bölgelerinde teröristlerce yapılan saldırılar sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenab-ı Haktan rahmet, milletimize başsağlığı, gazilerimize ve yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.

Herkesin barış ve istikrar içerisinde, huzur ve güven ortamında, birlik ve dayanışma içerisinde yaşadığı bir Türkiye istiyoruz.

HAK-İŞ olarak bugün; Şanlıurfa’dan ve bütün Türkiye’den

emek, barış, özgürlük ve demokrasi için haykırıyoruz!

Yaşasın emeğin dayanışması! Yaşasın bağımsız sendikal mücadelemiz! Yaşasın Türkiye!

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Türkiye’de ve dünyada tüm emekçilere kutlu olsun” ifadelerine yer verildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner517

banner516

Sakarya Haber