Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş mesajında; "13.yüzyıl. Anadolu. Aşkın ve sevginin çığlığını anlatan bir adam. Yüzyılları aşan şiirleriyle hümanizmin temellerini atan bir kalp. 'Gel' çağrısıyla, zamanı ve insanlığı sürükleyen bir şair: Mevlana Celaleddin-i Rumi. Hz. Mevlana her ne kadar dış görünüşü itibariyle sıradan bir insan gibi de olsa kendisinden asırlar sonra bile dünya insanlarının duygu düşünce ikliminde ufuklar açılmasına vesile olan bir hazinedir. Mevlana’ya göre insan önce varlığı sever. Yaratılmış olanı seven insan zaten onu var edeni de sever. Öğrenciler, eğitimcileriyle bir araya geldiğinde âdeta evrenle buluşuyormuşçasına heyecan duyabilmelidir. Çünkü aşk, evrenle bütünleşmektir. Bir çiçekte, bir böcekte, bir insanın gözünde evreni seyredemeyen insanın eğitimci olması zordur. Mevlâna’ya göre 'İnsan bir üçgendir: Ruh, akıl ve sevgi.' Bunların sentezi insanın özüne yansıdığında insan tamam olacaktır. Eğitimci gönül ehli ve yumuşak kalpli olmalıdır. Gönül, içine Allah sevgisini alan kalp demektir. Varlığı yaratan ile irtibatını koparmış bir insan boşlukta sallanıyordur. O, kendi buhranlarını yaşarken başkalarına himmet edebilmekten uzak olacaktır. Kırılsa da kırmamayı hayat düsturu edinmek, kabalıktan uzak durup nezaket ehli olmaktır bize yakışan. Yumuşak kalplilik, fıtratlarıyla barışık olan insanların işidir. Fıtratı gelişmemiş insan, çürümüşlüğe terk edilmiştir ki ondan eğitimci olmaz. Oğluna hitap ederken şöyle der: 'Oğlum Bahaeddin, merhem ve mum gibi ol, iğne gibi acıtıcı olma.' İyileştirmeye ve aydınlatmaya vurgu yapılan bu söz, merhamet ve hoşgörü ile tamamlanmıştır. Dünyaca ünlü düşünür, çok yönlü olursak başarıya ulaşabileceğimizi de şu sözüyle ne güzel anlatır: 'Ben, bir pergel gibiyim. Bir ayağımla inançlarıma bağlıyım; öbür ayağımla da yetmiş iki milleti dolanır, sarar, sarmalarım.' Şeb-i Arus’un 746. Yılında Mevlana Celaleddin-i Rumi’yi bir kez daha hasretle anıyoruz" ifadelerini kullandı.