banner185
Öne Çıkanlar greyder dolandırıcılık ev erzurum teknoloji taşkesti sinema abhaz akyazı sinema gösterimleri
banner124

Daha uzman ve etkin su idareleri

Türkiye Belediyeler Birliği Su ve Kanalizasyon İdareleri 8. İstişare Toplantısı’nda konuşan Dr. Rüstem Keleş, “Önümüzdeki süreçte su ve kanalizasyon idarelerinin daha uzman, daha özerk, operasyonel kabiliyeti daha yüksek, yerel kaynakları daha etkin yöneten kurumlar olması gerektiği kanaatini taşıyorum” dedi.

banner153
Daha uzman ve etkin su idareleri
banner152

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) tarafından Bolu’da düzenlenen Su ve Kanalizasyon İdareleri 8. İstişare Toplantısı’na katıldı. Toplantının ilk gününde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Mustafa Öztürk başkanlığında gerçekleştirilen ‘İSKİ Kanunu, Uygulamalar, Sorunlar ve Öneriler başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer alan Keleş, ikinci günde ise ‘İçmesuyu, Kayıp-Kaçak ve Abone Yönetimi’ başlıklı oturumun başkanlığını üstlendi. Bu oturumda SASKİ Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanı Seyit Sakallıoğlu da konuşmacı olarak yer aldı. Gazelle Resort Otel’de gerçekleştirilen ve 3 gün süren toplantıda TBB Genel Sekreteri Hayrettin Güngör, su ve kanalizasyon idarelerinin genel müdürleri, yöneticileri ve çeşitli kamu kurumlarından bürokratlar yer aldı.

Küresel ölçek dikkate alınmalı

‘İSKİ Kanunu, Uygulamalar, Sorunlar ve Öneriler’ başlıklı oturumda konuşan Dr. Rüstem Keleş, “Türkiye’de su yönetimi küresel ölçekteki su yönetiminden bağımsız değil. Bu etkileşim giderek daha da artıyor. Küresel iklim değişikliği ve kuraklık tehlikesi düşünüldüğünde alınması gereken ciddi tedbirler var. Bu nedenle gerek uluslararası toplantılarda, gerek konuyla ilgili uzmanların ortaya koyduğu görüşlerde ifade edilen bazı hususlar var. İlki; su, su için ödenmelidir yaklaşımı. İkincisi su, suya en yakın organizasyon tarafından yönetilmelidir yaklaşımı. Üçüncü yaklaşım suyun artık giderek siyasileştiği ve sosyal boyutunun arttığını ifade ediyor. Dördüncü yaklaşımda ise su temel insan hakkıdır deniliyor.”

Kanunlar senkronize olmalı

“Bizim kültürümüzde ve inancımızda su bütün yaratılmışların hakkıdır. Yani operasyonel düzeyde suyu yöneten kurumlar olarak bizlerin suyu bütün yaratılmışların hakkı görerek yönetmemiz, kanunu bu şekilde değerlendirmemiz ve bu hakları teslim etmemiz gerekiyor. Kanunun bunu bize mutlaka vermesi gerekiyor. Dolayısıyla yeni hazırlanacak bir kanunda bu durumun bir kavramsal çerçeveye kesinlikle oturtulması gerekiyor. Yeni çıkacak su kanunuyla mutlaka su ve kanalizasyon idarelerine ilişkin kanun senkronize olmalı. Kesinlikle yeni kanun ile suyun mülkiyeti konusunun netleştirilmesi gerekiyor. Bir su ve kanalizasyon idaresi veya il belediyesi kendi bölgesindeki su ihtiyacını planlamalı ve bu planlamayı dikkate alarak sınırlarındaki su kaynaklarını yönetmeli.”

Rasyonel olunmalı

‘İçmesuyu, Kayıp-Kaçak ve Abone Yönetimi’ başlıklı oturumun başkanlığını üstlenen Dr. Rüstem Keleş, “Gelişmiş ülkelerde kayıp kaçak oranı olarak yüzde 8-15 gibi oranlar kabul ediliyor. Gelişmekte olan ülkelerde bu oran yüzde 45’lere ulaşıyor. Geri kalmış ülkeler yüzde 70’lere dayanıyor. TÜİK verileri ülkemizdeki kayıp kaçak oranını yüzde 36 olarak açıkladı. Su Yönetimi Genel Müdürlüğü açıklamalarına göre ise gerçekte bu oran yüzde 50-55’lerde. Bu bizim gerçeğimiz. Bu konuda rasyonel olmamız gerekiyor. Gerçekçi değerler üzerinden hareket etmemiz lazım. Şehir şebekelerindeki kayıp kaçağı konuştuğumuz kadar tarımsal sulamadaki kayıp kaçağı da konuşmalıyız. Türkiye için kabul edilebilir su kaybı miktarı yüzde 20-25 dersek şimdiki durumda senede 2 milyar metreküp suyu yani kabaca iki Melen Barajı’nı toprağın altına veriyoruz. Bu konuda teknik yönden şebeke değiştirmeye gelinceye kadar atılması gereken adımlar var. Yaşayan bir şehirde çalışmanın getirdiği zorluklardan önce idarelerin fiziki kayıp kaçakları önlemeye yönelik gereken çalışmaları yapması, idari kayıp ve kaçaklar konusunda da ciddi bir irade ortaya koyması gerekiyor. Bu nedenle idari anlamda üst yönetim kararlı davranmalı.”

Sel ve taşkın tehlikesi arttı

‘İçmesuyu, Kayıp-Kaçak ve Abone Yönetimi’ başlıklı oturuma konuşmacı olarak katılan Su ve Kanal İşletme Dairesi Başkanı Seyit Sakallıoğlu, “Dünyada sel ve taşkın gibi nedenlerle 1995 yılından 2015 yılına kadar yaklaşık 3 milyar insan etkilendi. Meteorolojiden alınan bilgilere göre ülkemizde sel afeti sayısı da artış gösteriyor. Ülkemizde alansal yağışlar anlamında çok fazla değişiklik olmasa da şiddetli ve aşırı yağışlar statüsüne ulaşan yağışların sayısı artmış. Tüm kurumlar olarak bizler bu yağışları karşılamak, bunları kentlerimizden uzaklaştırmak adına yatırımlar yapıyoruz. Birkaç yılda bir gelen bu aşırı yağışları karşılamak adına çok ciddi yatırımlarla belki de kaynaklarımızın önemli bir kısmını bu iş için harcıyoruz. Kentsel yaşamı bu anlamda bir konfora kavuşturmamız gerekiyor” diye konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner87

banner76